"Ertelediğim ne varsa yapıyorum"

Meme kanserini ilk evresinde fark eden Zehra İrem Taşkın, hem özel hayatında hem de sağlığında yaşadığı zor günleri geride bırakmış. Şimdi geleceğe umutla bakıyor ve hayallerinin peşinden koşuyor.

Röportaj: Gülru İncu
Fotoğraf: Nurdan Usta

VELAYET DAVALARIYLA UZAYAN SIKINTILI BİR BOŞANMA SÜRECI YAŞARKEN AVON’UN BAŞLATTIĞI MEME KANSERI farkındalık etkinliklerinden birinde elle muayenenin önemini öğrenen, sonrasında evde yaptığı muayenede sol tarafında bir kitle fark eden Avon temsilcisi Zehra İrem Taşkın, meme kanserini öğrenince hemen tedaviye başlamış. Başarılı bir tedavinin ardından sağlığına kavuşmuş. Taşkın, 2016 yılındaki çalışmalarıyla kadınlara ilham kaynağı olduğu için 18 Ocak’ta düzenlenen Elele Avon Kadın Ödülleri töreninde ‘Yılın Avon Kadını’ ödülünü aldı. Azmi ve hayata bağlılığı ile karşılaştığı her sorunun üstesinden gelmeyi başaran kadınlardan biri o. 1980 yılında İskenderun’da doğmuş Zehra İrem Taşkın. Annesi ev kadını, babası ise Milli Savunma Bakanlığı’ndan emekli üst düzey yönetici. Kardeşiyle beraber dört kişilik mutlu bir aile olarak, babasının görevi nedeniyle İstanbul’un dışında İzmit ve Gelibolu’da yaşamışlar. İlkokulu İzmit’te, ortaokulu Gelibolu’da, liseyi ise İstanbul’da okumuş. Ardından Marmara Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü tamamlamış. Mezun olduktan sonra birkaç defa KPSS sınavına girmiş ama İstanbul için yeterli puanı alamayınca özel okullara başvurmuş. İstanbul’un ünlü ve büyük okullarından birinde göreve başlamış. 15 yıl özel okul öğretmenliği yapmış, halen de öğretmenliğe devam ediyor. 2004 yılında evlenmiş Zehra İrem Taşkın, üç sene sonra da kızı Ece Duru dünyaya gelmiş. “Mutsuz bir evlilikti bizimki” diyor, 2012 yılında da evliliği sona ermiş ermesine ama çocuğuyla boşanma kararı alan pek çok kadının yaşadığı gibi bu kez de velayet savaşları bırakmamış yakasını. Dört sene sürmüş davalar, kısa süre önce sonuçlanan davayla kızının velayetini almış sonunda. Şimdi kızıyla kendilerine içinde beraber büyüdüklerini söylediği kocaman bir dünya kurmuşlar. “Boşanma öncesi benim için çok zordu. Yaşanan tüm olumsuzluklardan kurtulduğum için boşanma sonrası artık benim için yeni bir sayfa açılmıştı ve bu sayfada artık hep güzel şeyler yaşanacaktı. Ailem bana her zaman çok destek oldu. Onların desteği ve yardımı olmasa belki de bu dönem benim için daha da zor geçecekti. Ailem, kızım ve dostlarım sayesinde bu zor günleri atlattım.”

