Neden tasarımlarınızda özellikle Türk motiflerini kullanmayı tercih ediyorsunuz?
Evet, uzun yıllardır yaptığım yurtdışındaki lansmanlarda hep bize aitlik duygusuyla çıkmaya çalıştım. Kimi zaman yüzde 100 yerel bir dille olmasıyla, kimi zaman konseptin evrensel olduğu ama muhakkak bize ait izler ve ifadelerle, ya da kareografisiyle...
Bazı orijinal parçaları yeni silüetlerle birleştirme gibi bir tarzım var benim. Bazen çeşitli motifleri, bize aitlik duygusu taşıyan doneleri birebir kullanıyorum. Çok yerel oluyor ama silüet çok yeni oluyor, böyle bir miks hali var. Dünyanın buna ilgisi çok yoğun, bu tarz yeniliklerden çok zevk alıyorlar.
''Ulusal Eğitime Destek Kampanyası'' dahilinde ''Beşi Bir Yerde'' isimli koleksiyonunuzu bir defileyle tanıttınız. Büyük ses getiren bu çalışma amacına ulaştı mı peki?
Projenin en büyük amacı, çağdaş Türk kadını kimliğini desteklemekti. Hem kadın istihdamını sağlamak hem de Türk giyim kuşam kültüründen yola çıkıp buradaki el dokuması ve el sanatları kimliğimizi yaygın bir dilde yeni dünyaya aktarmaktı. Çok yoğun bir dönem çalıştık; sadece dikim aşaması üç ay sürdü. Daha geriye gidersek toplamda iki yıllık bir araştırması var. Ankara Olgunlaşma Enstitüsü?nün katkılarıyla hazırladık koleksiyonu. Düğün ritüelleri etrafında şekillenen defile sonunda aldığımız tepkiler de çok olumlu oldu. Sağlanan bağışlar sayesinde eğitime destek imkanı bulduk. Herşey sponsorlar sayesinde gerçekleşti; bunlardan biri de organizasyon ve iletişim sponsorumuz İdea idi! Dolayısıyla bu manevi proje izleyicilerle birlikte varması gereken yere vardı ve bundan sonra da yurtdışında adımlar atmayı düşünüyoruz.
devamı Elele Eylül sayısında... |








