'O benim' öpücüğü

'O benimdir o benim'

Oben Budak

Oben Budak


'O benim' öpücüğü

Bir davette karşılaştığım eski sevgilimle konuşup bir nevi hasret giderirken yanımıza onun yeni sevgilisi geldi. İlk önce sadece tanıştırıldık ama herhangi bir konuşma başlatmadık. Görüşmeyeli hayatında neler olduğunu merak ettiğim eski sevgilimle konuşmaya devam ettim. Yeni sevgili etrafımızda köpek balığı gibi dolanmaya başladı durdu. Sağdan yaklaştı olmadı, soldan laf attı olmadı, eski sevgilimle aramdaki konuşma bir türlü bitmedi. Konuştuğumuz konu da öyle eski günleri yad etme falan değil, sadece eski dostları sorup, ayrı geçirilen zamanı güncelleme. Ayrılınca ille kanlı bıçaklı olmaya gerek yok, bazı ilişkiler gayet makul sebeplerden bitiyor ve sevgi de böyle baki kalıyor. Biz eski arkadaşlıkları anarken yan taraftan ilk uyarı geldi; “Aşkım hadi gidelim.” Yanıt olarak gelen “Bir saniye tatlım” yetmedi tabii ve iki dakika geçmemişti bu sefer “Ben acıktım ama” mızmızlanması duyuldu. Eski sevgilim yeni sevgilisine doğru “Geliyorum hemen gideriz” diye buyurduktan sonra biz konuşmaya devam ederken bu sefer gelip eski sevgilimin dudaklarına bir öpücük konduruverdi. Ben içimden yok artık deyip gülmeye hazırlanıyorken kendimi tuttum ve ağzımdan sadece “Çok acıkmış galiba, hadi siz gidin” cümlesi dökülüverdi. O an tek isteğim bir an önce yanımdan ayrılmaları ve benim de olayın komikliğini WhatsApp grubumdaki arkadaşlarımla paylaşmaktı açıkçası. Çocuğun yaptıklarını yazıp bir sürü ağlamaktan gözleri yaşaran emoji ikonu koyduktan sonra arkadaşlarımın ona laf sokmalarını dinleyip ihya olmak gibi bir amacım vardı. Konuyu WhatsApp grubuna yazar yazmaz herkesin benzer olaylar yaşadığını, yeni sevgili kıskançlığının bana özel olmadığını anladım. Eski sevgilime itfaiye direği muamelesi yapıp bölgesini belirleyen bir köpek gibi gelip bacağını kaldırıp işedi sanki. Anlayamadığım şey, arada bir kimya var ise kimsenin ruhu duymadan neler neler çözülür! Böyle bir öpücükle ‘o benimdir o benim’ hissiyatını baskılamak saçma değil mi?

DUYGUSAL BİYONİK ARZU KAPROL

Arzu Kaprol tasarım dünyasındaki rakipsizliğini Paris Moda Haftası döneminde ortaya koyuyordu zaten ama Türkiye’deki durumu bu kadar ileri götürebileceği kimsenin aklına gelmezdi herhalde. Vodafone Dijital Dönüşüm zirvesi’nin açılışı bu sene sanat yönetmenliğini ve müziklerini Mercan Dede’nin yaptığı görkemli bir dijital defileyle yapıldı. 4 bini aşkın davetlinin ve yaklaşık 50 bin online izleyicinin takip ettiği zirvede dijitalleşmenin hayatın her alanındaki dönüştürücü gücü anlatılırken, bunun moda ve sanat ayağının bir defile ile verilmesi çok etkileyiciydi. Geçen sene tanıtımı yapılan dört mevsim giyilebilen akıllı ceket prototipi bu sene yerini 3D printer ile hayata geçirilen kıyafetlere bıraktı.

'O benim' öpücüğü - Resim : 1

Kadının fendi!

