Amanda Seyfried'ın 'The Testament of Ann Lee' filminin Berlinale 2026 prömiyerinde kırmızı halı şıklığı

Amanda Seyfried, yeni filmi 'The Testament of Ann Lee'nin Berlin prömiyerinde tercih ettiği bakır metalik ve tül detaylı görünümüyle kırmızı halı zarafetini sergiledi.

1 / 5
Amanda Seyfried'ın 'The Testament of Ann Lee' filminin Berlinale 2026 prömiyerinde kırmızı halı şıklığı - Resim : 1

2026 Berlin Uluslararası Film Festivali, sinema dünyasının iddialı yapımlarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Festival kapsamında, başrolünde Amanda Seyfried’in yer aldığı "The Testament of Ann Lee" filminin galası gerçekleştirildi ve film ekibi kırmızı halıda yer aldı. Berlinale Palast’ta gerçekleşen galada Seyfried, filmdeki rol arkadaşı Viola Prettejohn ve yönetmen Mona Fastvold ile kırmızı halıda bir araya geldi.  

2 / 5
Amanda Seyfried'ın 'The Testament of Ann Lee' filminin Berlinale 2026 prömiyerinde kırmızı halı şıklığı - Resim : 2

METALİK DOKUNUN GÜÇLÜ DURUŞU VE ROMANTİK TÜLLER

Amanda Seyfried, festival stiliyle zarafeti modern bir dokunuşla birleştirdi. Ünlü oyuncu, bakır tonlarında metalik yansımalı bir üst gövdeye sahip, etek kısımları ise kat kat tüllerle hareketlendirilmiş bir elbise tercih etti. Metalik dokunun yarattığı güçlü duruş, tülün yarattığı romantik hava ile dengelenerek festivalin atmosferine uygun bir görünüm sergiledi. 


3 / 5
Amanda Seyfried'ın 'The Testament of Ann Lee' filminin Berlinale 2026 prömiyerinde kırmızı halı şıklığı - Resim : 3

GERÇEK BİR HİKAYE

Yönetmenliğini Mona Fastvold’un üstlendiği, senaryosunu ise Fastvold ile Brady Corbet’in kaleme aldığı film, Shaker hareketinin kurucusu Ann Lee’nin gerçek yaşam öyküsüne dayanıyor.


4 / 5
Amanda Seyfried'ın 'The Testament of Ann Lee' filminin Berlinale 2026 prömiyerinde kırmızı halı şıklığı - Resim : 4

AMANDA SEYFRIED, ANN LEE'YE HAYAT VERİYOR

Seyfried, takipçileri tarafından "kadın Mesih" olarak görülen, cinsiyet ve sosyal eşitlik savunucusu Ann Lee’ye hayat veriyor. Lewis Pullman ve Thomasin McKenzie gibi isimlerin de kadrosunda yer aldığı yapım, bir ütopya kurma çabasını, Shaker topluluğuna özgü geleneksel ilahiler, danslar ve Daniel Blumberg imzalı müziklerle harmanlıyor.