İlk buluşmada verilen siparişler kişiliğinizi ele veriyor

İlk buluşmada söylenen ilk söz kadar verilen ilk sipariş de önemlidir. Salata mı, pizza mı, sushi mi? Yemek tercihleri; özgüven, konfor alanı, paylaşımcı ruh ve hatta ilişki beklentileri hakkında şaşırtıcı ipuçları verebilir. Menüdeki seçimlerin ardındaki karakter analizini keşfedin.

İlk buluşmada verilen siparişler kişiliğinizi ele veriyor
İrem Naz Güvel

İrem Naz Güvel


Günler süren mesajlaşmalar, doğru emoji arayışları, Instagram’dan stalk derken sonunda o ilk buluşma günü geldi çattı. İlk buluşmaların en kritik anı genelde yanlış tahmin edilir. İlk cümle ve ilk bakış sanılır. Asıl dönüm noktası menüyü açınca başlar. Kararsızların kabusu,“Ne sipariş edeceğiz?” sorusu her şeyin başlangıcı. Yemek tercihinde yönlendirmek isteyen de var, topu zarifçe karşıya atan da. Özellikle ilk buluşmalarda sipariş ettiklerimiz farkında olmadan kişiliklerimizin de bir yansıması olabiliyor.

Eğer iyi okunursa siparişler, date’in gidişatını belirlemede önemli ipuçları taşır. Çünkü ilk buluşmada kimse tamamen filtresiz olmaz. Bazen, normalde asla seçmeyeceğin bir şeyi “cool” görünmek uğruna sipariş edilebilir veya tam tersi, daha özgür ve rahat görünmek için konfor yemeği tercih edilebilir.

İlk buluşmada verilen siparişler kişiliğinizi ele veriyor - Resim : 1

“Ben hafif bir şey alayım”
Salata, bowl veya “fazla kaçmayan” o güvenli seçim. Sadece ne yediğini bilen değil, nasıl göründüğünü de tartan bir profil var karşımızda. Denge önemli ama bu yanlış anlaşılmamak için, fazla açılmamak için de atılmış bir adım olabilir. Önce ortamı yoklayan, ardından kendini yavaş yavaş gösteren, kontrollü bir mesafe söz konusu. Bir de dönemin “Ben sağlıklı besleniyorum, beni öv”cüleri de var. Bahsi geçen profiller, sağlıklı hayat felsefesini bir trend olarak kullanan ve bununla hava atmaya çalışanlar. Bu kişiler, trendler değiştikçe yönünü kolayca değişime açık olacaklardır. Bu da ilişkilerde benzer bir dalgalanma yaratabilir. Bu yüzden ilişki de pek “sağlıklı” olmayabilir.

Güvenli alan seçicileri
Lise, üniversite date’lerinin vazgeçilmez ilk mekanı, tabii ki fast food’cular. Happy meal’lar bir noktada happy date’lere evriliyor. Ancak adı gibi hızlı başlayan aşklar, hızlı sonlanabiliyor. Yetişkinlik döneminde de hamburger vazgeçilmez bir ilk buluşma yemeği oluyor. Hamburger samimi bir seçim gibi görünebilir ancak dikkatli olmak gerekiyor. Hamburger seçen biri genelde konfor alanını bilen ve biraz da nostalji seven biridir. Ne istediğini çok dramatize etmeden net tercihlerde bulunup, ilk buluşmayı “fazla büyütmeden” yaşamak istiyor olabilir.

İnce hamur tercihi
Pizza için ayrı bir tez yazılmalı. Çünkü pizza sadece bir “pizza” değildir, nasıl seçildiği ve nasıl yenildiği her şeyi değiştirir. Hamur tercihinden dilimine kadar geniş bir mevzu. İnce hamur tercih edenleri abartıdan kaçınan hafiflik isteyenler olarak yorumlayabiliriz. Kalın hamur ise daha konfor odaklıdır. Doymak ister ya da kısaca açtır. Bir de pizza kenarları meselesi var. Kenarları yemek ya da bırakmak. Kenarları tabağın köşesinde bırakan biriyle son kırıntısına kadar bitiren biri aynı sinyali vermez. Kenarları da yiyorsa, başladığı işi yarım bırakmayan, keyif aldığı şeyi sonuna kadar götüren biriyle karşı karşıya olabilirsiniz.

Al dente seçimler
Makarna çok ince bir çizgide yer almasının sebebi, bir kesimin makarnaya dışarıda para ödemenin gereksiz ve anlamsız olduğunu düşünmesinden kaynaklanıyor. İlk buluşmada, “Makarnaya para mı ödüyorsun?” söylemiyle karşı karşıya kalınma ihtimali yüksek. Karşı taraf bunu dile getirmese bile, aklından mutlaka geçirecektir. Makarna seçen biri genelde ortamın tansiyonunu iyi okuyan biridir. Ne fazla iddialı ne de silik, dikkat çekmeden uyum yakalamaya çalışır. Bu yüzden sıcak ve ulaşılabilir görünür ama aynı zamanda kendini fazla ortaya koymadan ilerlemeyi seçer.

