İntikamınız soğuk mu olsun, bol acılı mı?

İntikamınız soğuk mu olsun, bol acılı mı?

Aldatılma ya da terk edilme karşısında insanın ilk tepkisi intikam almak olabiliyor. Üzülmek ve öfke duymak son derece insani bir duygu ancak ‘intikam soğuk yenen bir yemektir’ diyerek inceden inceye hesaplar yapmak ya da kendinize acı çektirmek doğru değil...

KONTROL BENDE MESAJI
İntikam alan bir kişi eski sevgilisine; ‘Sen beni bu duruma düşürdün ama ben de sana bunları yaptım, bu kadar ezik değilim, beni yok sayamazsın, istersem seni böyle rezil ederim’ mesajı veriyor. Bu mesajı veriyor olmak, kişiye aldatılma veya terk edilme ile kaybettiği kontrolü tekrar ele almış gibi hissettiriyor. Bu his o an için paha biçilmez bir keyif veriyor, hele bir de eski sevgili çok üzülmüş veya çok öfkelenmişse problem çözüldü, hınç alındı sanılıyor. Ancak aslında bu geçici bir rahatlık sağlıyor, kalıcı değil!

ÜZÜLMEK GAYET NORMAL AMA...
Uzman Klinik Psikolog Kamil Ertekin, “Böyle bir durumla karşılaşıp da üzüntü veya öfke duygusu yaşamamak mümkün değil. Üzüntü ve öfke duygusu, tıpkı sevinç ve mutluluk gibi yaşamamız gereken en temel duygulardan. Önemli olan bunu nasıl yaşadığımız. Bu duyguları saldırganlığa dönüştürmeyi veya dönüştürmemeyi tercih etmek bizim elimizde” diyor. İntikam, başka bir ifadeyle saldırganlık geçici bir rahatlık sağlıyor. Kendimize olan güvenimizi güçlendirmiyor ya da değersiz olduğumuz düşüncesini aşmamızı sağlamıyor. Ertekin’e göre, bu durumla karşılaşan bireyin öncelikle üzüntü duygusunu yaşaması gerek. Bu yas süreci gibi bir şey. Sevdiği, inandığı kişi onu bırakmış, başka birini tercih etmiş ya da başka biri olmasa da onsuz olmayı tercih etmiş. Kişinin bunun kendisinde yarattığı varoluşsal yalnızlıkla yüzleşmesi gerekiyor.

ALDATMA MI, SADAKATSİZLİK Mİ?
İlişkiye üçüncü bir kişinin girmesi aldatma olarak tanımlanıyor. Ancak Psikolog Kamil Ertekin ‘aldatma’nın tehlikeli bir tanım olduğunu, çünkü bu tanımın kişinin yaşadığı üzüntü ve öfkeyi daha da yoğun yaşamasına neden olduğunu söylüyor. Ertekin, “Aldatıldım diyen bir kişi; ‘ben fark edemedim, göremedim, aptalım, nasıl göremem’ diye kendini suçlamaya başlıyor. Bu nedenle aldatmak yerine sadakatsizliğe uğramak kelimesini kullanmak daha doğru. Çünkü aslında evli olsun ya da olmasın, birlikte olan kişiler birbirlerine sadakat yemininde bulunur. Birbirlerine ‘seninle beraber olduğum sürece başkasıyla beraber olmayacağım’ mesajı verirler. Bu bir güvencedir. İlişkiye üçüncü kişiyi sokan taraf sadakat yeminini bozmuş olur. Bu, yemini bozan kişinin yetersizliği ile ilgili bir şeydir. Sadık kalanın değil! Sadakatsizliğe uğrayan kişi öncelikle bu şekilde düşünmeli” diyor.

PEKİ, NE YAPACAĞIZ?
Böyle bir durum yaşadığınızda yapmanız gereken en önemli şeylerden biri travmayla beraber oluşan olumsuz inançlarınızı sorgulamak. Kendinize, “Partnerimin bana bunları yapmış olması benim değersiz, yetersiz, sevgiye değer olmadığımı kanıtlar mı? Bu durumun başka bir açıklaması olabilir mi? Çok yakın bir arkadaşım kendisini değersiz ve yetersiz hissetse ona neler söylerdim?” şeklinde sorular sormak yardımcı olabilir.

DESTEK ALABİLİRSİNİZ
Psikolog Kamil Ertekin, bazı durumlarda kişinin bu süreci kendi başına aşmakta güçlük çekebildiğini, bu gibi zamanlarda bir psikoterapistten yardım almanın en doğrusu olduğunu söylüyor. İlişki travmalarına yönelik çeşitli psikoterapi yöntemleri uygulandığını belirten Ertekin, bu yöntemlerden en etkililerinden birinin de EMDR tekniği olduğunu, bu teknikle olumsuz inançların değiştirilebildiğini belirtiyor.

ERKEKLER AĞLAMAZ!
Aslında kadın da erkek de terk edilme ya da aldatılma halinde aynı duyguları yaşıyor. Burada iki duygu ön plana çıkıyor: Üzüntü ve öfke. Ancak erkekler genelde üzüntü duygusunu göstermeyip, öfke duygusunu göstermeyi tercih ediyor. Bunun kültürel kodlamaların bir sonucu olduğunu belirten Psikolog Ertekin, “İçinde yaşadığımız toplum, erkeklere insanüstü bir güce sahip olduğu düşüncesini dayatmıştır. ‘Erkek adam ağlamaz, delikanlı adam üzülmez’i öğretmiştir. Nilüfer’in ‘Erkekler Ağlamaz’ şarkısı da bunun en güzel örneklerinden biri” diyor.

KADINLA ERKEĞİN YÖNTEMLERİ FARKLI
“Kadınlar genelde hem üzüntülerini belli eder hem de uygun ortam bulurlarsa öfkelerini saldırganlığa yani intikama dönüştürebilirler” diyen Ertekin, “Kadınların intikamı zaman zaman fiziksel şiddet olarak ortaya çıksa da çoğu zaman eşyaya zarar verme, yakın çevreye eski sevgili hakkında karalama kampanyası yürütme, yeni sevgili bulup kıskandırma şeklinde oluyor. Erkekler ise kadınların yaptıklarına ek olarak fiziksel şiddeti de kadınlara göre daha fazla uyguluyor. Ülkemizde yaşanan kadın cinayetleri bunun en üzücü örneklerinden. Kadınları sahip oldukları bir varlık olarak görme yanılgısı içinde olan erkeklerin sayısı azımsanmayacak ölçüde. ‘Ya benimle olursun ya da kimseyle olamazsın, olursan intikamımı alırım’, ‘Ya benimsin ya kara toprağın’ tarzı düşünceler erkeklerde çok daha yoğun maalesef…” diyor.