!f İstanbul 2015 etkinlikleri

!f İstanbul’un söyleşili, atölyeli etkinlikleri festivale ve !fçilerin dünyasına hareket katacak.
Bu yıl festivalin etkinlik mekânları SALT Beyoğlu ve SALT Galata olacak.
YERLEŞTİRME:
“Hauntings I/Hayaletler I” - Guy Maddin
2010, 11 kanallı yerleştirme, S&B, sessiz
12-21 Şubat – Tüm gün - Ücretsiz
Bu yıl “Digiturk Galaları”nda son filmi “The Forbidden Room/Yasaklı Oda”yı izleyeceğimiz Guy Maddin yıllar boyunca önemli yönetmenlerin gerçekleşmemiş, yarım kalmış ya da yarıda bırakılmış filmlerinin peşine düştü – bu potansiyel şaheserler yaratıcılarının kontrolünden usulca çıktıklarında, kaçınılmaz sonu yaşamış ve bir köşede unutulmuştu. “Hayaletler I”de Maddin; F.W. Murnau, Fritz Lang, Hollis Frampton, Victor Sjöström, Jean Vigo, Kenji Mizoguchi ve Josef von Sternberg gibi efsanevi sinemacıların tamamlanmamış işlerinden seçtiği parçalarla paralel bir evren yaratıyor. Daha önce gün yüzüne çıkmamış parçalar sanat ve ticaret arasındaki ebedi güç mücadelesini kanıtlıyor. 2010’da Toronto Film Festivali’nin siparişiyle gerçekleştirilen bu 11 kanallı yerleştirme Fransa, Danimarka, Brezilya gibi bir çok ülkede film festivalleri ve bienallerde gösterildi. “Hayaletler I”, Türkiye’de ilk kez SALT Beyoğlu’nda gösterilecek.

YERLEŞTİRME:
Bütün Mahalleli Duysun – Çiçek Kahraman
17 Şubat-1 Mart – Tüm gün – Ücretsiz
“Bütün Mahalleli Duysun”, tarihleri 1960-1980 arası değişen Yeşilçam filmlerinden alnınan parçalardan oluşan bir video yerleştirmesi. Bir kolaj olarak da bakabileceğimiz bu yerleştirmenin odağı, Yeşilçam’ın kendine özgü bir alt türü olan ‘mahalle filmleri’nde sokağın ve mahalle yaşamının ortak temsil biçimleri. Pencerelerdeki karakterlerden oluşan bu kolaj, bir yerleşim birimi olan ‘mahalle’de, ‘mahalleli’ temsilleri üzerinden sokağın nasıl toplumsal kontrol aracına dönüşebildiği ile ilgili ipuçları veriyor ve bu kontrol mekanizmasinda toplumsal cinsiyete paylaştırılan rolleri irdeliyor. Amaçlanan ise hepimizin tanıdığı oyuncuların ve karakterlerin camlardan bize seslendiği bir sokakta yürüyormuş gibi hissetmek. 17 Şubat’ta sergilenmeye başlayacak olan video, 1 Mart’a dek SALT Beyoğlu’nda ücretsiz izlenebilir.

SOHBET

Geçmişin Büyüsü: Sessiz Sinema, Sürrealizm ve Yasaklanmış Odalardan Hikâyeler: Guy Maddin ile Bir Sohbet
14 Şubat, Cumartesi / 16.00-17.00 / Ücretsiz
Moderatör: Melis Behlil
Kanadalı ku¨lt sinemacı Guy Maddin sinema tarihinde kendine has yer edinmiş nev-i şahsına münhasır yönetmenlerden. Filmlerini belli bir kategoriye sokmak c¸ok kolay olmasa da etkilendiği şeyler hep sinemayla ya da onun geçmişiyle ilgili. Sessiz dönemin sinema dili, çekilmemiş ya da yarım bırakılmış senaryolar veya hiç gerçekleşmemiş projeler Maddin için hep referans noktaları olmuştur. !f’te izleyeceğimiz son filmi “Yasaklı Oda”da bu dünyayı biraz daha genişletiyor ve belki bugüne kadar yaptığı en iyi filmi bizlerle buluşturuyor. Sessiz sinema, melodram, sürrealizm ve sinema tarihini kazımakla ilgili onun söyleyeceklerini dinlemek ic¸in sabırsızlanıyoruz!