Little little, into the middle
“Ortaya bir şeyler mi söyleyelim?” teklifiyle sınırlar biraz daha esneyecektir. Paylaşmak, ilk buluşmada hızlı bir yakınlık kurma yöntemi. Resmiyeti kırar, ortamı yumuşatır, mesafeyi azaltır. Bu seçenek, genelde sosyal, uyumlu ve iletişime açık kişilerden gelir. Yalnız hareket etmektense birlikte deneyimlemeyi tercih ederler. Ama dikkat, bunun bir test olma ihtimali de aklınızda bulunsun. Karşı taraf, bir çeşit “kuruyemiş testi” uyguluyor olabilir. Bu testte, birine kuruyemiş ikram edildiğinde nasıl davrandığına bakılar. Örneğin sadece sevdiğini seçen “seçici”, her şeyden yiyen “uyumlu”, paylaşan “düşünceli”, sana uzatan “ilgili”, gizlice kajuları yiyen “sinsi” gibi değerlendirilir.

Ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey
Tatlı yiyelim, tatlı date’ler yaşayalım. Tatlıcılar genelde masanın enerjisini yukarı çeken taraftır. İlk buluşmayı keyifli bir an olarak yaşamak isterler. Bir şekilde kötü senaryolara karşı küçük ama etkili bir önlem alırlar. Bu yüzden işler istenildiği gibi gitmezse de “En azından ağzımızın tadı kaçmadı” derler. Aynı zamanda yakınlaşmanın en pratik yollarından biri. Başta kendi tabağında duran o tatlı, sohbet ilerledikçe, “Şunun bir tadına baksana” seviyesine yükselebilir.

Chopstick savaşı
İlk buluşmada sushi, biraz niş bir tercih. Yemek tercihinin dışında bir yaşam tarzı, bir zevk beyanı gibi sunulur. Bu seçimi yapanlar genelde kendilerini daha “global”, daha seçici ve biraz daha rafine bir yerde konumlandırıyor olabilirler. Ama sushi burada iki farklı karakteri ortaya çıkarıyor. Birincisi gerçekten bunu seven ve doğal şekilde tercih edenler. İkincisi ise bu seçimin taşıdığı imajı bilen ve onu kullananlar. İlk anda chopstick savaşında bulunmak ilişkinizde karate yapıyormuş hissiyatı yaşatabilir.

Afili tercihler
Menüde adı uzun, içeriği belirsiz, telaffuzu zor bir yemek seçildiğinde genelde iki ihtimal vardır, ya gerçekten merak ya da gösteriş meraklısıdır. Afili seçimler, ilk buluşmada “Ben sıradan değilim” demenin en hızlı yolu. Eğer seçim doğal durmuyorsa, küçük detaylar hemen ele verir. Fazla açıklama yapmak, yemeği anlamaya çalışırken gerilmek seçimin “gösteriş” tarafını ortaya çıkarır. Ama eğer kişi gerçekten yeni tatları ilk buluşmada denemek istiyorsa, yeniliklere açık ve kolayca ortama uyum sağlayabilen maceracı bir ruha sahip demektir.

Ocakbaşı aşklar
İlk buluşmada kebap, özellikle lahmacun söylemek “fazla samimi” bir tercih. Bu seçimin, yüksek bir rahatlık seviyesine işaret ediyor. Karşı tarafın ne düşüneceğinden çok, kendi keyfine odaklanan biriyle date’e çıkılmış belli ki. Bu da genelde özgüvenle karıştırılır ve çoğu zaman da doğrudur. Ama bu rahatlık karşı tarafı rahatsız etme olasılığı yüksek. Çünkü kaç kere ilk buluşmada lahmacun yemeğe gittiniz? Karşımızdaki kişi burada bilinçli olarak hiçbir konuda kendini kısmadığının mesajını vermek istiyor olabilir. İlk buluşmalar biraz mesafe ister, biraz da merak. Bu yüzden lahmacun gibi fazla rahat bir tercih, bazıları tarafından kendilerine karşı bir saygısızlık olarak algılanabilir.

Bir çaya çıkalım
Sadece kahve date’i yapmak küçük bir kaçış planı içerir. Buluşma beklendiği gibi gitmezse, kahve bitince kalkmak kolaydır. Eğer enerji tutarsa, kahveden yemeğe geçiş zaten kendiliğinden olur. Yani başlangıçta sadece kahve seçmek çoğu zaman, “Emin değilim ama şans vermek istiyorum” mesajı içerir. “Çaya çıkmak” speed date’in bir evrilmiş versiyonu. O yüzden dikkatli adımlar atmak çok önemli.

İlk buluşmada verilen siparişler kişiliğinizi ele veriyor - Resim : 2

“Menüde adı uzun, içeriği belirsiz, telaffuzu zor bir yemek seçildiğinde genelde iki ihtimal vardır, ya gerçekten merak ya da gösteriş meraklısıdır.”

Menüdeki red flag’ler

  • Tabağınızdan patates kızartması çalması.
  • “Yemeği seviyorsun sanırım” diye iğneleyici “çok yemek yediğinizi” ima etmesi.
  • Sürekli yemekleri sağlıklı veya sağlıksız diye yargılaması.
  • Menüye 10 dakika bakıp hala karar verememesi.
  • Çalışanlara fazla sert davranması.
  • Yemeğin tadına bakmadan tuz dökmesi.
  • Ne yiyeceğinize karışması.
  • Tatlısını paylaşmaması.