Kadınlarda inme belirtileri daha kolay gözden kaçabilir
Kadınlar ilk inmelerini erkeklerden daha ileri yaşta geçirirken, kafa karışıklığı, bilinç değişikliği ve yaygın güçsüzlük gibi daha az özgül belirtiler tanının gecikmesine neden olabilir. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Necioğlu Örken, zamanında hastaneye ulaşan kadınların damar açıcı tedavilerden erkekler kadar yararlanabildiğini belirtti.
İnme, dünya genelinde ölümün ve kalıcı engelliliğin en önemli nedenleri arasında yer alır. Beyni besleyen bir damarın tıkanması ya da beyin içinde kanama meydana gelmesi sonucunda ortaya çıkan hastalık, kadınlarda ve erkeklerde aynı temel mekanizmalarla gelişebilir.
Ancak inmenin görülme yaşı, belirtilerin fark edilmesi ve tedaviye ulaşma süreci kadınlarla erkeklerde her zaman aynı biçimde ilerlemeyebilir.
Kadınlar ilk inmeyi daha ileri yaşta geçirebilir
Erkeklerde inme görülme sıklığı genel olarak daha yüksektir. Buna karşılık kadınlar ilk inmelerini erkeklere göre yaklaşık dört yıl daha geç geçirebilir.
Araştırmalarda ilk inme yaşının kadınlarda ortalama 73, erkeklerde ise 69 olduğu bildirilmiştir. Kadınların inme sırasında daha ileri yaşta olması, başka sağlık sorunlarının ve günlük yaşam kısıtlılıklarının da tabloya eşlik etmesine neden olabilir.
Kadınlar ileri yaşlarda yalnız yaşama, eşini kaybetmiş olma veya yeterli sosyal desteğe sahip olmama gibi durumlarla daha sık karşılaşabilir. Bu nedenle inmenin etkileri yalnızca beyinde oluşan hasarla sınırlı kalmaz. Kişinin yaşam koşulları, tedaviye ne kadar hızlı ulaşabileceğini de etkileyebilir.
Kadınlarda belirtiler neden gözden kaçabilir?
İnmede zaman büyük önem taşır. Tıkanan damarın mümkün olan en kısa sürede açılması, kurtarılabilecek beyin dokusunun korunmasını ve kalıcı engelliliğin azaltılmasını sağlayabilir.
Bunun için belirtilerin erken tanınması ve hastanın hızla uygun bir inme merkezine ulaştırılması gerekir.
Çalışmalar, kadınların hastane öncesinde inme olarak tanınma olasılığının erkeklerden daha düşük olabildiğini göstermiştir. Bir araştırmada kadınların acil sağlık ekipleri tarafından doğru biçimde inme olarak değerlendirilme olasılığının erkeklere göre yaklaşık yüzde 18 daha düşük olduğu belirlenmiştir.
Kafa karışıklığı başka hastalıklarla karıştırılabilir
Yüzde kayma, bir kolda veya bacakta ani güç kaybı ve konuşma bozukluğu gibi klasik inme belirtileri her iki cinsiyette de görülebilir.
Ancak kadınlarda bu belirtilere ek olarak yaygın halsizlik, genel güçsüzlük, bilinç bulanıklığı, kafa karışıklığı ve zihinsel durumda ani değişiklik gibi daha az özgül yakınmalar daha sık bildirilebilir.
Bu belirtiler migren, kaygı bozukluğu, yorgunluk veya başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabilir. Bunun sonucunda inme olasılığının düşünülmesi ve tanının konulması gecikebilir.
Ani başlayan her nörolojik değişiklik, yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak inme açısından değerlendirilmelidir. Belirtilerin hafif olması veya kısa sürede düzelmesi, tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Tedaviye erişimdeki fark azaldı
Geçmiş yıllarda yapılan araştırmalar, kadınların damar içi pıhtı eritici tedaviye erkeklerden daha az ulaştığını göstermiştir.
2000 ile 2008 yılları arasındaki çalışmalarda kadınların bu tedaviyi alma olasılığının erkeklere göre yaklaşık yüzde 30 daha düşük olduğu ortaya konulmuştur.
Daha yakın tarihli çalışmalarda ise aradaki farkın azaldığı belirlenmiştir. Ancak tedaviye erişimde tam bir eşitlik sağlandığını söylemek henüz mümkün değildir.
Kadınların damar açıcı tedavilere erkeklerden daha az yanıt verdiğine ilişkin belirgin bir bulgu bulunmamaktadır. Pıhtı eritici tedavinin etkinliği ve güvenliği açısından kadınlarla erkekler arasında belirgin bir fark gösterilmemiştir.
Mekanik trombektomi kadınlarda da etkili
Büyük beyin damarlarının tıkanmasında uygulanan mekanik trombektomi, yani pıhtının damar içinden çıkarılması, günümüzün en etkili inme tedavileri arasında yer alır.
Kadınlarda bazı damar özellikleri işlemi teknik açıdan zorlaştırabilse de pıhtının çıkarılma başarısı ve tedavi sonuçları genel olarak erkeklerle benzerdir.
Bu nedenle temel sorun kadınların tedaviye daha az yanıt vermesi değildir. Asıl sorun, inmenin zamanında tanınması ve hastanın uygun tedavi merkezine yeterince hızlı ulaştırılamamasıdır.
Belirtilerin geçmesi beklenmemeli
Yüzde ani kayma, bir kolda veya bacakta güç kaybı, konuşmanın bozulması, ani görme kaybı veya ciddi denge bozukluğu geliştiğinde belirtilerin geçmesi beklenmemelidir.
Yalnızca kadınlarda daha sık bildirilen belirtilere odaklanmak da yüzde kayma, kol güçsüzlüğü ve konuşma bozukluğu gibi temel inme bulgularının gözden kaçmasına neden olabilir.
Hasta kendi olanaklarıyla hastaneye götürülmeye çalışılmamalı, vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.
Kadınlar da erkekler kadar damar açıcı tedavilerden yararlanabilir. Çünkü inmede tedavinin başarısını cinsiyetten önce zaman belirler.