Herkes evlenmemeli belki de!

Toplumsal öğreti böyle, yapacak bir şey yok; belirli bir yaşa gelen herkes evlenir.

Çocukluk döneminden itibaren erkeklere askere gitmek, kızlara da çocuk doğurmak dayatılıyor tabii, nasıl evlilik düşünülmesin ki? Bilinçaltımıza yerleştirilen bilgiler nedeniyle kafayı evlilikten çıkaramıyoruz belli bir yaşa gelince. Evet toplumun beklentisi bu belki ama evlilik herkesin başarıyla üstesinden gelebileceği bir adım değil ki, o ne olacak? Sevgilisiyle aynı evde 2-3 gün geçirince şişen adamlar, fırsat buldukça sevgilisini aldatmadan duramayan kadınlar evlilik yakınlaşmalarına giriyor ya aklım almıyor. Ne olacağını düşünüyorlar acaba? Gençliğinde kana kana içki içip sonra yaş kemale gelip ölüm korkusu bacayı sarınca bir anda Yeşilaycı olan babalar gibi tövbe edip yeni bir seviye mi açılacak sanki! Kendi kendilerine ‘artık evlendim, kaşım gözüm oynamamalı’ diye telkinde mi bulunacaklar? Huylu huyundan nasıl vazgeçecek? Yaz tatillerinde birbirleriyle skor farkı atma peşine düşen arkadaşlarım şimdilerde evlilikten bahsediyor. Evlenecekleri adamı çok seviyorlar, tamam. Ama en ufak bir fırsatta, yurt dışı tatilinde, iş gezisinde sevdikleri adamı aldatmadan da duramıyorlar. Evlenince bir şey değişiyor mu sizce? Bence değişmiyor, sadece evliliğe bir gerilim yükleniyor o kadar. Taraflar ‘aldatmayacağım’ diye kendini kasıp ilişkiyi kasıyor sadece. Evlilik yeni bir dönemmiş, her şeye sıfırdan başlıyorsun gibi dursa da aslında kendini taşıyorsun bu yeni döneme. Yaşadıkların kişiye bağlı olarak farklı olabiliyor da, sen aynı sensin. Sürekli yeni bedenler isteyen içini nasıl susturabileceksin matmazel?


GÜLŞEN VAR YA GÜLŞEN!

Geçtiğimiz ay kadınlar arası konuşulan dedikodular arasında bir numarada Gülşen vardı. Aslında Gülşen ve hızla verdiği kilolar konuşuldu desek yeridir. Ne yaptı bu kadın, büyücü değil ya? E bu zamana kadar takıldığı diyetisyenler sayesinde beslenmeyi öğrendi sadece. Neyin yanında neyi yese dokunmayacağını, hazmı kolaylaştıracağını öğrenince gerisi kolay. Mesela makarna normalde kilo aldırmasa bile yanına et yerseniz kaloriler katlanır. Ya da et içeren yemeğinizin ardından eğer meyve yerseniz, tatlı yemiş kadar kalori yazılıveriyor hesabınıza. Bunun gibi ufak detayları öğrenmeden, beslenme tekniğinizi geliştirmeden kilo verilmez. Çok ağır bir diyet uygular incelirsiniz belki ama uzun sürmez. İlk önce mantığı kavramak gerekiyor. Bunun için piyasadaki kitaplardan, internetteki makalelere kadar bir sürü eğitim kaynağı var. Bilimsel ağırlıklı cevapları okudunuz mu her şeyi anlıyorsunuz aslında. Kısa sürede uygulamaya geçerseniz önümüzdeki yazı havlu ile örtünerek değil, sere serpe ortalıkta gezinerek atlatabilirsiniz.

İNCİ AYAKKABILI KADIN

Bu ayakkabıyı görünce ‘Ben sade kadınım ama inci takmayı da ihmal etmem’ diyenlerin gözleri büyümüştür eminim. Boyunda durmasıyla ayakta durması bir olmayan inciyi, çok şık bir şekilde detaylandıran Alaia’yı tebrik etmek lazım. Kadınların en önemli aksesuarı olan ayakkabıyla en sevdikleri taşlardan birini birleştirmişler. Kim Kardashian’ın takıntılı bir şekilde sevdiği markalardvan olan Alaia son dönemin yükselen değerlerinden.



