Haluk Bilginer'den, Angelina Jolie hakkında samimi açıklama
Usta oyuncu Haluk Bilginer; 'Maria' filmindeki rol arkadaşı Angelina Jolie hakkındaki izlenimlerinden mesleğin zorluklarına, yaşam felsefesinden kişisel alışkanlıklarına kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. İşte o röportajdan öne çıkanlar...
Türk tiyatrosunun ve sinemasının usta ismi Haluk Bilginer, konuk olduğu MonarTalks programında kariyer yolculuğundan özel hayatına, oyunculuk disiplininden dünya yıldızı Angelina Jolie ile olan çalışma sürecine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"İNSAN GİBİ İNSAN"
Haluk Bilginer’in son dönemdeki en önemli projelerinden biri olan, Pablo Larraín imzalı "Maria" filmi, efsanevi opera sanatçısı Maria Callas'ın 1970’li yıllarda Paris’teki son günlerini ve yaşadığı derin yalnızlığı konu alıyor. Filmde Callas’ın büyük aşkı, dünyaca ünlü Yunan armatör Aristotle Onassis karakterine hayat veren Bilginer, başrolü paylaştığı Angelina Jolie hakkındaki gözlemlerini şu sözlerle aktardı:
"Çok iyi, çok içten ve samimi bir insan. Hiç 'star' havaları yok. İnsan gibi insan. Çok aydın ve politik olarak doğru yerde duran biri"
Larraín'in "Jackie" ve "Spencer" ile başladığı biyografik üçlemesini tamamlayan bu film, Bilginer'in Onassis rolündeki karizmatik performansıyla hem Türkiye'de hem de uluslararası sinema çevrelerinde büyük ilgi görmüştü.
"İLK 40 YIL ZORDUR, ONDAN SONRA BİRAZ KOLAYLAŞIR"
Oyunculuğa karar verme sürecini paylaşan Bilginer, 16 yaşına kadar hedefinin kimya mühendisi ya da doktor olmak olduğunu, ancak ortaokul yıllarında kendini keşfederek konservatuvara yöneldiğini belirtti. Mesleğe yeni adım atacak gençlere ise oldukça gerçekçi bir tavsiyede bulundu:
"Gençler bana sorduğunda diyorum ki; 'Eve gidin, başınızı yastığa koyun ve sorun: Oyunculuk dışında başka bir şey yaparak eşit derecede mutlu olabilir miyim?' Cevap 'evet' ise sakın oyuncu olmayın. Çünkü bu bir gül bahçesi değil, dikenleri çok bol. İlk 40 yıl zordur, ondan sonra biraz kolaylaşır"
"OYUNCU OLMAK 'İNSAN' OLMAKTIR"
Bilginer’e göre oyunculuğun sırrı teknik becerilerin ötesinde, "insan" kalabilmekte yatıyor:
"İyi oyuncuya seyirci karar verir. Oyuncu olmak "insan" olmaktır, "aktör" gibi davranmak değil. Sahneye çıktığında aktörlük yasaktır; insana benzemeniz gerekir. Anın içinde olmalısınız, planlamamalısınız."