Özgün ve farklı!

Etkileyici, güçlü ve yenilikçi tarzıyla moda dünyasına dinamizm getiren Gülçin Çengel, takipte olmaktan keyif aldığımız yeni ve modern bir isim!
Yazı: Sinem Gürleyük

11 yaşında sanat Derslerine başlayıp, ardından Güzel Sanatlar Lisesi resim bölümünde sanat eğitimine devam eden Gülçin Çengel, üniversite eğitimine Dokuz Eylül Üniversitesi Moda Aksesuar Tasarım Bölümü’nde başlamış ancak The School of the Art Institute of Chicago’da sertifika programlarına katılmak için eğitimine ara vererek Chicago’ya gitmiş. Döndüğünde eğitimine kaldığı yerden devam ederken, bir yandan da farklı üniversitelerin farklı tasarım dallarında misafir öğrenci olarak derslere katılmış. Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Moda Tasarım Bölümü’ne geçiş yapmış. Mezuniyet sonrası Londra’ya gidip bir dönem Bora Aksu’nun asistanlığını yapan Çengel, ardından kendi markası üzerinde çalışmaya başlamış. Kendisi olayı şöyle özetliyor: “Erken yaşta sanat eğitimine başladım, sonrasında da temel sanat dallarından birine odaklanacağımı düşünürken kendimi tasarımın içinde buldum. Çizdiklerimin insanlarla birebir ilişkilenmesi daha çok ilgimi çekmeye başlamıştı ve insanla bu yakınlık tasarım alanını seçmemdeki en büyük unsur oldu. Moda tasarımında insan bedenini temel alıyorsunuz, bu nedenle bütün tasarım dinamikleri içerisinde bu ilişkilendirmenin en yoğun haliyle öne çıktığı bölüm de moda tasarımı.” Tasarımlarındaki en çarpıcı etki özgünlük ve farklılık olan Çengel, “Hiçbir konuda ‘diğer tasarımcılardan beni ayıran özellik’ demeyi doğru bulmuyorum. Her koleksiyonu çalışırken dikkat ettiklerimin ve olmazsa olmaz dediklerimin başında ürünlerin temiz işçilikle üretilmesi ve her parçanın kimliği olması geliyor” diyor.

Tasarım yaparken…
Yeni bir koleksiyonu yaratma sürecinde sanat ve mimari detaylardan sıklıkla etkileniyorum ama tabii ki genelleme yapmam mümkün değil. Bir tasarıma hayat vermek için yenilikçi olmak ve bu yeni fikirleri kitlelere kabul ettirebilecek yapıda olmak büyük önem taşıyor.

Güçlü ve asi kış
Bu kış en çok militer parçaları; güçlü ve asi duruşlarından ötürü beğeniyorum. Yine kış sezonu ile patlama yapan ruganlar favorim.

Bu bahar…
Genel olarak 2015 ilkbahar-yaz trendlerinde karşımıza çıkan çiçekler, pastel tonlar ve uçuşan kumaşlar uç dokunuşlarla yorumlandı. Her sezon kullandığım ‘harness’ yelekler baharda karşımıza çıkan savaşçı kadın trendine atıfta bulunuyor diyebiliriz.

‘Gün Doğumu’ geliyor
2015 ilkbahar-yaz koleksiyonum  ‘Gün Doğumu’, ilhamını Picasso’nun mavi ve pembe dönemlerini oluşturan değişken ruh hallerinden alıyor. Ünlü ressamın mavi dönemine hakim melankolik ruh hali ve pembe dönemini yansıtan mutluluk, koleksiyonun temelini oluşturuyor. Bu iki tezat dönemden yola çıkarak, en karanlık dönemlerin bile gün doğumuyla aydınlanabildiği düşüncesiyle koleksiyona ‘Gün Doğumu’ adını verdim. Renkleri, vitray efektleri, 3D çiçekler, deri ve ipekli kumaşların beraber kullanıldığı bir koleksiyon oldu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.