'Ortaya karışık sayıklamalar'
Malumunuz, artık bilmeyen yoktur ama hatırlatmak gerekirse; Ozan Güven, eski sevgilisi Deniz Bulutsuz’a şiddet uyguladığı gerekçesiyle 1 yıl 15 aylık hapis cezası almıştı. Günlerce bu konuyu konuştuk. Ben de kendisi için gerçekten ne gerekiyorsa, cezanın en üst limitten verilmesi gerektiğine dair yazılar yazdım...
Çünkü; adalet kim haklı, kim haksız, kim suçlu, kim suçsuz belirledi, gördü ve cezasını verdi.
Fakat bizim insanımız yargı dağıtmaya bayılır. Ozan Güven’e de dağıtmış.
Ozan Güven, Mehmet Aslantuğ ile gittiği Kadıköy’deki bir mekândan “Failler dışarı!” tezahüratları eşliğinde kovulmuş.
Görüntüleri izlerken üzüldüm, böyle bir kötü oldum.
Çünkü biz miyiz bunun cezasını kesecek olan?
Hak var, hukuk var.
Rahatsız olursun, görürsün, kalkar çekip gidersin. Yani şahsen ben, birini yaptığı bir şeyden dolayı çok rahatsız olayım; o mekândan kalkar giderim. Böyle bir hareket sergilemem.
Sevmediğim birini gördüğümdü de kafamı çeviririm.
Diyeceksiniz ki:
“Hayııııırrr. Böyle yapalım, böyle tepkimizi koyalım ki, bunlar da utansın.”
Olmaz, yapamazsın kardeşim.
Ceza diye bir şey var, adalet diye bir şey var, hukuk diye bir şey var. Sen hukukun, adaletin önünde misin ki bir başkasını bir mekândan kovarak cezasını kesiyorsun?
O zaman orman kanunları girer devreye. O zaman sokakta herkes birbirine saldırsın.
Ki son yıllarda olan biraz da bu.
Peki hoş mu? Bence değil.
Görüyoruz işte, arabadan inip kavga edene ceza kesilmeye başlandı. Ama dinleyen yok. Orman kanunu misali, arabada, yine kavgalar devam ediyor. Çünkü insanımız o kadar öfkeli ki; “Cezayı öderim” diyerek bu duruma bile razı oluyor.
Bu mudur yani?
Böyle mi olmalıyız? Bu bize yakışıyor mu?
Bilmiyorum ama Ozan Güven’in görüntüsünü hiç sevmedim, hiç yakıştıramadım insanlara. Ceza böyle verilmemeli diye düşünmekteyim!!!
Ayrıca çatlak sesler şu an yükselmesin; beni bilen biler, şiddeti asla savunan biri değilim. Babam dahi yapsa savunmam. Ki arşivlerde bu konudaki düşüncemi çok net belirttiğim yüzlerce, binlerce yazım var. Laf söyleyeceklerin önce onları açıp okumasını tavsiye ederim.
Memleketten Kanye geçti
Öte yandan, cinsel istismar ve tacizin de bulunduğu çok sayıda şiddet davaları olan, Avrupa’da konserleri yasaklanan, Nazileri savunan Kanye West’in İstanbul konserinde de rekor sayıda insan vardı.
Öyle bir rekor değil. 120 bin kişiden bahsediyorum.
Gerçekten büyük bir kitle.
Ve kim ne derse desin şahane sahne ve kalabalık.
Öncelikle ben Kanye West’i sevmem, dinlemem de. Bir tane şarkısını da bilmem. Ne yalan söyleyeyim; Türkiye’de de da bu kadar seveni olduğunu bilmiyordum.
Şok oldum birçoklarınız gibi.
Ben kendisini Kim Kardashian’dan ve çıkan haberlerden biliyorum.
Sevgilisini yanında çırılçıplak gezdirip, kendisinin yaz-kış demeden kışlık kıyafetlerle dolaşıp bir an bile gülmemesiyle tanıyorum. Ama Allah var bizim memleket güldürmüş kendisini. Konser esnasında bir an gülüyor fark ettiyseniz.
Neyse olay şu ki, o gece bir tarafta Kanye, bir tarafta Bocelli’nin konser vermesi ülkemiz adına da güzel bir şey.
Sonra da Travis Scott geldi. O 18 dakikalık perfomans sergiledi. Keşke biraz Kanye'den ders alabilseydi...
90’lar vardı yani. Evet evet şu meşhur, hepinizin sıkıldığı 90’lar.
Ve hatta 2015’e kadar Türkiye gerçekten böyleydi.
Dünya starları konser vermek için Türkiye’yi arşınlardı. Bir tarafta Rihanna’lar, bir tarafta Jennifer Lopez’ler, bir tarafta Rolling Stones’lar.
Yok yoktu yani.
Aynı gece şahane konserler, devasa organizasyonlar olurdu.
Tekrar o günleri hatırlamak adına, tekrar o günleri anmak adına, tekrar o günleri hissetmek adına keyifliydi görüntüler.
Ben de kaçırmazdım mesela Kanye konserini. Ama adamı sevmiyorum. Bi de ben hayatımda hiç; “Oradaydım” duygusunda da olmadığım için. Ne bileyim koşa koşa gitmedim.
Fakat o atmosferi yaşamak, o kalabalığın için konser atmosferini yaşamak, eski günleri yad etmek adına orada olmak isterdim. Çünkü o duyguyu çok iyi biliyorum ve özlemişim.
Neyse konserdeki bir kısım çoğunluğum; “Oradaydım” demek için gittiğine” yemin edebilirim ama ispat edemem. O da ayrı.
Bizim insanımız seviyor göstermeyi, paylaşmayı, hava atmayı.
Ben artık sadece sevdiğim, keyif aldığım, eğlendiğim konserlerde ve yerlerde olmak istiyorum.
Fakat gidenlerin de ayağına sağlık tabii.
Keyifli zaman geçirmişler belli ki videolardan anladığımız kadarıyla.
Ne diyelim.
Bazı zaman Ozanlar yuhlanır, bazı zaman Kanye’ler alkışlanır. Bu devran böyle döner gider….
Yazara Ait Diğer Yazılar
'Size derdimi anlatabilir miyim?'
'Dört şef, tek menü unutulmaz bir deneyim'
'Kurban Bayramı paylaşma bayramıdır'
'Bir kız çıktı ve okyanuslara meydan okudu: Aysu Türkoğlu'
'Estetik operasyonundan kornea nakline uzanan 3,5 yıl'
'Rotahane ile 81 şehirlik yolculuk “Ata”nın huzurunda tamamlandı'
'Kenan Doğulu 'Yaparım Bilirsin' dedi ve yine yaptı'