Elele Online
Sezon
Modası
Sokak
Modası
Gözümüze
Çarpanlar
Sağlık
Güzellik
Ayın
Konusu
Ayın
Konuğu
Astroloji Gezi
Aşk ve Seks Psikoloji Alışveriş Ayın Ürünü Trendler Röportaj Forum Ana Sayfa

Elele Mart Sayısı
Üye Girişi
Ad:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓
Mehmet Günsür
Hayatımın kadınını buldum

Şimdiden söyliyeyim; eğer bu röportajı sırf diye okuyacaksanız hemen vazgeçin. Çünkü şuursuzca durup durup ''ayy bakışları, ayy dudakları'' diye anlatmayacağım... Yeni projelerinden aşk hayatına, küçüklük anılarındanhakkında çıkan dedikodulara kadar bu bilmediklerinizin röportajı!

Malum Mehmet Günsür, Beyaz Gelincik dizisinin seti için sık sık Adana'ya gidip geliyor bu aralar. Beş gün Adana, bir gün İstanbul, sevgilisini görmek için İtalya falan... Uçup konma durumlarında yani. O hengamede bize de vakit ayırdı sağolsun...
İstanbul'da akşam saatlerinde röportaj için Yeniköy Paul?de buluşuyoruz. 30 yaşla birlikte yakışıklı diye bahsedilecek günlerini çoktan geride bırakmış; neredeyse başka boyuta geçmiş o! Zaten cepte bir karizması vardı hep onun üzerine, yaratıcılık kremalı sanatçılık, fırlamalık üstü bir coolluk gelmiş. Varın ötesini siz düşünün. Neyse... Sesini yükseltmesine gerek bırakmayan özgüvenine yaslanarak konuşmaya başlıyor. İkisi İtalya'da, diğeri İngiltere'de rol alacağı 3 film projesini fısıldıyor önce! Sonra da yavaş yavaş başlıyor açılmaya. Şeffaf, kabuksuz ve naif... Yaşamın her anında ayaklarını yerden kesecek sebepleri olduğunu, macera hakkını nasıl uzaklara kaçarak kullandığını sözlere döküyor. Önceki sevgililerini aldattığını itiraf ediyor; ardından hakkında yapılan biseksüel dedikodularını, "terfi ettim" diyerek ti'ye alıyor. Aa bir de küçükken masanın altında naylon çoraplı kadınların bacaklarına nasıl dokunup kokladığını hatırlıyor. Onun o halini düşününce... Çok komiik! "Vay be ne kadar rol yapmaktan uzak" şaşkınlığı yaşarken, minicik bir yetenek sızıntısıyla yüzünüze tokat gibi patlıyor adamın aktör ruhu. Gönül işleriniz nasıl diye sorduğumda ise İtalyan sevgilisi için o benim hayatımın kadını diyor. Offf, ki ne off yazmayayım diyorum ama... Biliyorum, bu satırları okuyanlar iki günde toz olup kaybolan adamları hatırlayıp dert derman sahibi olacaklar. Ama ne yapalım Mehmet böyle! Kendini ve hayatı acayip farkında, bilinci sürekli teyakkuzda çoook eğlenerek yaşayan keyif adamı o. Şüphesiz insanı içine alan ve yutan yeteneğini de böyle besliyor...

Elele'ye verdiğiniz ilk röportajda 27 yaşındaydınız. Yaş aldıkça kendinize ve oyunculuğa dair ne hissediyorsunuz?
Hiç bitmeyecek bir yol; enteresan. Başka kimliklere bürünmek için kendi kimliğini çok iyi bilmek zorundasın. Kendi içindeki çatışmalardan tut da komplekslerine, önyargılarına kadar yok etmek zorundasın diye düşünüyorum. Çehov'un bir lafı vardır, eğer sanatın üzerine çalışmak istiyorsan önce hayatın üzerine çalış diye. Buna inanıyorum. Oyunculukta çalışınca, ister istemez hayatın üzerine çalışıyorsun. Bir şekilde kendini yontuyorsun. En nötr hale ya da ona en çok yaklaştığın hale kadar. O yüzden bu yolculukta insan kendini çok keşfediyor.
Sizinkisi nasıl bir yolculuk?
7 yaşından beri kameraların önündeyim. Mesela ben lisede bile her gün mutlaka sahneye çıkardım; yıllarca şarkı söyledim. Profesyonel anlamda tiyatro yaptım İtalya'da, formasyonum geniş yani. 25 yaşına kadar da oyunculuk eğitimi almadım ama bunların hepsi birer eğitim.

© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.