Sinemada 'estetikli yüz' devri kapanıyor mu?
Artık tam anlamıyla "sıradan" yüzleri beyaz perdede görebilmemiz mümkün mü? Son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle artan estetik operasyonları ekranlarda da sıklıkla görüyorduk; ancak bu devir artık kapanıyor gibi görünüyor...
Beyazperdede yeniden ‘doğal suratlar’ görmeye başladık. Ufak estetik dokunuşlara ve bu dokunuşların yarattığı mimiksiz ama bir o kadar da ‘kusursuz’ yüzlere hepimiz alışmıştık. Ancak bu algı yavaş yavaş kırılmaya başlıyor; çünkü artık bu kusursuzluk etkisi, hikayenin olay örgüsünden bağımsız olarak odaklanacak başka bir nokta sunuyor. Birçok yapımcının, bu gereksiz odak noktalarının önüne geçmeye çalışıldığı düşünülüyor.
Fotoğraf: Hamnet
"ONUN YÜZÜ HER ŞEYİ ANLATIYOR"
Valerie Monroe, Allure’da yayımlanan yazısında, beyazperdede yeniden ‘doğal suratlar’ görmemiz konusuna değinmişti; bu oldukça dikkat çekiciydi. Hamnet’in başrol oyuncusu, Altın Küre’de ‘Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu’ seçilen Jessie Buckley’i şu sözlerle anlatıyordu Monroe:
"Tam anlamıyla “sıradan” bir yüz: Biraz asimetrik, genç, henüz neredeyse hiç çizgilenmemiş. Ancak bir enstrüman olarak Buckley’nin yüzü adeta bir senfoni; bizi filmin olay örgüsü boyunca öfke ve kederin hırçın akorlarıyla yönlendiriyor, ardından şefkatin uyumlu notalarıyla sarıyor. Bunu nasıl başarabiliyor? Size söyleyebileceğim tek şey şu: Onun yüzü her şeyi anlatıyor."
Fotoğraf: Hamnet
'MAR-A-LAGO YÜZÜ'
Sosyal medyanın dayattığı dar güzellik standartlarına benzeme çabasıyla ortaya çıkan 'tek tipleşme', bugün 'Mar-a-Lago yüzü' olarak bilinen bir görünüme yol açtı. Popüler kültürde ve sosyal medyada lüks, gösterişli ve zengin yaşam tarzını yansıtan bir manzara anlamında kullanılan bu terim, artık insan yüzlerinde de görülüyor. Bu görünümü ise abartılı dudaklar, kırışmayan bir alın ve "neredeyse" kusursuz bir yüz olarak tanımlayabiliriz.
Credit: Instagram: @katebeckinsale
"YAPAYLIK TEHDİDİNE KARŞI BİR UYANIŞ"
Monroe, Allure için yayımladığı yazısında şu sözleri dile getiriyor: "Aşırı estetik müdahalelere boyun eğmeyi reddeden pek çok ünlü isim var. Bu durumu, toplumsal bağlarımızı zayıflatan o yapaylık tehdidine karşı bir uyanış olarak görüyorum."
Genç oyunculardan Keri Russell, Claire Danes ve Olivia Colman; orta kuşaktan Parker Posey, Robin Wright ve Jodie Foster; usta isimlerden ise Kathy Bates, Helen Mirren, Catherine O’Hara ve Jean Smart… Allure’un yazısına göre, hiçbiri o ‘mükemmelleştirilmiş’ yüz şablonuna teslim olmamış; bu durum, tekil bir tercihten çok toplu bir direnişi andırıyor...
Fotoğraf: The Beast in Me