Bir 'çocuk adamla' birlikte olduğunuzu gösteren 12 işaret
İlişkinizde alarm zilleri çalıyor olabilir! Gerçek bir yetişkinle mi, yoksa bir çocuk adamla mı birliktesiniz? Bu 12 madde sayesinde bunu anlamanız artık çok kolay...
Hayatını düzen ve sorumluluk üzerine kuran bir kadın, başlangıçta enerjisine hayran kaldığı sevgilisinin zamanla sorumluluktan kaçan bir "çocuk adama" dönüşmesini izliyor.
"YETİŞKİNLE Mİ BERABERİM YOKSA ÇOCUKLA MI?"
Ev işlerinden maddi yükümlülüklere kadar her şeyi boş veren, vaktini sadece oyun başında geçiren partneri, artık bir hayat arkadaşından çok bakıma muhtaç bir çocuğu andırıyor. Yerden kıyafet toplarken sabrı taşan kadın ise şu soruyu soruyor: "Ben bir yetişkinle mi, yoksa büyümeyi reddeden bir çocukla mı beraberim?"
İlişkinizi çözümlemek için bu 12 maddeye ihtiyacınız var...

1. EVİ TAM BIR KAOS ALANI
Arkasında her zaman bir dağınıklık izi bırakır. Öyle ki, bazı "çocuk adamların" dairesini ilk kez görenler, içerideki manzarayı hırsız girmiş sanıp çığlık atacak kadar dehşete düşebilir.
2. HALA BİR ÜNIVERSİTE ÖĞRENCİSİ GİBİ DAVRANIYOR
Yaşı çoktan ilerlemiş olsa da yaşam tarzı hala kampüs yıllarının ötesine geçememiştir. Arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde sergilediği "kontrolsüz ergen" tavırları, bitmek bilmeyen parti merakı ve dozunu ayarlayamadığı şakalarıyla, yetişkin dünyasına girmeyi inatla reddeder.
3. HER ZAMAN BAHANELERİ VAR
Verilen sözlerin tutulmamasından ödenmeyen borçlara kadar her başarısızlık için hazır bir mazereti vardır. Sorunların merkezindeki asıl ismin kendisi olduğu gerçeğiyle yüzleşmek yerine, suçu her zaman başkalarına veya şartlara atmayı tercih eder.
4. MADDİ SORUNLARI HİÇ BİTMEZ
Onun finansal problemleri geçici bir şanssızlık değil, bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Maddi sorumluluk almak yerine, finansal kaosun içinde savrulmayı tercih eder.

5. GERÇEKLİKTEN KAÇIŞ ARAÇLARINA BAĞIMLIDIR
Onun hayatı, dış dünyadan kopmasını sağlayan belirli alışkanlıklar etrafında döner. Bu aktiviteleri sadece boş zaman değerlendirmek için değil, saatlerce gerçek sorumluluklardan uzaklaşmak için kullanır.
6. ONA GÜVENMEK İMKANSIZDIR
En çok ihtiyaç duyduğunuz anlarda yanınızda olmasını beklemek, genellikle boşa çıkan bir umuttur. Söz vermek onun için kolay, tutmak ise neredeyse imkansızdır. Sizi yarı yolda bıraktığında suçluluk hissetmek yerine, olayı önemsizleştirmeye çalışır.
7. ELEŞTİRİYE TAHAMMÜLÜ YOKTUR
Onun dünyasında her türlü geri bildirim birer kişisel saldırıdır. Kendini tartma veya davranışlarını sorgulama yetisi gelişmemiştir. Hatalarını düzeltmesi için yapacağınız yapıcı bir uyarı bile, anında sert bir savunma duvarına çarpar.

8. STRESLE BAŞA ÇIKAMAZ
Hayatın doğal stres faktörleri karşısında yetişkin bir duruş sergileyemez. Kendi gerginliğini dünyanın en büyük sorunuymuş gibi yansıtır ve bu ruh halini çevresindekilere saldırmak için bir bahane olarak kullanır. Eğer öfkesini dışarı vurmuyorsa, dünyayla bağını koparıp saatlerce süren oyalayıcı hobilerinin veya alışkanlıklarının arkasına saklanmayı seçer.
9. 'CİDDİ KONULAR' ONUN KORKULU RÜYASIDIR
Gelecek planları, evlilik ya da çocuk sahibi olmak gibi hayatın dönüm noktalarından bahsettiğinizde karşınıza ya aşılmaz bir sessizlik duvarı örer ya da konuyu değiştirmek için elinden geleni yapar.
10. YAŞINA UYGUN SORUMLULUKLARI YERİNE GETİREMEZ
Sıradan bir ev işi, fatura takibi veya basit bir randevu organizasyonu onun için içinden çıkılmaz birer kaosa dönüşebilir. Kendi işini halledememe konusundaki bu "çaresizliği", zamanla tüm yükün sizin omuzlarınıza binmesine neden olur.
11. YETERSİZLİĞİ BİR SILAH OLARAK KULLANIR
Buna bir nevi "işten kaçma sanatı" da diyebiliriz. Bir işi o kadar kötü yapar veya o kadar çok soruyla sizi boğar ki, sonunda "Ben yaparım!" demek zorunda kalırsınız. Bu, aslında sorumluluktan kurtulmak için kurgulanmış bir manipülasyon yöntemidir...

12. SEVGİLİ DEĞİL, ADETA BİR EBEVEYN OLURSUNUZ
Sürekli arkasını toplamak, hatalarını düzeltmek ve ona nasıl davranması gerektiğini hatırlatmak sizi zamanla partnerden çok bir 'bakıcı' rolüne sokar.