Normal şartlar altında olsa belki yayınlanma imkanı bile bulamayacak olan bu iki kitap, şu sıralar çok popüler. Eh, yazarları Müslüman dünyasından gelince üstelik de son derece kapalı toplumlarda yaşayan bu kadınların cinsel yaşamlarını mercek altına alınca, ilgi kaçınılmaz. Her iki kitabın karakterleri ne örtünme politikalarıyla ne de cinsel politikalarla meşgul. Tek ilgilendikleri şey: Seks. The Almond, geçtiğimiz yıl Fransada 50 bin satmış. Bu yıl başta İngilizce olmak üzere 8 dile daha çevriliyor. Müstehcenliği nedeniyle Marguerite Duras nın Sevgilisiyle kıyaslanan kitap, elbette bir aşk hikayesi etrafında dönüyor. Bir Fas kasabasında büyüyen Badranın, yavaş yavaş cinselliği keşfedişiyle başlıyor. Yaşadığı topluma göre cinsellik yalnızca kadınla erkeğin arasında yaşanabileceğinden yanına yaklaşmaları yasak olan erkeklerle değil, okul yatakhanesinde kızlarla başlıyor bu keşif. Ardından sokaklardaki sapıklarla yaşanan karşılaşmalardan zevk almaya kadar gidiyor. Gerçek aşk hayalleriyle yanıp tutuşan Badra, kendisinden çok yaşlı bir adamla zorla evlendirilince, 5 yıl boyunca kendisini zorla hamile bırakmaya çalışan adama nefretle katlanmak zorunda kalıyor. Dayanamayıp sığındığı liberal teyzesinin kasabasında Driss adlı Avrupada eğitim görmüş bir doktorla karşılaşan Badra gerçek aşkı ve seksi sonunda öğreniyor. DETAYLAR ELELENİN AĞUSTOS SAYISINDA... BAYİNİZDEN ARAYINIZ... |