TASARIM DOLU SİTE

Birbiri ardına açılan internet sitelerine tabii ki bir sözümüz yok, dünyanın yeni sistemi bu düzen üzerine kuruldu. Artık her şeyi laptopumuzdan sipariş edip, alışveriş için harcanan saatlerimizi daha yararlı şeyler için kullanabiliyoruz. Mertcan Özen’in sahibi olduğu hipicon.com ise iyi tasarımlar içeren bir site olarak öne çıktı. Türkiye’den 150’den fazla tasarımcıyla çalışan site, Türkiye’de bulunmayan bazı markaların da tedarikçisi oldu. Selman Hoşgör’ün elinden çıkma postere de, Hamm’in endüstriyel tasarımlarına da buradan ulaşabiliyorsunuz. Bu ara sevgilinize hediye alacaksanız Mühle’nin tıraş setlerine bir bakın derim, birinci sınıf bir hediye.



GİYİLEBİLEN DEĞİL BİNİLEN AYAKKABI

Sezen Aksu kısa boyunu kamufle etmek üzere giydiği platform topukları yüzünden dalga geçerdi Sertab Erener’le; Sertab ayakkabı giymiyor onlara biniyor, diye.  dönem sadece boy uzatmak için kullanılan ayakkabılar bir süredir erkek dünyasında moda. Ne yapsın, herkes Tom Cruise gibi zengin değil ki ayakkabı içine kalın taban yaptırarak boyunu uzatsın! Erkeklerin yardım çağrısını duyan moda insanları tasarımlarına yüksek platformlu ayakkabıları katmıştı. 2017 yazının kadın modasına bakıyoruz ki ortalık ‘üzerine binilen’ ayakkabılardan geçilmeyecek. Salvatore Ferragamo defilesinde görüp etkilendiğim bu ayakkabı da türünün en iyi örneklerinde biri. Tabii Gucci’nin taşlı platformlarını da seçebilirsiniz. Tamamen tarz meselesi.

TAKİP EDİLEMEYEN MODA

Alicia Keys, “Makyajın beni köleleştirmesine izin veremeyeceğim doğrusu” dedi ve yüzündeki makyajı sildi. Sonrasında katıldığı televizyon programlarında, kliplerinde, dergi çekimlerinde makyajsız gördük hanımefendiyi. Gayet de güzel görüp, ne güzel kadınmış, makyaja ihtiyacı yokmuş geyikleri döndürdük aramızda. Alicia Keys’in ardından gaza gelen Gwyneth Paltrow, Gwen Stefani, Drew Barrymore da makyajsız fotoğraflarını paylaştılar. Ama ne olduysa birkaç fotoğrafla sınırladılar kendilerini. Dünya üzerinde ilk kez bir trend hareketi kadınlar tarafından desteklenmemiş olabilir. En kötü trendin bile alıcısı çıkıyordu çünkü,


OKYANUSUN GÜCÜ
Biz erkekler kadınlar kadar marka bağımlığı yaşamıyoruz. Hayatı boyunca aynı parfümü kullanan, makyaj markasını hiç değiştirmeyen kadınlar tanıdım. Bu durum bana şaka gibi gelse de kadınlar arasında normalmiş meğer. Erkekler ise bu konuda daha yenilikçi. Mesela parfüm konusunda birkaç klasik marka dışında hiçbir zaman aynı parfüme geri dönmem. Fakat sevdiğim parfümlerin yeni modeli çıkınca denemeden duramıyorum. Ünlü parfümor Jaques Cavallier tarafından üretilip 2005 yılında piyasaya sürülen parfüm büyük sükse yapmış, 2005 yazını kendisiyle geçirmemize sebep olmuştu. 2017’ye geldiğimizde karşımıza çıkan Aqva Atlantiqve ise gücünü dünyanın en güçlü okyanusu Atlantik’ten alıyor. Doğaya bağımlı, deneyimli ve maskulen bir parfüm olan yeni Aqva, ikili ilişkilerde muhabbetin derinine inmeyi başaracak gibi. Her zaman hastası olduğum turunçgiller ve su meyvelerinin birleşiminden oluşan parfüm, kalıcı bir tazelik içeriyor. Güçlendirilmiş amber, sandal ağacı
ve kuru odun notları, alışık olduğumuz Aqva’ya
çok şey katmış.


MERHABA FINN

Netflix her hafta süper diziler koyup bizi ekrana bağlıyor bağlamasına da, izleyecek çok fazla seçenek olması da kafa karıştırıyor. Mesela yeni dizi Iron Fist’i izlememek mümkün mü? Marvel karakterlerine zaten hastayım bir de başrole Finn Jones’u koyunca tam olmuş. 27 yaşındaki İngiliz aktör hayatımıza Sir Loras Tyrell olarak Game of Thrones ile girdi. 2010 yılında Hollyoaks’ta da oynamış ama İngiliz dizisi bizde pek popüler olmadığı için oradan hatırlayamayabiliriz. Neyse ki Iron Fist’te kendisini görene kadar fazla bir kaybımız olmadı. Süper kahramanlar kadınların çok ilgisini çekmiyor biliyorum ama bu sefer ayrı bir durum var.