Uçurtmaların dansı

Sonbaharın hüznünü bertaraf etmek ve sonbahar ruhunu neşeyle ve dinamizm ile sentezlemek amacıyla KiteMercedes Weekend etkinliği için Akyaka’ya gittik. Konseptimiz özgürlükten ibaretti.

Yazı: Arzu Sözeri

KIteboard ülkemizde son 10 yıldır hızlı bir yükselişte. Hatta 2016 yılında Rio Olimpiyatları’nda olimpik bir spor dalı haline gelmiş durumda. Güçlü bir uçurtma ve  bir board ile sörfçüye su üzerinde özgürce hareket etme olanağı sağlayan bu sporun hem izlemesi görsel bir şov sunuyor hem de yapana büyük bir keyif tattırıyor. Akyaka da bu sporu yapabilmek için en ideal koşullara sahip bölgelerden. Bu civarda tek konuşulan konu da doğal olarak ‘buz gibi dereye girdin mi, girmedin mi?’ dışında kiteboard üzerine oluyor.



KIteboard aşkı
Pek çok spor dalında olduğu gibi kiteboard’un da desteklenmesi elbette önemli. Mercedes-Benz de, 2015 yılında bu spora desteğini Bozcaada’daki Avrupa şampiyonasını destekleyerek başlatmış ve devamında 2016 yılında bu sporun öğrenilmesi ve bilinirliliğinin arttırılması amacıyla kurulan Kitemercedes by Bilge Öztürk okulunu desteklemek için kolları sıvamıştı.

Biz bir grup basın mensubu uçaktan inip sörf okuluna vardığımızda ise yarışlar başlamıştı. Alanda bir yandan yarış anonsları devam ederken diğer taraftan Mercedes üç farklı model ile test sürüşlerini devam ettiriyordu.

Bu koşuşturmada biraz da Bilge Öztürk’ten bahsetmek isterim. Bu spora aşkla bağlı. Yarış alanında, okul  alanının içinde ve etkinliğin olduğu her yerdeydi. Hepimize kiteboard’u sevdirdi. Biz yorulduk Bilge yorulmadı. Gelelim bu seneki etkinliğe; yerli yabancı pek çok kiteboard sporcusu slalom disiplininde yarıştı. Dünyanın önde gelen riderlarından Youri Zoon da etkinlik kapsamında kiteboard wokshop’u düzenledi.



Günümüzde dünyanın dört bir yanından kiteboard sporu tutkunlarının ortak adresi halini alan Muğla, Akyaka’da sadece ileri seviyede kiteboard yapan sporculara değil, bu spora ilgi duyan başlangıç ve orta seviyede bilgiye sahip kişilere de eğitim veriliyor.

Benim favorim!
Biz Akyaka’da bir yandan da Mercedes-Benz GLC Coupe, GLA ve G-Serisini test etme imkanı yakaladık. Benim hayranlığım Mercedes-Benz GLC Coupe’ye karşı oldu. Mercedes-Benz ürün gamı içinde orta boy SUV-Coupe olarak konumlandırılıyor ve tüm Mercedes-Benz modellerinde olduğu gibi üstün güvenlik, son teknoloji sürüş yardımcı sistemleri ve sportif tasarım gibi özellikleri ile öne çıkıyor. Sportif süspansiyon sistemi, geri bildirimi yüksek, direkt çalışan hassas spor direksiyon sistemi, dynamic select, sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC ve 9G-TRONIC isimli dokuz ileri oranlı otomatik şanzıman ise diğer öne çıkan özellikler arasında.



Tüm bu özellikler konfordan ödün vermeden atak ve sportif bir sürüşü de beraberinde getiriyor. Yolculara geniş bir yaşam alanı ve geniş bir bagaj sunan boyutlarla zengin donanım seviyesine rağmen 1710 kg’lık ağırlığa sahip.

Etkin aerodinamik yapı sayesinde arka cama hava akımı ulaşmadığından arka cam sileceğine gerek duyulmuyor.

Mercedes-Benz GLC Coupe dört dizel, dört benzinli, bir prizden şarj edilebilen hibrit ve ailenin en güçlü versiyonu olan Mercedes-AMG olmak üzere toplam sekiz farklı motor seçeneğiyle sunuluyor.