Bir markanın anatomisi: Hip + Happen

Sürdürülebilir moda, etik üretim ve sıfır atık ilkeleriyle yola çıkmış bir marka ve yaratıcılarından ilham alıyoruz. Karşınızda Enfal Akbaş ve Esra Yazıcılar'ın markası Hip + Happen!

Bir markanın anatomisi: Hip + Happen

Enfal Akbaş ve Esra Yazıcılar, duruşuyla iddialı bir marka yarattı ve dünyamız için elini taşın altına koydular. Değişime öncü olmak isteyenler, girişimci ruhunu dizginleyemeyenler ve dönüşümün peşinde olanlar için tam olarak doğru yerde, doğru isimlerleyiz.

Yazı: Baran Alışkan

KİM?

Enfal Akbaş
Paris’te Paris American Academy’de Tekstil ve Moda Tasarım eğitimi aldım. Türkiye’ye döndüğümde ise Uludağ Üniversitesi’nde Fransız Dili Edebiyatı ve Öğretmenlik Bölümü’nden mezun oldum. Üniversiteyi bitirdikten sonra Akbaş Holding’de konfeksiyon tasarım bölümünde çalışmaya başladım. Random markasının kurulum ve markalaşma sürecinde görev aldım. Sonrasında H&M, Zara, Mango, Topshop, M&S gibi pek çok dünyaca ünlü markaya koleksiyonlar hazırlayarak; tasarım, pazarlama ve üretim süreçlerinde yer aldım. Şu an, Akbaş Holding’de baş tasarımcı olarak görevimi sürdürüyorum. Kariyerimde en çok keyif aldığım dönem ise kardeşimle beraber Türkiye’nin ilk sürdürülebilir moda markası olan ‘Hip + Happen’ı kurmak oldu. Bu sektörde doğamız, geleceğimiz, dünyamız için değişim öncüsü olmak, bunun için çalışmak tarifi olmayan bir mutluluk.

Esra Yazıcılar
Bahçeşehir Üniversitesi’nde Hukuk eğitimi aldım. Sonraki dönemde ise ablamın da yönlendirmesiyle ‘Hip + Happen’ fikri ortaya çıktı. Her zaman aklımda geleceğe ve doğaya faydalı bir iş yapmak vardı; tabii ablamın motivasyonu olmasaydı harekete geçebilir miydim bilmiyorum… Şimdi ise kurucu ortak olarak görev yapmaktayım. Keskin hatlara sahip bir iş bölümümüz olmasa da ben operasyonel taraf ile ilgilenirken; ablam Enfal Akbaş, markanın tasarım tarafıyla ilgileniyor.

NE?

‘Hip + Happen’ nedir, neler yapar?
Dünyamızdaki doğal kaynakların sınırlı olduğu ve gün geçtikçe azaldığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Geçtiğimiz yıllarda karşımıza çıkan bir tablo, bu anlamda harekete geçmemize sebep oldu. WWF tarafından yayımlanan Enerji Raporu’na göre, bu tüketim hızıyla devam edersek 2030’da 2 dünyaya, 2050’de ise 2.8 dünyaya ihtiyacımız olacak. Durum bu kadar vahimken biz de bu konuda bir farkındalık yaratmak için harekete geçtik ve markamızı kurduk.

NEREDE?

Yarın ve gelecekte markanızı ve kendinizi nerede görüyorsunuz?
Hip + Happen olarak Türkiye’de tüm ürün gamında sürdürülebilir olan, etik üretim yapan bir marka kurduk ve bu konuda bir ilke imza attık. Yakın gelecekte yurt dışına açılarak ülkemizi bu anlamda temsil etmek ve bu farkındalığı ve bilinci hem Türkiye’de hem de global ölçüde yaymak en büyük hedefimiz. Sürdürülebilir moda konusunda yeni gelişmeleri, inovasyonları takip ederek markamızı dünya standartlarında üretim yapan ve her zaman yenilikleri takip eden bir marka olarak çok daha iyi yerlere taşımayı ve çok daha fazla kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.

NASIL?

Girişimcilik hikayeniz nasıl gelişti?
Yeni bir marka kurmak gerçekten zorlu bir süreçti. Özellikle sürdürülebilir bir marka kurmak daha fazla detay barındıran bir konu. Bu farkındalık üreticilerde de henüz yeni kazanıldığı için doğru hammadde ve materyalleri bulmak bizim için kolay değildi. Türkiye, sürdürülebilir veya geri dönüşümlü kumaş anlamında gelişmiş bir ülke. Ancak geri dönüşümlü iplik, düğme ve fermuar gibi detaylar ve özellikle paketlemeler bizi en çok zorlayan konu oldu. Sürecin tamamında beraber karar almaya ve her detayla ortak bir şekilde ilgilenmeye çalıştık.

