'Kadınlar iş dünyasında oyunun kuralını yeniden yazıyor'

Malumunuz beni bilen bilir. Kadın gücü, kadının çalışması, üretmesi, her alanda başarıya koşması, birbirine destek olması, birbirini koruyup kollaması konusunda yıllardır yazılar yazıyorum. Önceki gün sabahın erken saatlerinde de Kuruçeşme Divan’da kahveler eşliğinde muhteşem girişimci kadınlarla güne başladım...

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Kadınlar iş dünyasında oyunun kuralını yeniden yazıyor'

Neden mi? 

Çünkü Hepsiburada ile KAGİDER’in hayata geçirdiği “Yol Arkadaşın Burada” programının sonuçlarını dinlemek ve öğrenmek için.

Esra Can Sınav, “Esin harika bir buluşma için sen de destek ol” dediği zaman koşa koşa gittim.

Çünkü hemcinslerimiz başardıkça, yol aldıkça bizler daha da büyüyeceğiz.

Ve gerek KAGİDER başkanı Esra Bezircioğlu, gerek Hepsiburada Sosyal Etki ve Sürdürebililirlik Direktörü Canan Bilal Yılmaz’ın ve birçok başarılı kadın konuştukça umutlandım. Ve dinledikçe, bir kez daha şunu düşündüm; bu ülkede kadınlar fırsat bulduğunda sadece adapte olmuyor, oyunun kurallarını değiştiriyor.

İstanbul’dan Şanlıurfa’ya, Ordu’dan Diyarbakır’a… 

Hatta Türkiye sınırlarını da aşan bir hikâye vücut bulmuş. 

Kanada’dan, İspanya’dan katılan kadınlar var inanılmaz. 1.000’i aşkın girişimci aynı çatı altında buluşuyor ve sadece e-ticareti değil, işin yarınını öğreniyor.  E malum korona sonrası e-ticaret hayatımıza öyle bir girdi ki, artık onunla adapte halde yaşamayı öğrendik.

Ve hatta geliştiriyoruz.

Haliyle eskiden “iş kurmak” dediğimiz şeyle bugünkü arasında dağlar kadar fark var; ve ne yazık ki, artık mesele sadece ürün satmak değil, doğru hikâyeyi kurmak, doğru dili yakalamak.

Ve önceki gün sabah toplantısında beni en çok çarpan detay şu oldu; Her üç kadından ikisi yapay zekâyı işine entegre etmiş. 

Bakın bu çok kritik. 

Yıllarca “teknoloji erkek işidir” diye dayatılan o eski ezberler var ya, işte onlar sessiz sedasız çöküyor farkında mısınız? 

Kadınlar sadece kullanmıyor, adapte ediyor, geliştiriyor, hızlandırıyor. Ürün görsellerini profesyonelleştirenler, video içerik üretmeye başlayanlar mı dersin.

Ve sonuçta hepsi aslında aynı şeyi söylüyor; “Ben buradayım ve oyundayım.”

İşte bu kadar. Kadınlar güçleniyor ve güçlendikçe çoğalıyor.

Ayrıca Hepsiburada ekibine de bayılıyorum. Çalışanların çoğu kadın ve gerçekten kadınları destekleme konusunda inanılmazlar.

Kadınların gücü adına!!!

Ve tabii işin en değerli kısmı, bu yolculuğun devam etmesi. Programdan seçilen 25 kadın şimdi 6 aylık bir mentörlük sürecine giriyor.

Ve şunu açık açık söylemek gerekirse; Kadın girişimciliği artık “desteklenmesi gereken bir alan” değil, ekonominin bizzat motor gücü. 

Ve bu güç, klasik kalıpları parçalayarak büyüyor. Daha özgüvenli, daha dijital, daha cesur.

Ve bu doğrultuda, salonda hissettiğim şey şuydu; Bu sadece bir program değil, bir zihniyet değişimi. Kadınlar artık iş kurmuyor sadece, kendi ekosistemini yaratıyor. Kendi dilini, kendi oyununu kuruyor.

Ve evet, ben bu hikâyeyi çok sevdim. 

Çünkü burada umut var, emek var, akıl var. En önemlisi de kadınların dayanışması var.

Kendi markasını kuran, büyüten, dijital dünyayı çözen ve yeniden yazan tüm kadınları gönülden alkışlıyorum. 

Ki bizler hemcinslerimizi her alanda desteklemeliyiz. 

Sonuna kadar.

Yeren, açığını arayan, arkasından iş çeviren kadının kadının kurdu değil, dostu ve destekçisi olmasına ihtiyaç var.

Bu anlamda yolunu güzelleştirip, hemcinslerine destek olan her kadını gerçekten gönülden alkışlıyorum.