Çevremize baktık… Bir türlü gelmeyen bahar, boşanma haberleri,
diziler ve dizilerde birbirinin kuyusunu kazan kadınlar gördük…
Bu kadar kötü olamazdı resim. Resmin arkasında neler olduğunu
merak ettik.
Evliliklerini henüz nokt
devamı!
Hazırlayan: Ahmet Hakan
Gazeteciydi, televizyoncu oldu, ardından radyocu oldu... Sinemacı mı olacak derken bir anda şarkıcı oldu... Eleştiren tarafta dururken birdenbire eleştirilerin odağı oldu.

Gazetelerde yazılarıyla,
televizyonda yaptığı
sinema programlarıyla sık
sık karşılaşıyordum ama
albümünü müzik marketlerde
gördüğümde şaşırdım doğrusu Ömür
Gedik’in... Alanı dışına çıktığı için tüm
eleştiri okları benimkiler dahil üzerine
çevrildi. Eleştirilerin hepsine tek tek cevap
verdiğinde; ‘Neden böyle yapıyor bu kadın?
Herkes eleştirmekte özgür değil midir?’ diye
düşünmeden edemedim. Ta ki bu röportajı
yapıp, 20 yıldır müzikle iç içe olduğunu
öğrenene kadar. Ama yine de eleştiri yapma
özgürlüğü konusundaki fi krim değişmedi,
o ayrı. Röportajın ardından onu bambaşka
bir şekilde daha görelim diye 60’lı yılların
ünlü yıldızı Edie Sedgwick’ten ilham alarak
bir çekim gerçekleştirdik. Ortaya fikriyle ve
cismiyle benim kafamdakinden çok daha
farklı biri çıktı!
Çok cesur bir iş yapıyorsunuz. Hiç
alanınız olmadığı halde çıkıp, şarkı
söylüyorsunuz. Düetler yapıp, piyasaya
sürüyorsunuz. Bu takdire şayan bir şey
ve bu cesaret alkışlanabilir. Fakat bu aynı
zamanda dalga geçilmeyi, eleştirilmeyi,
kıskançlıkları, haklı, haksız eleştiriyi
beraberinde getirir. Bunlara karşı niye bu
kadar defansifsiniz?
Ben bu işi çok ‘deli cesareti’ bir iş
olarak görmüyorum. Çünkü ben 20
senedir müziğin içindeyim. Sinemayla,
edebiyatla ilgilenmeden önce bile benim
hayatımda müzik vardı. Okul yıllarından
bu yana müzik odalarından çıkmayan,
öğretmenlerin yakasına yapışan bir tiptim.
Üniversitede bir grubum vardı ve solistlik
yapıyordum. Uzun yıllar korolarda yer
aldım. Onun için deli cesareti bir iş yaptığımı düşünmüyorum. Kendime
baktığım zaman uzun süredir bu işin
içinde olduğumu görüyorum ve bu kadar
eleştirileceğimi düşünmemiştim. Zaten
müzikal anlamdan çok ‘bunu kullanıyor’
diye eleştiriler geldi. Sonra şöyle düşündüm;
keşke 20 yıldır ben müzikle haşır neşirim
ve böyle bir şey yapmak istiyorum diyerek
bu işe girseydim. O belki daha doğru bir
yöntem olabilir ve eleştirilerin önünü
kesebilirdi.
20 yıldır müziğin içinde olduğunuzu
kamuoyu bilmiyordu değil mi?
Bilmiyordu.
Profesyonel olarak yapmıyordunuz yani
bu işi.
Profesyonel olarak yapıp, para kazandığım
bir iş değil ama yaşamımın büyük bir
kısmını kaplayan bir hobi.
Bu yönünüzü kimseye anlatmadınız mı?
Sadece çok yakın çevrem bilir.
Bu yüzden mi müzikal açıdan eleştirilmeyi
içinize sindiremediniz?
Tabii ki müziğimi, tarzımı, şarkı söyleme
şeklimi beğenmemiş olabilirler. Bununla
ilgili bir sorunum yok. Fakat bazı eleştiriler
proje kötüymüş gibi yapıldı. Ben bunu
sindiremedim. DMC gibi çok önemli bir
kurum var arkasında. Sezen Aksu, Saki
Çimen, Teoman, Burak Kut gibi isimler var
içinde. Ozan Çolakoğlu, Sadun Ersönmez
aranjeleri yaptı. İyi stüdyolarda çalışıldı.
Bu özensiz ve kötü bir proje değil. Müzik
piyasasında ne kadar iyi isim varsa bunlarla
çalışıldı. Onun için kimse buna özensiz bir
proje diyemez.
Der ama adam der…
Özensiz değil ama.
Adamın ağzı torba değil ki büzesin…
Herkes istediğini söyler. Niye bunu
olgunlukla karşılamıyorsunuz?
Söylüyor tabii; zaten eleştiren herkese
tırnaklarımı da göstermiyorum.
Biraz öyle gibi bir imaj verdiniz ama…
Öyle mi oldu?
Evet, eleştirileri kabul etmiyormuşsunuz
gibi bir imaj çizdiniz.
Yok, hiç alakası yok. Ben kendim
kendimi eleştiriyorum ama aynı zamanda
arkasında da duruyorum. Sadece projeyi
araştırmadan, içindeki isimleri göz
önüne almadan eleştirenlere bozuldum,
kırıldım. Ama bu iş özensiz bir iş değil.
Hayvan hakları için yapılmasını bir kenara
bıraktığımda albüm olarak da ben arkasında
duruyorum.
Bir de şu mesele var; mesela Sezen Aksu
bir şarkının sözlerini yazmış. Twitter’dan da diğer mecralardan da takip ettiğim
kadarıyla millet sözlerini pek beğenmemiş
şarkının.
Ama sadece ‘hop dedik, orda kal portakal’
sözlerine takılıyorlar. Bu şarkı şöyle başlıyor;
‘Güçlü olan güçsüz olanı hissediverir
anında, ister memleket meselesi, ister aşk
manevralarında!’ Aslında bütün dünyanın
olayını, insanlığı, politikayı, ikili ilişkileri
o kadar güzel anlatıyor ki... Orada insanlar
tekerlemeye takılıp, şarkının bütün
derinliğini bir kenara bırakıyor. Ben o
sözleri insanların hayvanlara yaptıkları
zulme bağladım, başka biri ikili ilişkilere
bağlayabilir… Şarkı küçümsenecek bir şarkı
değil, bunu kesinlikle reddediyorum.
Sezen Aksu’nun bir şarkının sözlerini
yazmış olması o şarkıyı başlı başına
mükemmel kılmaz değil mi?
Kılmaz ama bu şarkı bence mükemmel bir
şarkı.
Ama sanki öyle düşünüyormuşsunuz gibi
yansıdı bu medyaya “Bu şarkıyı Sezen
Aksu yazdı, kesin sesinizi!” der gibi bir
haliniz vardı.
O galiba Twitter’daki 140 harfi doğru
kullanamamamdan yanlış anlaşıldı.
“Bu şarkıyı Sezen Aksu yazdı ama iyi
yazdı” diyebilirdiniz mesela.
Müziği bir kenara koyuyorum. Bu, benim
açımdan, Sezen Aksu’nun yazdığı en
anlamlı ve derin şarkı sözlerinden biri.
Bütün bu isimleri nasıl bir araya getirip,
ikna ettiniz? Siz mi yaptınız bu işi? DMC
mi yaptı? Yoksa Samsun Demir’in marifeti
mi?
Samsun Demir, Özlem Bora ve ben.
Üçümüzün ortak çalışması oldu.
|
,
|
|
Misafir
|
|
27 Aralık 2011 Salı
|
Oldu mu acaba?
Haydi sen de sokağa çık!

