Aşkta yaşadığı hayal kırıklıklarının ardından kalbinin kapılarını kapadığı bir anda hayatının erkeğiyle tanışarak İtalya'da yepyeni bir hayata başladı Burcu Esmersoy. Masal gibi değil mi? Oysa Formula 1 yarışında tanıştığı Ferrari'nin reklam müdürü Massimo Cusimano ile evliliklerinin birinci ayını henüz tamamladılar. Hiç beklemediği bir anda karşısına çıkan bu büyük aşk uğruna ülkesini, ailesini, çok sevdiği işini arkasında bırakarak eşinin yanında, İtalya'da yepyeni bir sayfa açma cesaretini gösterdi Burcu. Bu kararı alırken bir an bile durup düşünmediğini söylüyor üstelik. Nedenini, nasılını anlamak için, her defasında "Mükemmel insan" diye bahsettiği kocasına bakışlarına şahit olmak yeterli aslında; nasıl da gözlerinin içi parlıyor... 1997 Türkiye 3'üncü Güzeli olan, ardından modellik ve reklam oyunculuğu yapan Burcu Esmersoy'u son yıllarda CNN Türk'teki kariyerinden takip ediyorduk. Türkiye'de sayıları bir elin parmağını geçmeyen kadın spor muhabirlerinden biri olarak görev yapıyordu başarıyla. Turnuvalar, maçlar, her akşam spor haberleri derken Türkiye'deki o yoğun tempolu hayatının aksine şimdi İtalya'nın Marinello kasabasında sakin, huzurlu bir hayata başlamış Burcu.
Peki insan bir ay içinde bütün yaşamını bir eliyle itip, sevdiğinin peşinden gidince ne olur? Bu özenilesi aşkın peşinden biz de yollara düştük ve Milano'ya bu büyük aşkın hikayesini dinlemeye gittik. Eşinin işten dönüşünü bekleyen, gününü İtalyanca öğrenerek ve spor yaparak geçiren Burcu Esmersoy'un mutlu evliliğin hikayesi ve yeni hayatı, aşk filmlerine taş çıkartır cinsten.
Evlilikle birlikte İtalya'da yepyeni bir hayata başladınız. Burada günleriniz nasıl geçiyor?
Bir aydır İtalya'da Marinello'da yaşıyorum. Ferrari fabrikası Maranello'da olduğu için orada yaşıyoruz. Çok güzel ve sıcak bir kasaba. Evimiz terası ve bahçesi olan şirin bir dubleks. Hafta içini evimizde hafta sonunu da dışarıda geçiriyoruz. Avrupalılar genelde gezmeye çok alışık oldukları için biz de her hafta sonu başka yerlere gidip geziyoruz. Günlük yaşam her gün aynı geçiyor. Sabahları Massimo'yla birlikte 8.15'te kalkıyorum. Mutlaka birlikte kahvaltı yapıyoruz. O işe gittikten sonra ben İtalyanca kursuna gidiyorum. Sporumu yapıyorum. Televizyondan yemek yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.
İstanbul'da çok yoğun bir tempoyla çalışıyordunuz, İtalya'daki sakin hayata ayak uydurmak zor oldu mu sizin için?
Hayır olmadı. Çünkü ben kendi kendine yeten bir kadınım. Her şeyden mutlu oluyorum. Kocamın saat 6'da evine gelecek olmasını bilmek kadar güzel bir şey yok. Sıkılmak şükretmemek olur. Mükemmel bir kocam ve mükemmel bir yaşantım var.
Bu güzel aşkın ilk kıvılcımları ne zaman oldu? Tanışma hikayenizi anlatır mısınız?
Bizim tanışma hikayemiz oldukça ilginç. Temmuz ayında CNN Türk beni Formula 1 yarışlarını takip etmem için Fransa'ya göndermişti. Bizim de birbirimizi ilk gördüğümüz yer Fransa Magny Cours pisti oldu. Massimo da işi gereği tüm yarışları takip ediyor. O gün 'padok'a girmek için iznim yoktu ve ben de kaçak olarak girmiştim bir saatliğine. Formula 1'in patronu Bernie Eccelstone ile röportaj yapıp çıkacaktım. Gün içinde çok yorulmuştum, not kağıtlarımın üzerine oturup biraz dinlenmek için mola verdim. Redbull da bu sene ilk yarışı olduğu için ilgi çeker diye her yarışa o ülkenin en güzel 10 kızını getirmişti. Massimo beni gördüğünde onlardan biri zannetmiş. Benim yanıma gelip bir şeyler söyledi. Fakat ben o kadar meşgul ve yorgundum ki onunla hiç ilgilenmedim.
Massimo: Ben Burcu'yu ilk 'padok'ta çimlerde otururken gördüğümde ne kadar güzel, diye düşündüm. Yanına gidip sadece onunla konuşabilmek için "bu gün uzun bir gün değil mi," dedim.
Burcu: Hatta sonra konuştuğumuzda o gün ne söylediğini hiç hatırlamadığımı söylüyorum. Birbirimizi orada görmüş olduk.
|