'Dünya yeni fark ediyor, biz uzun zamandır izliyoruz'
Açık konuşayım; iki gün önce yayınlanan Golden Globe Awards'a ve fotoğraflara bakıyorum; insanın aklı ister istemez aynı yere gidiyor... Kırmızı halı, spot ışıkları, kusursuz yüzler, 'nasıl yani?' dedirten özgüven.
Arkadaş, "Bunlar nasıl insanlar, her seferinde nasıl bu kadar parlıyorlar?” diye düşünmeden edemiyorsun.
İşte tam bu ruh hâlindeyken, Bradley Cooper’ın bizim oyunculardan bahsettiğini duyunca gururlanıyorsun.
Bildiğin göğsün kabarıyor.
Bradley Cooper’ın “The Joe Rogan Experience” programındaki açıklamaları zaten bir süredir ortalıkta dönüyor, görmüşsünüzdür.
Hikâye basit ama etkisi gerçekten büyük.
Cooper, Türk dizilerine bayıldığından bahsediyor. Özellikle “Erkenci Kuş” dizisini çok sevdiğini ve bu diziyi 4-5 kez izlediğinden bahsediyor. Ve hatta, “Bu bir pembe dizi. Yaklaşık 360 bölüm falan var. Annem diyor ki: ‘Bak bu adam var ya, sadece hareketlerinden belli. Bu adam dünyanın en iyi oyuncusu.’ Bu arada dizi bayağı iyi. Evet evet. Sen izledin mi? Adam harika, dizideki diğer kadın da çok iyi” diyor.
Ve üstüne basa basa; “Bu arada dizi bayağı iyi. Adam harika. Dizideki diğer kadın da çok iyi” diyor.
Ve tam da Golden Globe yani sinema ve televizyon dünyasının nabzını attığı ödül töreninin yayınlandığı günlerde.
Ve bahsettiği dizi; Erkenci Kuş.
Ve bahsettiği oyuncular; Can Yaman ve Demet Özdemir.
Yani mesele şu: Dünyanın en büyük yıldızlarından biri, Oscar’lı Bradley Cooper, annesinin ağzından bizim oyuncularımızın oyunculuğunu anlatıyor. Hem de öyle nezaketen değil; bayağı bayağı etkilenmiş bir yerden.
Bizim memlekette yaşayınca insan bazen farkında olmuyor. Haliyle gündem o kadar hızlı, o kadar gürültülü, o kadar yorucu ki, kendi başarılarımızı görmezden geliyoruz çoğu zaman. Bazen de görüyoruz ama üstünde durmuyor ve 'normal ya' deyip geçiyoruz.
Halbuki normal falan değil.
Türkiye’den çıkan oyuncuların dünya starlarından bir eksiği yok. Hatta çoğu zaman fazlası var. Sadece biz, kendi değerimizi tartmayı pek beceremiyoruz. Can Yaman’ın ve Demet Özdemir’in yurt dışında oluşturduğu hayran kitlesi de öyle tesadüf falan değil. Bu, yılların emeği, disiplinin ve işini ciddiye almanın sonucu.
Bradley Cooper’ın sözlerinde beni en çok durduran kısım de şu oldu: “Annem erkek oyuncuyu övüyor ama kadın da çok iyi.”
Bakın bu detay önemli bence. Çünkü çoğu zaman kadın oyuncular, hele ki romantik komedilerde, “tatlı”, “sevimli”, “iyi partner” gibi etiketlerle geçiştiriliyor.
Ama burada net bir oyunculuk vurgusu var ki, Demet Özdemir o diziden kendini sıyırıp bambaşka bir noktaya getirdi. Bu yüzden buraya dikkat kesilmem.
Çünkü Bradley açıklamalarını dinlerken kendimi; “Koçum biz bunu daha ilk günden fark etmiştik zaten” derken buldum.
Çünkü Demet Özdemir, daha ilk dizisinden kendini gösterdi.
Şu sıralar Eşref Rüya dizisiyle de ortalığı kasıp kavuran Demet Özdemir’in kariyerine bir bakın. Gerçekten boşu yok.
-Her dizisi reyting rekorları kırıyor.
-Her projede adından söz ettiriyor.
-Her işte kendini bir tık daha yukarı taşıyor.
Ama en kritik nokta şu: Bunu bağırarak yapmıyor. Göze sokmadan, PR şovuna boğmadan, “bakın ben buradayım” demeden ilerliyor. Yavaş ama çok sağlam adımlarla. Eski usul bir disiplin var bu yürüyüşte. Bugün pek az insanda kalan cinsten.
Ve bunu son yıllarda çoğu başarılı isim yapıyor. Bu da ayrıca bir gurur ülkemiz için.
Ben Demet Özdemir’i ilk çıktığı günden beri takip eden biri olarak şunu çok net söyleyebilirim; gelişimi tesadüf değil. Her işte biraz daha derinleşiyor, biraz daha risk alıyor, biraz daha dönüşüyor. Ve bunu öyle sessiz sedasız yapıyor ki, İnsan ancak dönüp geriye baktığında fark ediyor.
Hatta şimdiden söyleyeyim; çaktırmadan da başka bir yöne doğru gidiyor. Uluslararası bir yere hatta. Bir gün, çok da uzak olmayan bir zamanda, “Demet Özdemir dünyaca ünlü bir aktörle aynı projede” haberi düşerse şaşırmayacağım. Sadece gururlanıp, alkışlarız. Ki alkışlamalıyız.
Zaten bu ülke, bunu daha önce gördü.
Haluk Bilginer, Angelina Jolie ile oynadı.
Aras Aydın, Nicole Kidman’la aynı dizide yer aldı.
Sibel Kekilli, uluslararası birçok yapımda boy gösterdi.
Mehmet Günsur, Dominique Swain’le rol aldı.
Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Russell Crowe’la aynı projede buluştu.
Liste uzar gider. Yani “bizden olmaz” diye bir şey yok. Hiç olmadı.
İşte Demet Özdemir de sanki bu listenin bir sonraki satırına adını yazdırmaya hazırlanıyor gibi.
Kısacası: Biz bazen kendi yıldızımızın ne kadar parladığını, başkası söyleyince fark ediyoruz. Bradley Cooper’ın ağzından duyunca daha bir etkili oldu ve bir daha durup düşünmek lazım. Çünkü mesele sadece bir dizi ya da bir rol değil. Mesele, bu topraklardan çıkan yeteneğin, dünyanın öbür ucunda bile karşılık bulması.
Ve evet, bununla gurur duymak sonuna kadar hakkımız.
Ve evet lütfen artık başarılı insanları alkışlayalım. Keza bizim insanımızda başarıyı kıskanan, başarıya burun kıvıran bir tavır vardır. Ama artık bu başarıyı görmeme hali sadece ve sadece eski, demode bir tavır. Benden söylemesi.
Yazara Ait Diğer Yazılar
'Kilo sadece bir kilo mu?'
'Dünya bu adamı konuşuyor: Bad Bunny'
'Yaşlanmak mı, yaşlanmamak mı?'
'Kapadokya’da bu kez, hıza ve yeniliğe ayak uydurduk'
'Işıkların altında kalan en derin şey: Yalnızlık'
'Herkes bir anda psikoloji profesörü oldu'
'Bu dünyadan bir Haldun Dormen geçti'