SOHBET

Gerçekliğin Dokusu: Post-Belgesel, Şiir ve Işık Üzerine: Pedro Costa ile Bir Sohbet
18 Şubat, Çarşamba / 18.00-19.00 / Ücretsiz
Moderatörler: Can Eskinazi, Yoel Meranda
New Yorker’ın sinema eleştirmenlerinden Richard Brody, Pedro Costa’yı yaşayan en önemli yönetmenlerden birisi olarak göstermişti ve haksız da değildi doğrusu. Yirmi yıldır sessizce ve sabırla belki de sinema tarihinin en önemli yapıtlarını üreten Costa, son on yıldır Fontainhas mahallesiyle ve Cape Verdeli göçmenlerle her filminde neredeyse sinemanın olanak ve olasılıklarını yeniden icat ediyor. Işığın, karanlığın ve aynı zamanda düşlerin, sabrın, tutkunun ve biçimin sineması Costa’nınki. Bu küçük sohbette Costa’yla son başyapıtı At Parası’nın yanında Ventura’yı, sinemayı ve hayatı konuşacağız.

GÖSTERİM&SOHBET&İKRAM
Şehrin Gıda Kahramanları
12 Şubat, Perşembe / 17:00-19:00 / Ücretsiz
Katılımcılar: Ezgi Öz, Efe Baysal, Beyhan Uzunçarşılı
Kısa filmler: Hands in the Orchestra, Kevin Longa / Green Bronx Machine, Brendan Van Meter / Harmony Gardens, Solomon Horner / Our Land: Solution to Pollution, Severine Fleming
SALT Beyoğlu ev sahipliğinde Anadolu mutfağını yeniden kimliklendirme çalışmaları yürüten Gastronomika, Real Food Project ödüllü ve şehirlerin gıda kahramanlarının öne çıktığı bir kısa film seçkisi ardından şehir ve gıda konusunu İstanbul’a taşıyor. Şehir bahçeleri, şehirde tarım ve sürdürülebilirlik konularının ele alınacağı sunumları bu konuda bilfiil çalışan kişilerden dinleyeceğiz. Gastronomika’nın #Toprak programı kapsamında işbirliği içinde olduğu Yeniköy Bostanı’ndan Ezgi Öz ve Efe Baysal ile Gümüşdere’de organik tarım yapan Beyhan Uzunçarşılı’nın konuşmaları ve soru-cevapların ardından yapılacak tadımda Gastronomika şefleri tarafından siyez bulguru ve İstanbul’un bahçelerinde yetiştirilmiş mevsimlik sebzeler ile hazırlanan pilav ikramıyla tadından yenmez bir etkinlik sizi bekliyor.

GÖSTERİM&SOHBET
Akıl Hastanesinde Hayat Var Mı?
17 Şubat, Salı / 17.00-19.00 / Ücretsiz
Katılımcılar: Can Dinlenmiş, Ege Kanar, Tolga Erdoğan (Psikolog), Şehnaz Layıkel (Klinik Psikolog, RUSİHAK Kurucu Üyesi), Nalan Erkem (Avukat, Proje Koordinatörü), Cemal Dindar (Psikiyatrist)
Depo: Akıl Hastanesinde Hayat (2014), Türkiye’de ruh sağlığı alanında hizmet veren devlet kurumlarının iç yapılarına dair gözlemler sunabilmeyi, bu kurumlarda kalanların yaşadıkları sorunları görünür kılabilmeyi ve var olan açmazlara dikkat çekerek mevcut sisteme alternatif olası modelleri tartışmaya açabilmeyi amaçlıyor. Film, kapalı kurumlara has normlara, ritüellere, hiyerarşik yapılara, kısacası mevcut sistemin ürettiği mekan ve kimlik politikalarına odaklanıyor.

