Ufuk Özkan, 11 saatlik karaciğer nakli ameliyatına giriyor: "Hazırım, sabırlıyım ve umutluyum"
Karaciğer yetmezliği nedeniyle zorlu bir süreçten geçen ve uzun süredir uygun donör bekleyen sevilen oyuncu Ufuk Özkan, beklenen müjdeli haberin gelmesiyle birlikte ameliyat masasına yatıyor. Nakil operasyonu öncesinde sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Özkan, hem sevenlerini duygulandırdı hem de umut dolu bir mesaj verdi.
Özge Çolak
Karaciğer yetmezliğiyle uzun süredir mücadele eden ve sağlığına kavuşmak için gün sayan sevilen oyuncu Ufuk Özkan, nihayet beklenen nakil operasyonu için ameliyata alındı. Özkan’ın sosyal medya üzerinden paylaştığı helallik mesajı ve donörüne duyduğu minnet tüm Türkiye’yi duygulandırdı.
Ufuk Özkan’a hayat verecek olan donörün, eski set arkadaşı ve kamera yönetmeni Salih Kıvırcık olduğu öğrenildi. Özkan, kendisine karaciğerini bağışlayan arkadaşı için "Salih artık sadece bir yol arkadaşı değil, canımdan bir parça kardeşimdir" diyerek bu fedakarlığın aralarındaki bağı ölümsüzleştirdiğini ifade etti.
"Merhabalar,
Öncelikle tüm İslam âleminin kandilini en kalbi duygularımla kutluyor, bu mübarek gecenin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Hastalığımın ilk gününden bu yana yanımda olan; kıymetli meslektaşlarıma, izleyicilerime ve dualarıyla destek olan herkese yürekten teşekkür ederim. Sizlerle birlikte yürüdüğümüz bu sürecin sonuna yaklaştım. İnşallah yarın yaklaşık 11 saat sürecek karaciğer nakli ameliyatıma gireceğim. Hiçbir korkum yok; hazırım, sabırlıyım ve umutluyum.
Ve bu süreç bana bir kardeş daha kazandırdı; Salih artık sadece bir yol arkadaşı değil, canımdan bir parça kardeşimdir.
Bu yolun en kıymetli destekçilerinden olan kardeşlerim Umut Özkan ve Alper Özkan'a gönülden teşekkür ediyorum. Bu süreçte sesim oldular.
Bu uzun süreçte emeği geçen çok kıymetli Prof. Dr. Onur Yaprak'a, Prof. Dr. Murat Dayangaç'a ve Organ Nakil Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık'a özellikle teşekkür ederim. Ben uyurken serumumu değiştiren, yanımdan bir an olsun ayrılmayan, kibarlıklarından ödün vermeyen hemşire kardeşlerime, asistan doktorlara, internlere ve tüm sağlık emekçilerine minnettarım.
Bu süreçte küçük kaçamaklarıma göz yuman, yemekleriyle moral veren Sibel'i de sevgiyle anıyorum.
Ayrıca destekleri ve varlıklarıyla yanımda olan Sevim Emre Hanımefendi'ye, Elif Hanımefendi'ye ve Sayın Orhan Gencebay'a teşekkür etmeyi bir görev bilirim.
Ve en büyük teşekkürümü, göstermiş olduğu ilgi, destek ve ev sahipliği için Eski Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca'ya sunuyor; kendisine olan minnetimi bir borç olarak ifade etmek istiyorum.
Her zaman söylediğim gibi: Biz kapının önünden ayrılmadık; siz de ayrılmayın.
Dualar benim muhafızım oldu.
Hepinize ne kadar teşekkür etsem azdır."