'Sevgilinin ya da eşinin telefonunu karıştırır mısın?'

Bitmeyen tartışma konularından biri yine gündemde: “Sevgilinin ya da eşinin telefonunu karıştırır mısın?”

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Sevgilinin ya da eşinin telefonunu karıştırır mısın?'

Bu soru ne yeni, ne ilk, ne de son olacak. Mesleğe başladığım günden bu yana defalarca tartıştık, yazdık, çizdik, konuştuk. Zaman zaman sümen altına itilir, sonra bir olayla, bir açıklamayla yeniden hortlar.

Geçtiğimiz hafta bu soru, Barış Arduç ile örnek gösterilen bir evliliği olan Gupse Özay’a soruldu. Cevabı netti: “Kocam telefon şifresini bana söylemek zorunda değil. Hatta mümkünse hiç söylemesin” oldu. 

Sevilen konu gün yüzüne gelince çiftlere sorulmaya başladı. Soru, Gupse'den sonra Demet Akalın ve Okan Kurt’a da yöneltildi. Demet Akalın ise; “Biz telefonlarımızı karıştırmayız. Zaten telefonlarımızda şifre bile yok” dedi.

Peki sen hangisisin?

Daha net sorayım; Sevgilin ya da eşin telefonu masanın üstünde bırakıp odadan çıksa ne yaparsın?

1-“Bir göz atayım” mı dersin?

2-Yoksa “Asla elimi bile sürmem” diyenlerden misin?

Bak bu soru, insanın kendinle yüzleşme sorusu. Açık ve net yanıt vermek gerek. Karıştırıp, karıştırıp, “Asla karıştırmam” diyenler de var. Onlarda 3’ücün kategori de…

Belki de onlardansın!!! Kim bilir. 

Fakat bu soruya daha net, doğru yanıt veren de yok. Mesela erkekler asla doğru yanıt vermez. Hatta çok eski yıllarda o dönem ana haber sunucusu olan, Reha Muhtar, “Her kadın erkeğinin cep telefonunu karıştırır” dediğinde ortalık ayağa kalkmıştı. Erkekler mevzuyu kabul etmedikleri için kadınlara yükü bırakmak için büyük büyük cümleler kurdular. Tabii o dönem sorulan ünlü kadınların çoğu, “Asla karıştırmam. Her kadın diyerek kadınları aşağılıyorlar” dedi.

Ünlü erkeklerin büyük kısmı da, “Kesin karıştırıyorlardır” diye açıklama yaparak Reha Muhtar’a destek çıkmıştı.

Erkeklerden güç alan Reha Muhtar iddiasını daha da ileri taşıyıp: “Gerçekte bir erkekle sevgili, koca, aşk, flört ilişkisinde olan her kadın erkeğin cep telefonu detaylarını deli gibi merak eder. Punduna getirdi mi de telefonu kurcalar” dedi.

Tamam, hiç evirip çevirmeyeceğim. Ve her zaman doğru neyse o tarafından yazan bir yazar olarak dürüst olacak; Evet biz kadınlar merak ederiz.

Ancak merak ediyoruz diye, her kadın karıştırıyor anlamına gelmez.

Genelleme yapmak yanlış olur. Evet kadınlar merak eder. Ama bence sadece kadınlar değil, erkekler de merak ediyor. Kadın, erkeklerin şifresini istediğinde erkek şifreyi vermez. Ama erkek kadından şifreyi isterse kadın hemen şifresini verir.

Aradaki fark bu sadece…

Çünkü kadınlar genelde yaş tahtaya basmaz. Farkındaysanız yüzyıllardır erkeklerin aldatma hikayelerini konuşuyoruz, kadınların değil!!!

Neyse konumuz bu değil!!!

Konumuza dönecek olursak; mesele telefonun içinde ne olup olmadığı merak etmek değil, o merakı eyleme dökmek.

Telefon karıştırmak; özgüvenle, ilişkiye duyulan güvenle, hatta insanın kendi iç dengesiyle birebir alakalı.

Ben olaya hep şu sorularla yaklaşırım; 

1-Telefonu karıştırdığında karşına çıkacak mesajlara gerçekten hazır mısın?

2-Gördüğün şeyi içinde tutabilecek misin?

3-O mesajı dile getirdiğin anda, geri dönüşü olmayan kapılar açılacağını biliyor musun?

4-Güven ürkek bir kuş gibidir; bir kez uçtu mu, onu tekrar yuvaya koyamazsın.

5-Gördüğün mesaj ilişkiyi bitirmene yetecekse bak. Yok sayacaksan hiç bakma daha iyi diyenlerdenim. 

