Aç kalıyorum, o halde zayıflıyorum

Bugüne kadar bildiklerimizi tamamen ortadan kaldıracak gibi görünen Intemittent Fasting (IF) yani Aralıklı Oruç Diyeti yurt dışında hızlı bir şekilde kulaktan kulağa yayılırken, kafalarda da soru işareti bırakıyor. Kimi aç kalarak zayıflamayı tercih ederken kimileri de bu durumun oldukça tehlikeli olacağını söylüyor. Peki tüm dünyayı etkisi altına almaya başlayan IF diyeti nedir?

Yazı: Nilgün Yıldız

Bugüne kadar diyet hakkında birçok şey okuduk, belki birçok diyeti uyguladık, diyetisyenlerle görüştük ve sonuçta hepimiz şunu öğrendik; aç kalarak zayıflamak mümkün olsa da, vücuda verdiği zararlar nedeniyle oldukça sakıncalı. Aynı zamanda ‘ne kadar hızlı kilo verilirse o kadar hızlı alınır’ cümlesi de bugüne kadar aklımıza kazınan gerçeklerdendi. Fakat özellikle son birkaç yıldır başta Amerika olmak üzere birçok ülkede moda olan Aralıklı Oruç Diyeti (IF) bildiklerimize zıt bir diyet. Bu diyete göre yaklaşık 16 saat yemek yemiyorsunuz. Yani akşam 20.00 gibi yemeğinizi yedikten sonra bir sonraki gün öğlen 13.00’den önce besin tüketmiyorsunuz. Sadece sıvı tüketerek besleniyorsunuz. Tabii bu sıvılar da kalori içermeyenler arasından seçiliyor. Bu diyeti yapanlar şuna inanıyor; vücut aç kaldığında yakacak enerji bulamıyor ve yağ yakmaya başlıyor. Fakat biz bugüne kadar bunun tam tersine inanıyorduk yani vücut aç kaldığında panik olmaya başlıyor ve yağı depoluyor. Bu nedenle aç kalmamak için ara öğün tüketmek gerekiyor.

IF hakkında bilinmeyenler
Bu diyete göre gün içinde sadece sekiz saatlik süreçte kalori almak ve daha sonra aç kalıp büyüme hormonunu tetikleyerek yağ yakımını hızlandırmak gerekiyor.
• 16 saati aç geçiriyorsunuz. Fakat bu süre sizin için çok uzunsa; en az 10-12 saat kendinizi sınırlandırmanız gerekiyor.
• Spor yapanlar çoğunlukla bu diyeti tercih ediyor.
• Aç kalınan süre içerisinde su ile birlikte sıvı tüketmek serbest.
• Yapılan araştırmalara göre bu diyeti yapanların kanındaki insülin direnci azalıyor. Ayrıca IF diyeti ile yağdan zengin beslenenlerin kötü kolesterol ve triglesit’lerinde düşüş tespit edilmiş.
• Yapılan bir diğer araştırmada ise günde üç öğün ile 6-7 öğün beslenenler arasında metabolizma hızı açısından fark olmadığı tespit edilmiş.

• Saat 13.00: 1. öğün-günlük kalorinin yüzde 20’si alınıyor.
•  Saat 17.00: 2. öğün-günlük kalorinin yüzde 50-60’ı alınıyor.
•  Saat 21.00: 3. öğün-günlük kalorinin yüzde 20-30’u alınıyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.