Burçin Terzioğlu: Araştırma yapılmış, Türkiye'de tek isim benmişim
Henüz 4 yaşında adım attığı setlerde 40 yılı geride bırakan Burçin Terzioğlu, Türkiye’de sadece kendisinin sahip olduğu şaşırtıcı bir unvanı açıkladı. Ünlü oyuncu, projeleri kabul ederken asla taviz vermediği "kırmızı çizgileri" ve meslek hayatına dair merak edilenleri paylaştı. İşte tüm detaylar...
Burçin Terzioğlu, YouTube’da yayınlanan ‘İbrahim Selim ile Bu Gece’ programına konuk oldu. Henüz 4 yaşında adım attığı oyunculuk mesleğinde 40 yılı geride bırakan Terzioğlu, kariyerine dair ilgi çekici bir veriyi paylaştı. Sendikadan aldığı bilgilere göre, çocuk yaşta başlayıp hiç ara vermeden oyunculuğu sürdüren isimler arasında Türkiye’de tek örnek olduğunu belirtti.
SETLERDE GEÇEN 40 YIL
Burçin Terzioğlu 40 yılı aşkın süredir setlerde geçen meslek hayatını ve neden bu alanda Türkiye’de tek örnek olduğunu şu sözlerle belirtti:
“Ben sete doğdum. Yıllarım sette geçti. Başladığım gibi hiç ara vermeden devam ettim. Bir araştırma yapılmış. Sendikadan aldım bu haberi. Bu dünya genelinde bütün ülkelerde yapılan klasik bir araştırmaymış. Türkiye’de tek çıkmışım. Çocuk yaşta oyunculuğa başlayıp hiç bırakmadan hala devam ettiren tek isim Türkiye’de benmişim. Şaşırdım duyduğumda, hoşuma da gitti tabii.”
“ÇALIŞMADIĞIM DÖNEMDE KENDİMİ BİRAZ MUTSUZ HİSSEDİYORUM”
Çalışmadığı dönemlerde kendini mutsuz hissettiğini belirten Terzioğlu, set ortamını kendi yaşam alanı olarak gördüğünü ekledi:
“Çalışmadığım dönemde kendimi biraz mutsuz hissediyorum. Çünkü set gerçekten benim yaşam alanım. Oraya doğdum, oraya büyüdüm. Ne kadar yorulsam, ne kadar söylensem de çok mutlu oluyorum sette.”
BURÇİN TERZİOĞLU'NUN KARAKTER SEÇİMİNDEKİ KIRMIZI ÇİZGİLER
Deneyimli oyuncu, bir projeyi kabul ederken karakterin toplumsal etkilerini ve etik duruşunu ön planda tuttuğunu vurguladı. Şiddetin normalleştirilmesine karşı mesafeli bir duruş sergilediğini belirten Terzioğlu, seçim kriterlerini şöyle anlattı:
“Seçeceğimiz karakterlerin eylemleri ve insanlara efekti benim için önemli. İnsanları ayrıştırmayan, ötekileştirmeyen, yaptığı kötü olan şeyleri olumlamayan ya da kötü bir şey göstereceksen de bunu bir sebebe bağlayacak karakterleri oynamayı seçiyorum. Kadına şiddetin normalleştirilmediği ya da insana şiddetin normalleştirilmediği hikayeleri seçmeye çalışıyorum.”