SOHBET:
Savaş ve direniş  zamanında sinema yapmak: Suriye bize ne anlatıyor?
19 Şubat, Perşembe / 17.00-19.00 / Ücretsiz
Katılımcılar: Simav Wiam Bedirxan, Ossama Mohammed (Gümüş Suyu: Suriye Otoportresi), Ali Atassi, Ziad Homsi (Bizim Dehşet Dolu Ülkemiz / Our Terrible Country) Liwaa Yazji (Ruh İşgali / Haunted)
Moderator: Yassin Al-Haj Saleh?!f istanbul bu yıl Suriye’den nefes kesen filmler gösteriyor. Bir yanda en açık haliyle savaşın merhametsizliğini görüyoruz. Diğer tarafta, ev içlerinden, kaçış yollarından, sokaktaki çocukların hayatlarından detay alıyoruz. Bugün Türkiye’de iki milyon Suriyeli mülteci yaşıyor, yeni ‘ötekiler’olmaya adaylar. Bu konuşmadaki sinemacılar kendi hikayelerinden söz ederken, aslında savaş, direniş ve sanat hakkında sade bir bilgiye işaret ediyor olacaklar. İnsanın kırılganlığına ve direnme gücüne aynı anda gönderme yapabilen bir sanat, hayatın değerini, canların güzelliğini hatırlatan bir değişimin olmazsa olmaz bir parçasıdır.

SOHBET:
‘Mizah + Direniş = Umut?’ : The Yes Men’le Hayat ve Olasılıkları Üstüne Bir Sohbet
21 Şubat, Cumartesi / 14.00-15.00 / Ücretsiz
Katılımcılar: Andy Bichlbaum, Mike Bonnano
Andy ve Mike ile yüz yüze tanışın, nam-ı diğer The Yes Men. Yılllardır ruhlarımızı mizahla ışıtan bu iki aktivist, ilk olarak Dünya Ticaret Örgütü adına sahte bir internet sitesi yapmalarıyla başlayan yolculuklarına devam ediyor ve önlerine gelen ‘önemli insanlar’ın kılığına girip, onlar adına konferanslara katılıyor, onlar adına yaptıkları akıl almaz beyanatların dünya medyası tarafından havada kapılmasını sağlıyorlar. “Kimlik doğrulaması” dedikleri de bu; “büyuk suçlar işleyen insanları herkesin önünde küçük düşürebilmek icin onların kılığına girmek.” Bu politik iklimde çoğumuz kendimizle ne yapacagımızı bilmiyoruz. Farklı stratejileri, olasılıkları ve mizahı elden bırakmadan isyan edebilmenin yollarını konuşmak için tam doğru zaman olabilir.

GÖSTERİM&TARTIŞMA:

Metalaşan Kentte Mücadele Olanakları
21 Şubat, Cumartesi / 15:30-17:00 / Ücretsiz?Lamekan - Metalaşan Kentin Çöküşü
Yönetmen: İmre Azem
Lamekan - Metalaşan Kentin Çöküşü adlı kısa belgeselde, AKP’nin 12 yıllık iktidarı süresince yürüttüğü neoliberal inşaat ekonomisinin hayatı yok ediş mekanizması anlatılıyor. İnşaat odaklı ekonomik büyüme stratejisi, bir yandan milyonlarca insanın yaşadığı mahalleleri yabancı ve yerli sermayenin birer yatırım aracına dönüştürürken, diğer yandan kentlerimizin, ormanlarımızın, sularımızın, genel olarak yaşam alanlarımızın ve emekçilerin örgütlenme haklarının tehdit edilmesine neden oldu. Film gösteriminin ardından İmre Azem, Mücella Yapıcı (Mimarlar Odası), Mustafa Sönmez  (Ekonomist, Yazar) Süleyman Şahin (Gaziosmanpaşa Barınma Hakkı Meclisi), Çiğdem Çidamlı (İstanbul Kent Savunması), Begüm Özden Fırat (Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü) katılacağı tartışmada, olası mücadele olanakları tartışılacak.

