'Komedyenin suçu ne?'

Başıma bir şey gelmeyecekse; “Gülmeye tahammül kalmadıysa, komedyenin suçu ne?” demek istiyorum… Dedim bile!!!

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Komedyenin suçu ne?'

Biri dünyanın tanıdığı İngiliz komedyen, aktör, hicivci, film yapımcısı ve yayıncı Ricky Gervais…

Diğeri ise Türk karikatürist, komedyen, stand-up sanatçısı, sinema oyuncusu, senarist, film yapımcısı ve yönetmen Cem Yılmaz…

Ricky Gervais’in yeni gösterisi “Mortality” 30 Aralık’ta, Cem Yılmaz’ın yeni gösterisi “CMXXIV” ise 31 Aralık’ta Netflix’te yayındaydı.

Şöyle 2026’ya gülerek girelim dedik ama olmadı…

Ne oldu? Eleştiriler, linçler yükseldi…

Oysa ki, öncesinde “Hangisi daha çok izlenecek?”, “Acaba hangi konularda güldürecekler, hangi konularda düşündürecekler?” diye merak ederken, bizim memleket yine bildiğini yaptı ve Cem Yılmaz’ın '38’lik çıkışıyla kadınların tepkisini konuşmaya başladı.

Tartışmalara bakıp, “Gerçekten millet balık hafızalı. Adam daha önce ne espriler yaptı, bu mudur yani? Bu hafif bile kaçar, millet saldırmaya ne kadar meraklı. Çok mu hassaslaştık acaba. Eleştiriyi geçtim, sevmediği bir espriyi duyunca tutuklansın falan istiyor” demeden önce, oturdum ve izledim.

Sadece Cem Yılmaz’ı değil, Ricky Gervais’i de izledim elbette. Çünkü kendisinin küçük bir hayranıyım.'Komedyenin suçu ne?' - Resim : 1

İkisinin de gösterileri +18’di.

Cem Yılmaz’ın gösterisi 1 saat 53 dakika, Ricky Gervais’inki ise 58 dakika 22 saniye sürdü.

Cem Yılmaz’ın sahnesi adeta evinin salonu gibiydi.

Ricky Gervais’in sahnesi ise simsiyah fonda, ortasında bir kalp görseli olan bomboş bir sahneydi. Yani sahnede kendisinden başka hiçbir şey yoktu.

Cem Yılmaz’ın sahnesinde koltuk, sehpa, kitaplık ve gösteri boyunca kullandığı çeşitli materyaller vardı. Cem Yılmaz sahneye çıkıp adeta kılıcını çekerken, Ricky Gervais gülerek başladı. Hatta Cem Yılmaz’ın aksine, seyircinin yüksek temposunu susturmaya çalışmadı susturdu.

Cem Yılmaz ise gösteri boyunca yer yer seyircinin temposunu yükseltmeye çalıştı. Hatta seyircinin ruhsuzluğunu da kendince eleştirdi. Bir ara, “Cem Yılmaz bitti diyorlar ama seyirci de geri kalmıyor” tadında bir serzenişte bulundu.

Ricky Gervais ise acımasız bir dürüstlük ve kara mizah eşliğinde stand-up’ına daha ilk beş dakikada vitesi kökledi. Spastik şakası, çocuk cenazesi, İngiltere’deki üçüncü dünya vatandaşı sığınmacılar üzerinden yaptığı İngiltere övgüsü ve Gandhi esprisiyle başladı. Ama öncesinde şunu anlattı: “Geçen seneki gösterimde şikâyetler sayesinde bir numaraya yükseldiğimi anlatmıştım. Bu sene de son gösterimde klavye kahramanları sayesinde yine bir numara oldum. Aptallar yine başardı. Ne zaman ders alacaklar? Adım üç gün boyunca trend oldu” dedi.

Yani Cem Yılmaz’ın yaşadığı süreci düşününce, sanki Ricky Gervais farkında olmadan Türk meslektaşının yaşadığı süreci arka çıkar gibi başladı gösterisine.