NE ZAMAN?

Ne zaman markanızı ve kendinizi ‘başarılı’ olarak kabul edeceksiniz?
Öncelikle sürdürülebilirliğe yönelen tekstil ve moda sektöründeki üreticilerin, markaların giderek artacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki yıllarda sadece sektörün değil tüketicilerin de sürdürülebilir markalara yöneleceği bir gerçek. Yeni nesil zaten bu bilinçle yetişiyor. Günümüzde bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılıyor ve bu konuyla ilgili farkındalık gitgide artıyor. Ülkemizde de yavaş yavaş başladı ve çok yakın bir zamanda daha çok üstünde durulan ve dikkat çekilen bir konu olacağına inanıyoruz. Biz de bu konuda tüketiciyi ve üreticiyi bilinçlendirebileceğimiz bir marka kurduk. Özellikle sürdürülebilirlik konusunda ilerleyen dönemlerde marka olarak, daha yaşanabilir bir dünya kurabilmek adına destekleyebileceğimiz platformları ve projeleri arttırdığımızda, sürdürülebilir yaşamın önemini biraz daha vurgulayıp, bilinçlenmeyi artırabildiğimizde sanırım kendimizi başarılı kabul edebileceğiz.

NEDEN?

Neden girişimci olmaya karar verdiniz?
Açıklanan raporlar ve kaynaklarda yaşanan değişimler gerçekten korkutucu seviyede olmaya başlamışken, bizim bu konuda kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Hepimiz geleceğimize, yeni nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için elimizi taşın altına koymalıyız. Sürdürülebilirlik anlayışının günümüzde bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.

ENFAL AKBAŞ

Etkileyici bir film: City of Angels
Başucu kitabım: Dominique Loreau- L’art de la Simplicite
İdolüm: Tasarımcı, sanatçı ve iş insanı olarak farklı idollerim oldu. Ortak noktaları ise cesur, özgür ruhlu, yaratıcı, çalışkan ve en önemlisi işlerini severek, tutkuyla yapmalarıydı... Dedem ise hiçbir zaman değişmeyen tek idolümdür.
Çalışma tarzım: Programlı ve sistemli çalışmayı seviyorum. Sabah erken saatlerde çalışmaya başlamanın benim için daha verimli olduğunu düşünüyorum. İşi, işte bırakmayı çok isterdim; ancak bir tasarımcı için bu bence pek söz konusu değil.
Güzellik rutinim: Sabah-akşam yüzümü temizleyip nemlendiricimi sürerim. Günlük kullandığım vazgeçilmez makyaj malzemem ise hafif renkli nemlendiricili lip stick’tir.
Favori şarkı: Adriana Celentano&Mina/Acqua e Sale
İmza aksesuarım: Kolumdan senelerdir çıkarmadığım altın rengi bilekliğim.
Benim rengim: Mor
İlham kaynağım: Her şey diyebilirim... Sürekli bir şekilde bütün algılarınız açık oluyor; bir film, müzik, karşılaştığınız bir insan, doğadan bir an, yaşadığınız günden herhangi bir olay tasarımlarıma yön verebiliyor.
Unutulmaz bir rota: Kesinlikle Bali!

ESRA YAZICILAR

Etkileyici bir film: Interstellar
Başucu kitabım: Dört Anlaşma-Don Miguel Ruiz
İdolüm: Annem
Çalışma tarzım: Sanırım gece insanıyım. Sessizlikte ve yalnız kaldığımda çok daha verimli çalıştığımı ve yaratıcılığımın arttığını düşünüyorum.
Güzellik rutinim: Sabah ve akşamları temizleyici ve nemlendirici benim için yeterli oluyor. Çünkü temiz bir cilt benim için çok önemli.
Favori şarkı: Claude Debussy/Clair De Lune
İmza aksesuarım: Halka küpe
Benim rengim: Gri
İlham kaynağım: Doğa
Unutulmaz bir rota: Puglia

* Hip + Happen ürünlerini hipandhappen.com adresinde bulabilirsiniz.

İLGİLİ İÇERİKLER