Bağışıklık sistemi pek çok özel görev yüklenmiş milyonlarca yıldız oyuncudan (hücreden) oluşur. Bunlardan bazıları özel savunma sistemlerinde yer alırken bazıları da sadece belirli durumlarda belirli görevler üstlenir. Savunmanın anahtar oyuncuları beyaz kan hücreleri olarak bilinen T ve B lenfositlerdir. B lenfositler uyarıldıkları zaman antikor adı verilen maddeler salgılarlar. Bu yapılar vücudunuza giren zararlı ve yabancı işgalcileri etkisiz hale getirirler. B lenfositleri dalak ve lenf bezlerinde bulunurlar. T lenfositler ise timus isimli göğüs bölgesinde küçük bir bez olan organda olgunlaşır. T ve B lenfositler, bağışıklık sisteminin en önemli kısmıdır. İmmün sistemi en kuvvetli olduğu seviyeye erginlikte ulaşır. Yaşlandıkça timus bezi küçülmeye, T hücresi üretimi ve fonksiyonları da düşmeye başlar. Timus önemlidir çünkü T hücreleri antijenleri (yabancı etkenleri) tanımayı burada öğrenirler. Bu öğrenme işlemleri timus kaybolunca da devam eder. Fakat bunu T hücreleri kendi başlarına yapmak zorunda kalırlar. Bu, kendimizi eğitmek için üniversiteye gitmek yerine ansiklopedi okumaya benzer. Bunun dışında immün sisteme ilgi gösteren bazı kimyasallar ve radikallerin en önemlisi immün sisteme saldıran ve onu yok eden AIDS etkeni HIV'dir. |








