Detoks bağımlısı oldum!

Bu döneme ne deniyor? Bir düşünelim... Tabii ki, kış uykusundan uyanıp, etrafa şöyle bir bakınmak, sonra tekrar yorganın altına girip, kilolarla birlikte yaşamaya devam etmeyi hayal etmek deniyor. Fakat hayaller “kış uykusu”, gerçekler “yaz mevsimi” olunca hiç de tatlı olmuyor.

Önce alışverişe çıkıyorsun, daracık şeylere bakıp iç geçiriyor, sonra bikini ve mayoları denemeye kalkıyor, bacağından yukarı çekemiyor, sonra da yandaki kabine bakıp o incecik kızı öldürme planları yapıyorsun. Çünkü evet, maalesef havalar güzel de olsa, kilolar için çok da güzel olmayan YAZ GELDİ ya da GELİYOOOR!

Ne yapmak mı lazım? Sizi bilmem ama ben kendimi deli gibi o detoks programından bu detoksa atıyorum. İnanmazsanız gelip bakın edasıyla haftanın en az beş günü spor salonunda vakit geçiriyorum. Bu arada eskisi gibi spor salonunun kafesinde de takılmıyorum. Buna ister yaşlanma paniği deyin isterseniz obezlik korkusu ama hayatımda ilk defa spor yaparken salgılandığı iddia edilen o hormon var ya, serotonin denilen mutluluk hormonu onunla tanıştım.

Ne yapıyorum?
Öncelikle yazdığı kitaplar yanında zayıflattığı isimlerden tanıdığım bir isimle yola çıkmaya karar verdim. Kim mi? Umay Villa. “Turbo Detoks” ve  “5 Günlük Detoksla Yağlara Veda” isimli kitapları dikkatimi çekti. Biraz araştırma yaptıktan sonra kendisiyle kilo verdiğini söyleyen arkadaşlarımdan da etkilenerek karar verdim. “Karar verdim” yazmak kolay ama benim gibi her pazartesi diyete başlayıp, salı günü ya haftaya yaparım diyen biriyseniz gerçekten zor bir durumda. Ama azimliydim ve karar vermek başarmanın yarısıdır diyerek Umay Villa’dan iki hafta 5’e günlük detoks programına katıldım. Öncelikle şunu anladım ki benim çarem yemeğin önüme hazır gelmesiymiş. Hazır paket seçtiğim için 3 ana 3 ara öğün olmak üzere her sabah saat 7.00’de diyetim kapıma geldi. Fakat iş bu yemeklerle bitmiyor. Bir kere her gün, sabah akşam en az 45 dakika yürüyüş yapmak, bazı günler pilates yapmak gerekiyor. Hepsine uydum. Ayrıca adını daha önce hiç duymadığım “Açlık otu çayı, beyaz çay” gibi birçok çay çeşidini de öğrenmiş oldum. Gün içerisinde bunlardan içmeniz şart. Beni en çok zorlayan ise normal çay kesinlikle yasak. Benim gibi günde 2 demlik çay içen biri için zor olsa da amaca giden her yol mubahtır diyerek, içmedim. Etrafımdakileri de en çok bu şaşırttı diyebilirim.

Programdan kısaca bahsetmem gerekirse önce Menokg diye bir uygulamayı telefonunuza indiriyorsunuz. Sonra oradaki 5 günlük detoks programlarından birini seçebiliyorsunuz. Bu arada 12 günlük ve 20 günlük programlar da var. Ben iki hafta boyunca 5’er günlük paketleri seçtim. Yemeğinizi hazır isteyebileceğiniz gibi kendiniz de yapabiliyorsunuz. Her grubun bir yöneticisi var. Bu yöneticiler sizi motive etmek için elinden geleni yaparken, tüm gruptakilerle iletişim halinde olabiliyorsunuz. Her sabah kilonuzu yazabilir, fotoğrafınızı çekip gönderebilirsiniz. Bu programla ilgili ayrıntıları Elele Dergisi’nin Nisan sayısında yazacağım. Ama sadede gelecek olursam, ilk hafta yaklaşık 2 kilo 700 gram verdim. Bu benim için mucize gibi bir şeydi. Çünkü o kadar zor kilo veren biriyim ki. İşin en güzel yanı ise bu kilonun yağdan gitmiş olmasıydı. Bu arada ben yemeklerin hepsine bayıldım. En zor olanı ilk gündü. Çünkü ilk gün sıvı ağırlıklı besleniyorsunuz. Birinci günü atlattıktan ve yapmanız gereken suları içtikten sonrası gayet kolay geçiyor.

Size tavsiyem; böyle bir programa başlayacaksanız öncelikle yağ oranınızı da ölçtürmeniz. İkinci hafta ise 1 kilo 200 gram verdim. Umay Villa bunun sebebinin ödemi atmam ve artık kilodan gitmeye başlaması olduğunu söyledi.

Detoks bitti ama ben hala her gün içmem gereken suları içmeye, yürüyüşlerimi yapmaya devam ediyorum. Yaza girmeden tekrar yapmayı düşündüğüm bu programı tavsiye eder misiniz diye sorarsanız eğer kendinize güveniyorsanız ve gün boyunca en az 3.5 litre su içmeyi kabul ediyorsanız hiç durmayın!