Keza Cem Yılmaz’ın yaptığı 38 yaş şakası eski sevgilisi Necla Karahalil’i bile sinirlendirdi. İmalı bir paylaşım yaptı kendisi kurbağalar falanlar, filanlar. 'Komedyenin suçu ne?' - Resim : 2

Hatırlayalım önce Cem Yılmaz ne demişti: “Uzun zamandır kadınlarla vakit geçirmiyorum. 38 yaşında biriyle çıkıyorum. ‘Buldu çıtırı’ diyorlar. 38, ölmek üzere” dedi. 

Başıma bir şey gelmeyecekse Allah aşkına mizah, espiri ne zamandan beri bu kadar dokunuyor insanımıza anlamak mümkün değil. Buna sinirlenen kadınlarda başka hemcinsini yerin dibine sokar o ayrı..

Ben Cem Yılmaz’ı ilk kez 2015 yılında Beyoğlu Leman Kültür’de sahne aldığı akşam izlemiştim. Küçük bir salondu ve tıklım tıklımdı. O zamandan bu zamana da sayısız kez izledim hatırlamıyorum. O zaman nasıl gülüyorsak, şimdi de aynı şekilde gülüyoruz aslında.

Ve şunu çok net söyleyebilirim: Son yıllarda insanlar aşırı derecede hassas!

Bir espriyi bile üstümüze alınacak kadar kırılgan bir toplum hâline geldik. Oysa Cem Yılmaz, yıllardır bundan çok daha sert, çok daha iddialı espriler yaptı. Hatta vitesi zaman zaman çok daha yükseğe çıkardığı oldu.

Bu son gösterisi ise Türkiye’nin mevcut durumunu ve insanların ruh hâlini çok iyi okuyan bir komedyenin temkinli, dikkatli ve kontrollü bir işi olmuş bana göre. 

Bunu bir izleyici olarak değil, bir habercinin gözünden söylüyorum. Yıllardır Cem Yılmaz gösterilerini dikkatle izleyen, yazan ve satırlara döken biri olarak belirtiyorum. 

Cem Yılmaz çok profesyonel, Türk halkını ve nabzını çok iyi bilen, neye dikkat edilmesi gerektiğini çok iyi kestiren bir komedyen. Şu anki konjonktürde neye kırılınacağını, neye hassasiyet gösterileceğini çok iyi biliyor. Ve bence her şey tam da düşündüğü gibi gelişti.

Üç gün boyunca trend listesinde baş köşede yerini aldı.

Budur.

Tıpkı meslektaşı Ricky Gervais gibi, “Üç gün beni konuştular” deyip kahkahayı patlatmıştır.

Velhasıl…

Meslektaşı bir saatlik gösteri yaparken, Cem Yılmaz iki saate yakın sahnede kalıp bu mutsuz günlerde Türk halkını az da olsa güldürebiliyorsa, alkışı hak ediyor gibi geliyor bana. 

Her söze, her espriye alınganlık yaparsak, vah hâlimize!

Öte yandan, bir Ricky Gervais sever olarak şunu da söylemeden geçemem: Bu gösteride kendisini biraz yorgun, hatta sıkılmış ve bunalmış hissettim. Sanki artık güldürmek gibi bir amacı kalmamış gibiydi. Kendisinin “Kariyerimin en samimi ve dürüst gösterisi” dediği bu işini diğerlerine göre çok sevmesem de, beğendim.

En azından bu sevimsiz günlerde iyi geldi.

Az da olsa güldürdü, düşündürdü.

Gerçekten daha ne olsun?

Ve unutmadan; 

Espri; ince anlamlı, güldürürken düşündüren sözdür.

Mizah; ise hayatın güldürücü yönünü ortaya çıkaran bir sanat türüdür.

Yani diyeceğim odur ki:

1-Çok takılmamak gerek.

2-Bazen sadece gülüp geçmek gerek.

3-Her şeyi kişiselleştirmemek gerek.

4-Her şeye takılırsak deliririz.

5-Gülüp geçmek gerek.