Çünkü bu işin ortası yok.

Bir de tabii eskisi gibi tek bir mesaj olayı kalmadı ki!!! Artık Allah aşkına nereye bakacaksın, hangi mesaja bakacaksın???

Sosyal medyada gizli mesajlar, WhatsApp’ta kilitli sohbetler, gizli uygulamalar, kaybolan mesajlar. Var da var….

Yani karıştırmak isteyen için seçenek çok da zaman var mı? Ya da huzurunu yok mu sayacaksın.

O yüzden bana sorulduğunda da, ben hep şunu söylüyorum: “Bu düşünceden vazgeçin” hanımlar- beyler. Ben karıştırmam, karıştırılmasını da tavsiye etmem. Neden mi? Çünkü; “Telefonu karıştırdığım zaman o telefon da bir mesaj görürsem, tuhaf bir durum hissedersem içimde tutamam.  O dakika, o saniye söylerim.

Ve ondan sonra o kapıyı vurup çıkmam gerek. O ilişkiyi sağlıklı bir şekilde artık yürütemem. Hem bu telefon karıştırması benim için, sevgi değil; kontrol anlamına geliyor. Kontrol edeceğim bir ilişki de olmak istemem. Çok yorucu ve sıkıcı bir durum.

Zaten bunun adı da ilişki olmaz. Güvensiz, saçma, zoraki bir şeydir onunda içinde olmak istemem. Yani ben karıştırmak istemem ki, şimdiye kadar ne eşimin, ne de sevgilimin telefonunu elime almadım.” 

Tabii madalyonun başka yüzü de var. Diyelim ki şifreyi istedin ki, bence istememelisin ama istedin diyelim. Karşı taraf vermediyse, özellikle kadın için içini yemeye başlar ve “Demek ki sakladığı bir şey var” diyerek iç sesini susturamaz. 

Ki az önce yazdığım gibi: erkek isterse genelde kadınlar veriyor şifreyi. Daha doğrusu yüzdeye vurursak o şifreyi verir. Ama erkekler vermez!!!

Ve bingo!!! Erkeklerin o şifreyi vermemesi, ilişkinin içine atılan sessiz bir kurt gibidir. bu da aman aman düşman başına…

Ve tabii bir de işin karanlık tarafı var. Mesela uyurken parmak bastıranlar, yüz tanıtmaya çalışanlar.. Amanda aman.

Duyuyorum ve her duyduğumda da panikle: “Ya adam o an uyanırsa ne yapacaksın?” Diyorum.

Diyeceğim odur ki, yüzyıllık tartışma konusu yeniden alevlendi. Bu hafta her ünlüye bu soru sorulacak, her masada bu konudu konuşulacak.

Çünkü akıllı telefon modern çağın hem büyüsü hem de bir laneti gibi. Artık bu durumdan vazgeçemiyor ve kopamıyoruz.

Oysa ki, anne ve babalarımız bu konuda ne kadar şanslıymış. Çünkü hayat daha basitmiş. Çevirmeli telefonlar, en fazla sessiz aramalar gelirdi. Sessiz aramadan sonra küçük bir tartışma olurdu belki ama bu kadar paranoya, bu kadar güvensizlik olmazdı. Şimdi ise elimizde koca bir dijital mayın var. İstersen patlatırsın, istersen üstüne basmadan yürürsün.

Bitti, gitti.

Ama yok bu telefon işi sıkıntılı. Fakat tercih senin ve tabii sevgili okuyucu şunu da unutmayınız;

1-Telefonu karıştırarak sadakat yaratamazsın. 

2-Güveni zorla kuramazsın.

3-Ve kimseyi kontrol ederek sevilmezsin.

Ve tabii bence en iyi çözüm çiftlerin birbiri sevip, saygı duyması. Şifre koymadan ilişkiyi rahatlıkla yaşayabilir dürüstlükte olması.

Bu durumda kimse kimsenin telefonunu alıp, bakma ihtiyacı da, bu konuyu konuşma ihtiyacı da hissetmez.

Benim evli bir çift arkadaşım var. En son evlilik yıldönümlerinde yazmıştım Çiğdem ve Ali Akkalay çifti. 30 yıllık evlilere maşallah daha da uzun sürsün. Onların telefonunda da Demet Akalın ve Okan Kurt gibi şifre yok. Ve bu konular hiç konuşulmuyor mesela onların dünyasında.

Ki en sağlıklısı da bu hanımlar-beyler.

Evlilik ya da ilişkinin sırrı; güven…

Benden size tavsiye.