43. Altın Kelebek Ödülleri töreni

Normalde bu gibi geceleri kaçırmam mutlaka giderim ama bu yıl bana bir şey oldu nazara geldim.. :) Detaya girmeyeceğim çıkamayız.

Velhasıl gidemedim canlı izleyemedim ama az önce izledim 43. Altın Kelebek Ödülleri törenini, malum biz Oscar'ımız.

Tek tek inceledim ne giymişler, ne takmışlar, nasıl yürümüşler, nasıl poz vermişler... "Nasıl poz vermişler mi? Sana ne ayol!" diyenlerinizi duyar gibiyim. İşte o iş öyle değil, dünyanın en ünlü modacılarından en güzel kıyafetini giy, dünyanın en güzel kadını ol o kıyafeti taşıyamıyorsanız bitmiştir o iş.

Zor beğenen biri olarak "Wooow!" dediğim sadece birkaç kişi oldu. Onları sizinle paylaşacağım ama o kısıma gelmeden dikkatimi çeken birkaç şeyi de sizinle paylaşmak istiyorum.


Meryem Uzerli'nin konuşmasıyla başlayalım. Ben insanların kendi ile barışık olmasına, başına ne gelirse gelsin "Sağlık Olsun da" demesine bayılıyorum. Kadınların her fırsatı değerlendirip acımasız zamansız olmalarından da kadın olarak korkuyorum ne yalan söyleyeyim.


Orhan Gencebay'ın beyefendiliği, Müjdat Gezen'in o vakur duruşu ve ince mizahı, Türkan Şoray'ın asilliği, Cüneyt Arkın'ın babacanlığı gönlümüze neden taht kurduklarının ve duayen olduklarını bir kez daha bizlere hatırlattı. Ömrünüz uzun olsun...

Barış Arduç'un yakışıklığını gölgede bırakan efendiliğine ne diyeceksiniz? Tabiri caizse efendilikten yıkılması!  Cüneyt Arkın'ın elini öpmesi ve onun "El öpenlerin çok olsun oğlum" demesi gözlerimin dolmasına neden oldu. O kocaman güzel yüreğinize sağlık, ne muhteşem insanlarsınız. Aldığınız ödüller, alkışlar, takdirler helal olsun.


Gelelim favorlerime;
Elçin Sangu; Ömer'in Defne'si en favori isimdi o gece benim için. Zeynep Tosun imzalı harika kıyafeti ile peri gibi olmuştu. Saçı, makyajı, ayakkabısı... Her şeyi tek kelime ile kusursuzdu. O kadar volanlı elbiseyi ancak Elçin Sangu kadar zayıf ince ve narin olanlarımız giyebilir. Son dönemdeki gece kıyafeti altına tek favorim olan tek bant stilettoları oldukça şık ve zarif. 10 üzerinden yıldızlı 10.



Tuvaletlerinizin, gece çıkarken kısa elbiselerinizin, pantolonlarınızın altına bile giyebileceğiniz tek bant stilettoların siyahı her daim dolabınızda olması gereken parçalardan. Ayakları taraklı olanlar kesinlikle bu kadar dekolte ayakkabı tercih etmemelidir.


Bir diğer favori ismim ise Barrus elbiesi ile Burcu Biricik oldu. 70'li yılların dönem kadınlarının davetlerde sıkça tercih ettikleri pırıltılı dantel ve saçak detaylı elbisesi ile gecenin en şıklarından biriydi bence. Saçı, makyajı ile aslında bir kostüm partisindeymiş de o dönemde yaşıyormuş gibi özenle ve abartısız hazırlanmış. Açık konuşmak gerekirse o kadar beyaz tenli birine bu renk elbisenin soluk duracağını düşünürdüm ama aksine ışıl ışıl olmuş.

Bir kadın ne giyerse yakışır mı? İşte o Tülin Şahin. O da ışıltılı Barrus elbiselerinden tercih eden kişilerden olarak gecenin parıldayanlarından biriydi. Bir tek saçları açık olmalıydı diye düşünüyorum. Elbiseyi kapatmasın diye topuz yapılmış ama Tülin Şahin demek dalgalı pırıl pırıl muhteşem uçuşan saçlar demek benim için. Bence kızlar ne giyerseniz giyin saçlarınız doğal ve açık olmalı düz fön çektirseniz bile yeterli oluyor artık elti, görümce topuzları yok. Vallahi de billahi de olmuyor 10 kişiden 1 kişiye topuz yakışıyor o da ensede yada tepenizdeki balerin topuzları.

Son favorim ise Ahu Yağtu. Cansu Dere, Ahu Yağtu, Ayşe Hatun Önal, Güzide Duran bir dönemin en karizmatik mankenleridir benim için. Soğuk ve donuk görünüp karizmalarını konuşturan podyumda yürürken zangır zangır yeri titreten kadınlardır. Kötü bir şey değil yani bu da bir tarz. Gelelim Ahu Yağtu'ya, balıkçı yaka dümdüz bileklere kadar inen derin bacak yırtmaçlı yer yer taş işlemeli olan beyaz elbisesi şahaneydi. Museum of  Fine Clothing imzası taşıyan elbise şık ve iddialı olmasının yanında oldukça da sade bir tasarım. Arkaya taradığı saçları ve sade makyajı ile çok güzel görünüyordu. Tek sevmediğim şey çanta ve ayakkabısıydı. O elbiseye siyah olur mu? Lame bir clutch ve lame tek bant bir stiletto ile tozu dumana katabilirdi ama o kadar iyi taşımış ki elbiseyi o kaba ayakkabı bile çok göze batmıyor.


Çok enteresan bir şey var ilk kez siyah bir elbise favorilerim arasına girmedi. Ben her düğüne, her davete siyah elbise giyip gitmek isteyen biri olarak yeri bende hep ayrıdır. Neden bu sefer çok tercih edilmemiş anlamadım. Şimdi tabi bu kadar güzel kadından bahsettim araya kendimi de sıkıştırmadan yapamayacağım arada kaynarım işte idare edin. :) En son bir düğünde giydiğim siyah tuvalet son dönemlerde en beğendiğim elbise olabilir. Tarık Ediz imzası taşıyan elbiseyi New York'taki  2017 sezon çekimlerinde Sara Sampaio giymişti. Bendeki öz güvene bakın gittim o elbiseyi giydim. Benim bu öz güvenim hiç iyi değil söyleyeyim size:)))