Fotoğraf: GettyImages
Geçmişe dair formlar bugünün temposuna uyarlanırken, koleksiyonlar renkler ve dokular arasında bilinçli kontrastlar oluşturuyor. Bu sezon yalnızca trendler değil, modaevlerinin iç dinamikleri de değişim sinyali verdi ve yaşanan büyük isim değişiklikleri, podyumlara taze bir bakış ve yeni bir enerji kazandırdı. New York, Londra, Milano ve Paris’te sergilenen koleksiyonlar, bu geçiş sürecini net bir biçimde yansıttı. Bir yandan son sezonların güçlü trendleri hala sahnedeyken, diğer yandan katmanlı görünümler, transparanlar ve bol hacimler daha modern ve daha cesur bir tavrı beraberinde getirdi. Kısacası alışıldık kalıpların dışına çıkan, dengeleri bilinçli şekilde bozan ve yeni bir moda döneminin kapısını aralayan bir sezon izledik. Değişen dev isimler tozu dumana kattığına göre şimdi bakışlarımızı 2026 ilkbahar/yaz sezonunun öne çıkan trendlerine çevirmeye hazırız.
Hazırlayan: Merve Güreş
Feminen drama: volanlar, fırfırlar ve romantik silüetler
İlkbahar/Yaz 2026’da romantizm, detay değil, doğrudan ana karakter. Volanlı elbiseler, kabarık etekler ve hacimli kollar podyumlarda adeta ortak bir dil oluşturdu. Chloé, 80’ler referanslı çiçekli mini elbiselerle romantizmi flörtöz bir noktaya taşırken, Alaia ve Balmain, volanları daha kontrollü, daha şehirli bir tavırla sundu.
Spektrumun iki ucu: Cesur renkler & zıt paletler
Sahnedeki renkler artık güvenli alanından çıktı. Kobalt mavisi, Versace ve Victoria Beckham podyumlarında yeni bir nötr gibi iş yaparken, açık yeşil tonları Prada ve Burberry’de “bak ve beni gör” demekten çekinmedi.
Nostaljik ayakkabılar: 90’lar etkisi ve two-tone trend
Bu sezon topuklar yüksek sesle konuşmuyor, zekice fısıldıyor. Çoklu renk birleşimleri, Mary Jane’ler ve alçak topuklar… Celine, Chanel ve Prada, 90’ların sofistike ayakkabı dilini bugüne taşıdı. Retro ama kostüm gibi değil, nostaljik ama fazlasıyla giyilebilir.