İdeal kadın mıyım? Yanıtı: Olmak istemiyorum!

İdeal kadın, günümüzde her şeye yetişmeye çalışan kadın.

İdeal aşk ideal aşık
Belki de ideal aşk yerine gerçekçi aşkı yaşamak daha akıllıcadır, ama aşkın sembolü kalptir, beyin değil!

Sanıyorum, ideal aşıkla mükemmel aşk, insan hayalinin tehlikeli ama çok albenili ürünleridir. Bunlar gerçekte bulunmaz; ancak kurgu romanlar, masallar, efsane ve fi lmlerde mevcuttur. Çünkü dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan mükemmel ile ideal, yani kusursuz, eksiksiz, tamamlanmış insan olmadığı için ideal aşık da olamaz. Madem ideal aşk kurgu roman ve fi lmlerde olur dedim, o halde Hâlid Ziya Uşaklıgil’in şimdilerde yeniden gündeme gelen yasak aşk romanı: Aşk-ı Memnu’dan birkaç örnek vereyim. İdeal bir baba gibi görünen Adnan Bey, kendi yaşına ve kültürüne uygun, çocuklarının da çok sevdiği mürebbiye ile evleneceği yerde, kızı yaşında genç bir kız olan Bihter’i ideal sevgili olarak görür. Yani aslında kendine ideal eş olacak mürebbiyeyi görmez; ayrıca ideal bir baba da değildir. Bihter de sağlıklı genç kadınlar için doğal ve ideal olan genç erkek Behlül’ü arzular. Yani, Adnan Bey de onun için ideal sevgili değildir. Ancak Behlül için, ideal sevgiliden çok sevgililer vardır. Eğer Bihter’le Behlül kavuşsa, mükemmel insan olmadıkları için bir zaman sonra aralarında mutlaka sorunlar baş gösterecektir. Romeo ve Juliet gibi bir efsane aşkın sonu mutlu bitseydi bile aynı insani eksikler baş gösterecekti… Belki de ideal aşk yerine gerçekçi aşkı yaşamak daha akıllıcadır, ama aşkın sembolü kalptir, beyin değil!

İlknur Soydaş (Model): İdeal erkekte artış ileride olabilir!
Çağdaş, ileri görüşlü kendini geliştirmiş, yenilikçi kadın ideal kadındır. Ben de ideal kadına denk düşüyorum. İdeal erkek ise; sanatla da ilgilenmeli, spor da yapmalı. Kişisel bakımına özen göstermeli. Ama şimdiki erkekler maalesef iş bitiyor eve gidiyor, televizyon karşısına geçiyorlar. Ben de ideal erkeğimi buldum. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum.

Semir Aslanyürek (Yönetmen): Sinemada Aliye Rona’dır...
Bana göre ideal kadın, sağlam kişiliği olan, ne istediğini bilen, hiçbir şekilde kendini meta olarak görmeyen, erkek kadar üretime katkısı ve buna paralel olarak toplumda erkekten az olmamak üzere söz sahibi olan, her türlü sömürüye karşı gelen ve adil bir dünya için mücadele bayrağını en ön saflarda taşıyan kadındır. Sinemamızda böyle bir kadın karakteri çizilmiş midir? Hatırlamıyorum. Kadın karakterlerimiz eski Yeşilçam sinemasındaki ya ‘Küçük Hanımefendi’ler ya da ‘buğulu gözlü’ devamlı ağlayan, erkeğin egemenliğinde, daha doğrusu kaderi bir veya birkaç erkek tarafından belirlenen, bedbaht ise yapay bedbaht, mutlu ise yapay mutlu olan kadındır. Eğer ‘ideal kadın’ değil de ‘güçlü kadın’dan bahsedecek olursak, bu da sinemamızda reel haliyle pek yansıtılmış değildir. Güçlü kadın tiplemeleri genellikle Aliye Rona’nın sıklıkla canlandırdığı ‘güçlü ve zalim ana’ tiplemeleridir. Dünya sinemasında ise benim için Rosa Lüksemburg karakteri ideal bir kadın karakteridir.

Şükran Moral
(Sanatçı): Adresi varsa ben de alayım!
Benim ideal kadın ve erkek kavramım, zamanına göre değişiyor. Güvenmek çok önemli… Zeki, kültürlü olmalı ve sevdiği bir işi olmalı. Hayatında birinci planda olmalıyım. Kadın haklarına saygılı olmalı. Evde kadının yükünü azaltmalı. Bana diyet yemeği hazırlamalı. Beni hediyelere boğmalı. Yatakta sinerjimiz olmalı… Kendine bakmalı, ama benim kremlerimi ve parfümlerimi kullanacak kadar değil! İdeal Türk erkeğine rastlamadım, bilen varsa adresini rica edeceğim.