'Bir garip ai meselesi: Bu çocuk gerçek mi?'
Hangisi gerçek, hangisi yapay? Sizi bilmem vallahi artık ben hiç çözemiyorum. Eskiden insanlar birbirine yalan söylerdi, şimdi fotoğraflar, videolar, sesler yalan söylüyor. Bir bakıyorsun dünyanın öbür ucundaki biri Türkçe türkü söylüyor, bir bakıyorsun yıllar önce hayatını kaybetmiş bir sanatçı yeni röportaj vermiş gibi karşına çıkıyor.
İnsan ister istemez durup düşünüyor; “Gerçekten biz neye inanacağız?”
Annem son zamanlarda tam anlamıyla sosyal medya bataklığına düştü ve sabah gözünü açıyor, Instagram da ordan oraya dolanıyor. YApay Zeka dan meşhur şarkıları dinliyor.
Ve her videodan sonra aynı soru;
“Bu gerçek mi?”
“Bu yapay zekâ mı?”
“Bunu bilgisayarla mı yapmışlar?”
İlk başlarda, “Bakayım” falan diyor, anlıyordum gerçek mi, yapay mı? Ama sonra bende de film koptu.
Çünkü gerçek ne belli değil.
Geçen gün Etiler Garage’dayım.
Malum, ünlüsü, ünsüzü, infulencer'ı derken vazgeçilmez adreslerinden biri.
Ahmet Çoban Garage’ı açtığı ilk günden beri giderim. Ekibinin çoğunu da yıllardır bilirim.
Artık kuaför-müşteri ilişkisini çoktan geçmişiz. Aile gibi olmuşuz.
Kim evlenmiş, kim ayrılmış, kimin çocuğu olmuş, kim tatile gitmiş.
Az çok herkes birbirinin hayatından haberdar.
Neyse, önceki dün de Yasin ve Çiğdem ile sohbet ediyoruz.
Konu bir anda ilişkilerden açıldı.
Yasin; “Çiğdem’in sevgilisini gördünüz mü?” dedi.
“Hayırlı olsun, bakayım” dedim.
Telefonu uzattı.
Çiğdem sevgilisinin fotoğrafını gösterdi.
Tam fotoğrafa bakıyorum, Yasin; “Yapay zeka ile mi yaptın fotoğrafı” demez mi?
İşte o an kahkahayı bastım; çünkü aklıma annem geldi.
Çünkü son birkaç aydır aynı sahneyi annemle yaşıyorum.
Kadıncağız gördüğü her şeye yapay zeka muamelesi yapıyor haklı olarak.
Ve şimdi aynı sorgulama sevgili fotoğraflarına kadar gelmiş.
Meğer sadece biz değilmişiz.
Yasin anlattı; artık insanlar birine sevgilisinin fotoğrafını gösterdiğinde ilk gelen soru bu oluyormuş.
Ve birbirlerine; “Gerçekten böyle biri var mı?” diye şüpheleniyormuş.
Düşünebiliyor musunuz?
Bir zamanlar insanlar sevgililerinin kendilerini aldattığından şüphelenirdi.
Şimdi sevgilinin varlığından şüpheleniyoruz.
“Bu çocuk gerçek mi?”
“Bu kız gerçekten yaşıyor mu?”
Geldiğimiz durum inanılır gibi değil. Ve içler acısı.
Artık insanlara canlı yayın açtıracağız.
“Kızım göz kırp.”
“Bir elini kaldır.”
“Bugünün gazetesini göster.”
Falan diye!!!!
Çünkü artık fotoğrafa güven kalmadı. Çiğdem de zaten kız yazık, “Görüntülü arıyım mı?” Dedi. Peh!!! insanlığın geldiği nokta içler acısı.
Ama tabii artık canlı görüntüde kurtarmayacak yakın zamanda. Böyle giderse.
Bence bizi yoran da tam bu ne yazık ki, eskiden gözümüzle gördüğümüze inanırdık. Şimdi gözümüzle gördüğümüzden de şüphe ediyoruz.
Sadece sosyal medyada da değil üstelik. Hayatın her yerinde de bir yapaylık hissi dolaşıyor ki, zaten son yıllarda insanların karakterleri de yüzleri gibi filtreli. Kimse gerçek değil.
Herkes mutlu.
Herkes başarılı.
Herkes harika.
Herkes aşık.
Herkes zengin.
Bir tek biz mi normaliz diye düşünmeye başlıyoruz.
Sonra bir bakıyorsun, mutlu görünen mutsuz.
Aşık görünen ayrılmış.
Zengin görünen kredi kartına takla attırıyor.
Bizim zamanımız ne gerçekmiş meğer. Ama en bilinçli yaşlarımız yapay yıllara denk geldi ona yanarım.
Çok fena çok. Allah yardımcımız olsun deyip kalbinize sığının diyorum. Çünkü; kalbin sana çoğu zaman gerçeği söyler. O yüzden kalbimize iyi davranıp oraya dikkat kesileceğiz.
Yazara Ait Diğer Yazılar
'Bodrum’da lezzetin yıldızları aynı mutfakta buluştu'
'Ayrılırken sadece kadın değil, erkek de acı çekiyor(muş)'
'Menopoz, detoks ve kadın olmak'
'Bu dünyadan bir Kadir İnanır geçti'
'Abartma konusunda üzerimize yok'
'Ölümün yaşı yok, kalbin cinsiyeti yok'
'Size derdimi anlatabilir miyim?'