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Boşanma sürecini yaşarken o kadar sorunun arasında bir de kanser olduğunu öğrenmiş Taşkın. Sekiz sene önce tanıştığı Avon, bu süreçte onun hep yanında olmuş. Özellikle tek başına bir evlat büyütmeye başlayınca maddi anlamda önemli desteği olmuş Avon’un. “Avon kendime olan güvenimi geri kazanmamı sağladı. Eskiden kendimi güzel bulmazken kataloğun içindeki dünyada güzelliğimi fark ettim. İnsanlarla yakın ilişkiler kurmak sosyalleşmemi sağladı. Şimdi çok geniş bir çevrem var” dönemli bir noktaya parmak basıyor; “Sadece maddiyat değildi hayatıma yön veren, Avon’un başlattığı meme kanseri farkındalık etkinliklerinden birinde elle muayenenin önemini okudum. Evde kendi başıma yaptığım muayenede sol tarafımda bir kitle fark ettim. İlk başta doktora gitmeye çekindim ama Avon kataloğunda pembe meleklerin başarı öykülerini okumak ve bu konuda erken teşhisin öneminin ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu görmek bana cesaret verdi. Kanserle mücadelem işte tam bu noktada başladı. Avon kaderime yön verdi.” Zehra İrem Taşkın, memesinin sol tarafındaki kitleyi fark eder etmez hemen ailesi de orada olduğu için Eskişehir’de özel bir hastanede muayene olmuş. Yapılan biyopside birinci evre meme kanseri teşhisi konmuş. Büyük bir şok yaşamış tabii. Aklına ilk gelen kızı olmuş. “İlk gün hiç ağlamadım, hiçbir şey hissetmedim. Hatta babamla sinemaya bile gittik o akşam. Ertesi sabah uyandığımda yatakta tavana baktım ve deliler gibi ağladım. Neden ben? Neden şimdi? Ben bununla nasıl baş edeceğim?” Ama sonra toparlamış kendini, kızını düşünmüş. Onun için güçlü olmak, iyileşmek zorunda olduğunu biliyormuş. Sürekli şehir dışına çıkmak zor olacağı için tedaviye İstanbul’da başlamaya karar vermiş. Birkaç doktor arayışından sonra tedavisine Gata Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış. “Dr. Bülent Karagöz sayesinde en doğru tedaviyi bulduk. Bu süreçte babam ve annem hep yanımda oldu. Hatta babam benimle daha yakından ilgilenebilmek adına 36 senelik memuriyet hayatını sonlandırarak emekli oldu. Halen de tüm kontrollerimde yanımda benimle gelir. Ona çok şey borçluyum.” Taşkın, kanser olduğunu öğrendikten sonra hatta tedavi görürken bile çalışmaktan asla vazgeçmemiş. Günde altı saat ders anlatıp, akşam ışın tedavisi görmüş. Bu süreçte en büyük ilacı kızı ve asla vazgeçemediği öğrencileri olmuş. Çalışmanın kendisini hayata daha sıkı tutunmaya sevk ettiğini söylüyor.

ARTIK HAYALLERİMİN PEŞİNDEN KOŞUYORUM

Bunca üzüntü yaşayıp insanın aynı kalması mümkün mü? Değil tabii! Yaşadıkları Zehra İrem Taşkın’ı da bambaşka bir insan yapmış. Artık hayatı çok fazla kafasına takmadığını, hayalleri olduğunu ve bu hayallerinin peşinden koştuğunu söylüyor. “Daha önce ertelediğim ne varsa yapıyorum. Hiçbir şeyi ertelemeden sanki yarın hiç yokmuş gibi yaşamak gerekiyor. Kalp kırmamak, insanların yüzünde tebessüm olmak… Geçmişteki İrem’e sesleniyorum bazen, neden bu kadar taktın ki hayatı diye soruyorum ona. Yaşamak her şeye rağmen çok güzel, yeter ki onu dibine kadar yaşamayı bilelim.” Taşkın’ın hayalleri büyük, önünde birçok proje var gerçekleştirmek istediği. En büyük hedefi; meme kanseri konusunda farkındalık yaratmak. Bu hastalığı geçirmiş bir kadın olarak erken teşhisin önemini ve hayat kurtardığını tüm kadınlara anlatmak istiyor. Bunun yanı sıra Doğu’da yardıma muhtaç öğrencilere yardım edebileceği bir sosyal sorumluluk projesi başlatmayı arzu ediyor.