Motivasyon yerine asabiyet
Her zehirli patron Deryanınki kadar kaba değil. 28 yaşındaki grafik tasarımcı Oya B.nin eskiden çalıştığı reklam ajansındaki patronu daha ince komplike bir taktik kullanmış. Oyaya altından kalması imkansız projeler verip, işi yetiştiremediğinde ya da hata yaptığında başarısız olduğunu ve bu başarısızlığın şirkete ne kadara malolduğunu herkesin önünde açıklayarak Oyayı küçük düşürmüş. Bir keresinde yine bir günde yetiştirmem gereken bir iş geldi. Üzerinde konuşmaya vaktimiz yoktu, ama işle ilgili verilerin birkaç saat içinde elimde olacağını söyledi. Birkaç saat sonra yanıma gelip bana zaten yeterince bilgi verdiğini, tembellik yapmak için bahane aradığımı, zaten her işi geciktirdiğimi söyleyerek bağırmaya başladı. Arkadaşlarımın yanında yalan söyleyerek beni zor duruma düşürmüştü.Patronunun Oyayı istifaya zorluyormuş gibi görünse de Oya ne zaman işten ayrılma kararı verse, patronu ona ihtiyacı olduğunu söyleyerek, hatta neredeyse yalvararak kalmaya ikna etmiş. Her seferinde ikna oluyordum, ama birkaç gün içinde eski tavırlarına geri dönüyordu diye anlatıyor. Peki ama Oya ya da Deryanın psikolojilerini ve huzurlarını bozan patronlar birer canavar hatta deli mi
Neden onlara bilinçli olarak böyle davransınlar?
İşte bu noktada uzmanlar olayın bu tip patron-yöneticinin, kendi stresini kontrol edememesinden kaynaklandığını açıklıyor. Patronlar hedeflerine ulaşamadıkları zaman suç atacak günah keçileri arıyorlar. Yaşanan krizlerle birlikte şirketlerin üzerindeki baskı arttıkça, çalışanların da giderek daha yüksek performans göstermesi bekleniyor. Durum böyle olunca, huzurlu bir ortamda çalışanların sayısı giderek azalıyor. İki tür toksik patron olduğunu belirten uzmanlar, ilk türle başetmenin nispeten kolay olduğunu söylüyorlar. Çünkü onlar etrafa zehir saçtıklarının farkında değiller; sadece destekleyici ve olumlu davranmayı bilmiyorlar. Kendileri çok hırslı oldukları için başka insanların yetersizlikler karşısında ters ve şiddetli tepkiler veriyorlar. Çalışanlara işlerini öğrenme şansı tanımayacak kadar sabırsızlar. Bu nedenle istemeden de olsa işyerinde acımasız ve gergin bir ortam yaratıyorlar. Durumu farkettiklerinde ise, daha yumuşak ve destekleyici olmak için çaba sarfedebiliyorlar. İkinci tür toksik patronlarsa ne yazık ki ne yaptıklarını ve davranışlarının etkilerinin çok iyi farkında, ama umursamıyorlar. Kendi hatalarını kapatmayı ve istedikleri insanları etkilemeyi çok iyi biliyorlar. İnsanlara güvenmediklerinden, onlara hareket edebilecekler alan bırakmamaya çalışıyorlar. Bu tür davranışlar birçok firmada yöneticiliğin önemli özelliklerinden biri sayıldığından, bu patronlar kendileri gibi olumsuz ve zorba yöneticileri örnek alıyor ve onların izinden gidiyorlar. Oysa liderlik ve zorbalık arasında ince bir çizgi var.
Haklarınız olduğunu unutmayın!
Avukat Argun Bozkurt, işverenlerin gücü kötüye kullanmasının beyaz yakalılar arasında eskiden beri çok yaygın olduğunu, ama artık sorunun ofislere de sıçradığını söylüyor. İşyerinde kötü davranışlarla karşılaşan çoğu insan, hem dava masraflarından, hem de sektöründe kötü bir isim yapmaktan kaçınarak hukuki haklarını arama yoluna gitmese de, patronuna tazminat davası açanların sayısında artış var. İnsanlar genellikle haklarına sahip çıkmasalar da, bu konuda hak aramak artık zor değil. İş mahkemeleri ve iş hukuku avukatları artık bu konuda çok başarılılar. Çünkü adliye çevreleri de işverenlerin tutumlarının farkında. Yasalarımız da çalışanlara gerekli hakları tanıyor, diyen Bozkurt, İş Kanunu'nun 24.ncü maddesine göre işverenin çalışana kötü davranışlarının, sataşmasının, hakaret etmesinin ve yanıltmasının çalışana tazminat ödemesini gerektirdiğini söylüyor. Ayrıca Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre de ruh sağlığı bozulan çalışana işveren tazminat ödemek zorunda. Patronunun kötü davranışlarına katlanamayan ve sonunda gerçekten istifa etmek zorunda kalan Oya da hakkını aramayı düşünen, ama sonra eski patronuyla davalı olduğu için yeni iş bulamamaktan korkarak vazgeçenlerden. En azından, 6 aydır çalıştığı yeni iş yerinde mutlu olduğunu söylüyor. Bundan sonra işi kabul etmeden önce patron hakkında araştırma yapacağım. Bütün yaşadıklarımdan bir ders çıkartabildim yani. Kendi değerimi anladım diye bitiriyor sözlerini.SİZ DE KENDİ HİKAYENİZİ ELELE DERGİNE YAZIN YOLLAYIN. ELELE DERGİSİ HURİYET MEDYA TOWERS GÜNEŞLİ- İSTANBUL |








