Bariatrik beslenme nedir? Bariatrik beslenmede nelere dikkat edilmeli?

Bariatrik cerrahi sonrasında beslenme süreci nasıl olur? Bariatrik beslenenler nelere dikkat etmeli? Obezite başka hastalıklara neden olur mu? Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Özlem Demir merak edilen soruları yanıtladı.


Bariatrik beslenme nedir? Bariatrik cerrahi sonrası beslenmede nelere dikkat edilmeli?Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Özlem Demir anlattı... İşte Demir'in verdiği bilgiler:

Obezite tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artan, bir pandemi halini alan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Dünya sağlık örgütünün verilerine göre, dünya genelinde 700 milyondan fazla obez ve 2 milyara yakın aşırı kilolu bireyin olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde de obezite sıklığı özellikle çocuklarda ve adölesanlarda olacak şekilde giderek artmaktadır.

Obezite tanısının konulması için pratikte beden kitle indeksi ölçümü kullanılmaktadır ve yetişkinlerde BKİ 30 kg/m² ve üzerinde olması ile obez tanısı konulmaktadır. Obezitenin diğer bir önemli boyutu da vücuttaki abdominal yağlanmadır ve bel çevresi ölçümü ile değerlendirmesi yapılabilmektedir. Vücuttaki yağ oranının fazla olmasıyla birlikte kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet, kemik eklem rahatsızlıkları ve uykuda apne sendromu gibi hastalıkların sıklığı da obezite yüzünden artış göstermektedir. Obezite ve diğer yan hastalıklar hastanın yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürmekte, tedavi edilmediği takdirde ise sağlık problemlerinin yanı sıra yaşam süresini de azaltmaktadır.

Özellikle morbid obezite (BKİ 40 kg/m²) tanısı konmuş hastaların uzun dönemde en etkili tedavisi cerrahidir. Tüp mide ( Sleeve gastrektomi ) veya mide küçültme, RNY/ mini gastrik bypass, duodenal switch gibi ameliyatların hepsi bariatrik cerrahinin bir türüdür.

Obezitenin tanı ve tedavisinde en doğru yaklaşım multidisipliner bir ekip tarafından yapılır. Kalıcı ve kesin çözüm olacağından iyi bir değerlendirme ve araştırma ile karar verilmelidir. Obezite tedavisinin başarısı ekibin bilgi ve becerisine; hastanın tedavi öncesi, süresince ve sonrasında gösterdiği uyuma bağlıdır. Hastanın kilosu, yaşı, yandaş hastalıkları, bariatrik cerrahi türü, fiziksel aktivitesinin yanında beslenme planlamanı ve işleyişi kilo verme hızı ile miktarını etkiler.

BARİATRİK BESLENME NEDİR?

Bariatrik cerrahi sonrasında beslenme süreci farklılık göstermekle birlikte ilk 10 gün sıvı dönemi, 10-20. günler arası püre dönemi ve 20. günden sonrası için ise katı gıdaya geçiş ve katı gıda dönemi olarak belirlenebilir. Bu süreçte ameliyat ile oluşturulan yeni mide kesesinin yaklaşık 150 ml gıda alabilecek kapasiteye sahip olacağı göz önüne alınarak uygun bir beslenme programı oluşturulmalıdır. Amaç kilo verimi sağlanırken aynı zamanda sağlıklı kalmak olmalıdır. Beslenme alışkanlıklarını yaşam tarzı haline getirmek, bunu yaparken de vitamin ve mineral eksikliklerine yol açmamak gerekmektedir.

BARİATRİK CERRAHİ SONRASI BESLENME ÖNERİLERİ

  • Cerrahi sonrası dokuların hızla iyileşmesi ve yağ kaybının hızlanması için protein alınımına dikkat edilmelidir.
  • Protein takviyesine sıvı dönemde başlamakla birlikte sonraki süreçte beslenme programına uygun olarak devam edilmelidir.
  • Genellikle ameliyat sonrası 2. ayda normal beslemeye geçiş sağlandığından hastaya özel hazırlanmış beslenme programında günlük protein, vitamin-mineral ve sıvı kullanımı dikkate alınarak sürecin iyi yönetilmesi kilo vermenin devamlılığı için oldukça önemlidir.
  • Hastalar yeterli karbonhidrat tüketimi ile kan şekeri kontrolü için tam tahıllı ürünler, yağ grubu için ise doymamış yağ kullanımı yönünden desteklenmelidir.
  • Programda şekersiz besinler tercih edilmelidir.
  • Buharda pişirme, haşlama, fırın ve ızgara gibi pişirme tekniklerinin kullanımı ve hekim onayı ile demir içeren multivitamin tabletler ve kalsiyum sitrat kullanımı önerilmelidir.

 

BARİATRİK CERRAHİ SONRASI BESLENMEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Ameliyat sonrası bulantı, kusma veya reflü gibi oluşabilecek problemleri en aza indirmek hedeflenmelidir.
  • Fazla yemek yemek kusmaya ve zamanla poşun genişlemesine neden olabileceği için doygunluk hissedildiğinde yeme işleminin bırakılması önerilmelidir.
  • Ayrıca yemek sırasında sıvı tüketilmesi ve katı- sıvı ayrımının yapılmaması da fazla besin tüketimine ve geri kilo alımına neden olabilir. Bu nedenle hastaya özel olacak şekilde sıvı tüketim miktarı belirlenmeli ve gün boyu sıvılar yudum yudum tüketilmelidir.
  • Şekerli ve asitli içeceklerden uzak durulması gerekmektedir.
  • Az az ve sık sık beslenilmeli ve besin tüketim kaydı tutularak günlük besin ve sıvı tüketimi kontrol altına alınmalıdır.

 

Sonuç olarak; obeziteyle verilen savaşta bariatrik cerrahi yöntemi tek başına değerlendirilmemelidir. Bu yolda doğru beslenme alışkanlıkları, hedefe ulaşmanın ve sağlıklı olmanın en önemli adımı olmalıdır.

İLGİLİ İÇERİKLER