Fit bir vücut, delici bakışlar, ipek gibi saçlar; evet...

Annelik her kadının hayallerini süsler.

“Bir anda ondan soğudum çünkü…”

Bazen kızdırıp, bazen güldürüyorlar… Kimsenin aklına gelmeyecek kötülükler peşinde koşuyorlar ama yine de onları seviyoruz. Kimden mi bahsediyoruz? Tabii ki dizilerin ‘kötü’ karakterlerinden.
Sahip olduğunuz öz-değer seviyesini keşfedin.

Ne kadar güçlü, ne kadar pozitif, ne kadar güzel bir k...

Kapılarını yeni açan birbirinden keyifli dört mağaza h...

Ne kadar güçlü, ne kadar pozitif, ne kadar güzel bir k...

|
İşte, Londra ve 2012 güzellik trendleri hakkında çok şey...
Bu ayın sonunda bayram var. Planlamayı önceden yapmak şart!
Üstelik 15 Ağustos’tan itibaren Gökçeada’ya uçak seferleri de ba...
Akdeniz ruhlu Barselona bu yaz sizleri bekliyor.
Öğrenci olarak yaşadığım Milano’ya bu kez bambaşka bir heyecanla...
Okula başlamak kimi çocuk için eğlenceliyken kimi çocuk için end...
Yaratıcılığın kazanılması açısından en önemli yıllar.
Dersler kadar oyuna da önem veren bir anaokulu seçmeniz yetmez.
Peki siz hangisini seçeceksiniz? Biz sizin için en iyilerini ara...
Anne-baba adaylarına sevindirici bir haber geldi.
X Restaurant’ın manzarasına, püfür püfür esen terasının keyfine ...
Doğunun oryantal duruşunu severiz biz... Batınınsa modern havası...
Yazın tadını nefis kokteyller ve küçük atıştırmalıklarla çıkarma...
Yemeklere lezzet katan bitkiler hem görsel şölen sunuyor hem de ...
Minik atıştırmalıklar, baldan tatlı içecekler, çiçekler, kelebek...
''substance” ın var oluş hikayesini kendisinden dinledik.
Giydiğiniz her şeye hava katacaktır deri ceket!
Yeni bir yıl, fazla kilolardan kurtulmak için iyi bir motivasyon nedeni!..
Peki siz hangisini seçeceksiniz? Biz sizin için en iyilerini araştırdık...
Bu ayın sonunda bayram var. Planlamayı önceden yapmak şart!
“Bir anda ondan soğudum çünkü…”
Özgür ve bir o kadar yaratıcı…
Hayatınızın en iyi seksini nasıl yaparsınız?
50 erkeğe sorduk, kimdir sizce bu Türk kızı?
Bundan böyle, ‘kombin yapamadım, tarzımı oluşturamadım’ demek yok!
Reina, sezona ‘merhaba’ dedi.
Herkes sevgisiyle birlikte tatil için bavullarını hazırlıyor…
Evlenecek çiftlerin düğün geceleri için de ilk tercih edilen adresl...
|