SOHBET

Değişim İçin Belgesel Yapımcılığı ?21 Şubat, Cumartesi / 17.30-18.30 / Ücretsiz
Katılımcılar: Signe Byrge Sørensen, Maria Baker-Choustova
Moderatör: Selin Murat
Signe Byrge Sørensen son yılların belki de en önemli belgeselleri olan Joshua Oppenheimer’ın Öldürme Eylemi (!f 2012) ve Sessizliğin Bakışı’nın (!f 2015) arkasındaki yapımcı. Maria Baker-Choustova da bu senenin en çok konuşulan belgesellerinden olan Sergei Loznitsa’nın Ukrayna’daki devrimin portresini çizen Meydan’ının (!f 2015) yapımcısı. Bu iki kadın yapımcı, dünyada bir şeyleri değiştirmek için belgesel üretme deneyiminden bahsedecek ve ilham verecekler.

SOHBET
Maidan’ın İçinden: Sergei Loznitsa ile Devrimi Kaydetmek, Yaşamak ve Filme Almak Üzerine
21 Şubat, Cumartesi / 19.00-20.00 / Ücretsiz
Sergei Loznitsa’yı birçoğumuz ödüllü uzun metraj filmleri Mutluluğum ve Sislerin İçinde ile tanısa da, Loznitsa öncesinde kendine özgü bir sinema dilini çoktan oluşturmuş bir belgeselciydi. Maidan’la Loznitzsa tekrar belgesele dönüyor ve bu sefer oldukça duygusal, onu çok etkilemiş bir olaya, ülkesi Ukrayna’daki devrime bir belgeselle cevap veriyor. Loznitsa’yla hem kurmaca ve belgesel arasındaki ayrımı, hem de sinemanın ‘gerçekleşmekte olan olaya’ ya da ‘elimizden kaçmakta olan şimdiki zamana’ nasıl cevap verebileceğini araştıran bir konuşmaya ne dersiniz?

ATÖLYE

Witness’la Video Boot Camp: Video Aktivistler Buluşuyor!
21 Şubat, Cumartesi / 10.00-15.00 / Ücretsiz
Katılımcılar: Witness danışmanları ve video aktivistler
1992’de kurulan Witness, insan hakları ihlallerinin ortaya çıkarılması amacıyla videoyu kullanan en önemli aktivist oluşumlardan biri. Kişisel ihlal ve tecavüz vakalarının adalet, farkındalık ve degişim için kullanılacak güçlü araçlara dönüştürülmesi yönünde insanları güçlendirmeyi hedefleyen kuruluş, bugüne kadar 97 ülkede 360 insan hakları grubu ile ortaklık yapmış, 6.000’den fazla insan hakları aktivistine eğitim vermiş, videolarıyla yaklaşık 260 milyon kişiye ulaşmış ve yaygın olarak kullanılan eğitim malzemeleri üretmiştir. Bu yıl !f kapsamında Video4Change ile bir araya gelecek olan Witness, son yıllarda gittikçe güçlenen Orta Doğu ve Kuzey Afrika ağlarının parçası olan aktivistlerin buluşacağı kapalı bir toplantı gerçekleştirecek. Video aktivistlerinin bakış açılarını tazeleyecekleri ve işbirliklerini güçlendirecekleri bu buluşmada, Witness ağında bulunan STK’ların, insan hakları aktivistlerinin ve diğer aktörlerin bilginin yaygınlaştırılmasındaki rolü, kullanılan aygıtlar ve yeni bakışlar üzerine konuşuyor olacaklar.

