Erkeğin saldırganlaşması belki de bu sebepten: Kendini aciz hissetmesi! İşte böyle anlarda hükmetmek, ezmek, zarar vermek ve bezdirmek istiyor kadını... Bir kadınla yaşamayı başaramayan, o kadını taşıyamayan ve psikolojik sorunlarını kabul etmeyen erkek, fiziksel şiddete başvuruyor. Kendi erkekliğini ispat etmek, “ben senden üstünüm” demek için dövüyor kadını. En tuhaf olanı da fiziksel şiddet; din, dil, ırk ayrımı yapmadan dünyayı dolaşıyor! Diğer tarafta duygusallık ise kadınların en zayıf noktası ve kadını kadın yapan unsurlardan biri. Yani bu işkence sürecinin uzamasının en önemli nedeni, kadın tarafından duyulan aşkın gerçeklerin görülmesini engellemesi... Eşlerinden fiziksel şiddet gören kadınların gözünü aşk mı kör ediyor? Utandıkları için mi durumu saklayıp katlanıyorlar yoksa kendileri bile kabul edemediği için mi? Genellikle kadının; ekonomik özgürlüğünün olmaması, kendine güvenmemesi ya da korkması bu duruma katlanmasının sebebi olarak gösteriliyor. Ama “aile içi şiddet”in açıklaması bu kadar basit değil. Çünkü en az maddi özgürlüğünü kazanmamış kadınlar kadar, eğitimli ve kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlar da şiddete maruz kalıyor. Devamı Ekim sayısında |