Nurgül Yeşilçay ve Erkan Petekkaya arasındaki gerilim geçtiğimiz aya damgasını vuran olaylardan biriydi. Erkan Petekkaya yenilen pehlivan güreşe doymazmış hesabı açıklamasını ‘Emin olun gerçeği göreceksiniz’ diye bitirmeseydi acaba mı diye bir durup düşünebilirdik… Ama ilk açıklamasında olduğu gibi yine üstü kapalı konuşunca hiçbir işe yaramadı. Kendisi hakkında yorum almamız gereken kişileri de unutmayıp açıklamasına konu eden Petekkaya, onlara sormamız gereken soruları da verseydi bari. Bu şekilde sert kayaya çarpan adamların afallamalarına bayılıyorum. Çocukluktan itibaren erkekliklerinin arkasına sığınarak her bir şeyi yapmayı kendilerine hak görerek kadınları ezmeye devam ediyorlar. Bir gün bu kafadaki erkeklerden kurtulabilecek miyiz acaba? Böyle güçlü kadınlar oldukça bir umut var!

'O benim' öpücüğü - Resim : 2

Tanrıların kokusu mu?

‘Yaşayan tanrıların kokusu’ diye tanıtımı yapılan Kouros’un 1981’li bir yakışıklı olduğunu söylemek lazım. Yves Saint Laurent’in yakışıklı ve yiğit Kouros erkeği şimdilerde gümüş bir etki altında. Kouros Silver’ı ilk sıktığınızda yeşil elma notalarıyla karşı karşıya geliyorsunuz ki kırmızı elma nasıl Havva’yı çağrıştırıyorsa yeşil elma da gayet erkeksi olmuş. Michel Girard ve Olivier Pescheux tarafından yaratılan Silver elmanın ardından sizi adaçayı ile baş başa bırakıyor. Burnunuza tatlı gelen yeşil elma bir süre sonra yerini odunsu ve aromatik kokulara bırakıyor. Forumlarda 10 saate kadar dayandığı söylenen parfüm hakikaten ilk altı saat hiç azalmadan size anlam katıyor. Sevgilisini yüceltmek isteyenler için ideal bir parfüm.

'O benim' öpücüğü - Resim : 3

En moda pazar çantası

Daha önce Helmut Lang ve Louis Vuitton’un yaptığı pazar çantalarına alışmıştık da Balenciaga’nın yaptığına iyice şaşırdık. Uzakdoğu sürekli taklit mallar üreten bir cennet gibi görüldüğü için Balenciaga intikam almak istemiş olmalı. Çünkü tüm Tayland’ın kullandığı çizgili pazar çantaları bu sefer Balenciaga etiketiyle görücüye çıkacak. Firma benzerliği kabul etmeyip, çantaları alakasız bulsa da, Tayland halkı pazara giderken trendi takip ediyor olmaktan çok mutlu.

'O benim' öpücüğü - Resim : 4

Altın  erkek!

Kerem Tezgel İstanbul’un en cool adamlarından. Podyumlarda ne kadar çekiciyse, gerçek hayatta da bu büyüsünü koruyan nadir insanlardan. Cool tavrını bir adım öteye götüren bir hareketle artık Tyran adında lüks mücevher markasına da el attı. Tamamen el işçiliği olan yüzüklerini ilk olarak Kerem’in parmağında görüp atlamıştım. Kurucusu olduğu Tyran Design adı altında kişiye özel takı tasarımı da yapan Tezgel, Tyran’ın, erkeğin yeni kuşağına aktaracağı bir aile yüzüğü olmasını arzuluyor. Tasarımları arasında kadınları ilgilendiren şeyler de var tabii ki…

'O benim' öpücüğü - Resim : 5

Erkeklere cilt bakımı 

Yeni yıla yeni bir ürün ile giren Estee Lauder, Advance Night Repair PowerFoil adında bir maske çıkardı. Gece yatmadan yüzünüze uygulayabileceğiniz bu maske kullanım bakımından diğerlerinden biraz daha kolay. Bir kere yüzün her tarafına eşit olarak dağıtmak zorunda kaldığınız bir krem yok, bildiğiniz maske var. Paketinden çıkarır çıkarmaz kullanıma hazır olan bu maske için erkek arkadaşınız da gönüllü olacak bence. İçeriğindeki hyaluronik asit sayesinde güzelce nemlenen cilt, yorgunluk belirtilerini de normal olarak azaltıyor. 10 dakika yüzünüzde tutmakla ne kadar yararlı bir iş yaptığınızı ancak kullanarak anlayabilirsiniz. Hem ikiniz bir arada yaparsanız farklı bir romantizm de yaşanabilir pekala.