KÜÇÜK MÜDAHALELER:ÖZEL BİR GÜN

Kişisel Hikâyeler, Kolektif Yaralar / Sinema Türk-Ermeni Fay Hatlarına Şifa Olabilir mi?
22 Şubat, Pazar / 11.00-18.00 / Ücretsiz
1915’in üzerinden yüz yıl geçmişken, bu program geçmişin yaralarıyla çalışan Türkiyeli ve Ermeni filmcilere odaklanıyor. “Birbirimizin hikâyelerini dinleyebilir miyiz?” sorusunu soruyor.
GÖSTERİM: Diyar
Yönetmen: Devrim Akkaya
İstanbul’da yoga öğretmeni olan Devrim Akkaya kendi yalnızlık ve ait olmama hisleriyle büyük dedesi arasında bir ilişki olabileceğini öğrenir: Yusuf Dede, 1915’te öksüz kalan binlerce Ermeni çocuktan biridir. Devrim’in ailesi tarafından evlat edinilse de, hikâyesi tam olarak bilinmez. Devrim, Yusuf Dedesinin mezarının yerinin bilinmediğini öğrenince filmin hikâyesi başlar.

SOHBET:
Devrim Akkaya & Arthur Sukiasyan ile Bir Konuşma
İki belgesel yönetmeni ilk filmlerinde hem kişisel hem kolektif derinliği olan hikâyelerini çekme süreçlerini anlatıyor. Sukiasyan’ın Bizim Atlantis’i (2014, !f 2015), 60’larda yetimler tarafından inşa edilen Tuzla Ermeni çocuk kampını, Devrim Akkaya’nın Diyar’ı ise yönetmenin ailesi tarafından evlat edinilen Ermeni büyükdedesinin kayıp mezarını arama sürecini anlatıyor.
SOHBET: Sessizlik Duvarını Yıkmak: Konuşma ve Kliplerle Ezgi Kılınçaslan
Ezgi Kılınçaslan 2008'de bir fotoğraf atölyesine katılmak icin gittiği Lübnan'da Elizabeth Kechegian ile tanışır. 90’larındaki bu kadın Ermeni olduğunu ve Adana'da doğduğunu söyler. Aralarında gelişen büyükanne-torun ilişkisi, Kılınçaslan için uzun soluklu bir çalışmanın da başlangıcı olur. Elizabeth ve kardeşi Sarkiz ile soykırım üzerine yapılan bir sohbette aralarındaki fikir ayrılığı, Kılınçaslan'ı tarihin ne denli farklı yorumlanabileceği üzerine düşünmeye iter. Karşılaştığı Lübnanlı Ermeniler, özellikle Türk olduğunu öğrendikten sonra hikayelerini anlatmayı o kadar isterler ki, Kılınçaslan bu hikâyeleri kaydetmeye karar verir. Beyrut ve Paris'te sözlü tarih çalışmalarına başlar. Birçok Ermeni için tanışıp hikâyelerini anlattıkları ilk ‘Türk’ olur. Birlikte, yüz yıla yakın bir süredir var olan sessizlik duvarını yıkabilmenin bir yolunu bulmaya çalışırlar.
GÖSTERİM: Citadel
Yönetmen: Atom Egoyan
Ünlü yönetmen Atom Egoyan tarafından çekilen belgesel, 2006 yılında karısı Arsine´e Khanjian’ın doğum yeri Lübnan’a 28 yıl aradan sonra dönüşünü konu alıyor.

SOHBET:
‘Nasıl Arkadaş Olunur?’: Arsine´e Khanjian ve Çiğdem Mater Sohbet Ediyor
Arsine´e Khanjian 1958 yılında Beyrut’ta doğdu. Khanjian bugüne kadar Atom Egoyan’ın pek çok filminde rol aldı. Family Viewing (1987), Takvim (1993), Cannes Film Festivali’nden ödülle dönen ve geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan Exotica (1994), Bir Başka Dünya (1997), Felicia'nın Yolculuğu (1999), Ararat (2002) ve Tapınma (2009) bu filmlerden bazıları. Diğer filmleri arasında Sabah (2005) ve Don McKellar’ın hayli takdir toplayan filmi Son Gece (1998) bulunuyor. Bu sohbette yapımcı Çiğdem Mater ile Arsine´e Khanjian tanışmalardan, arkadaşlıklardan, barışma süreçlerinden söz ediyor olacaklar.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.