Kışa detoksla arınarak girin

Kışa detoksla arınarak girin

Toksinlerinden arınmış bir beden için sağlıklı gıdaların, taze meyve ve sebzelerin sihirli dünyasına bir adım atın!

Yazı: Elif Gürsoy

Kışa henüz tam olarak merhaba demedik. Ama kışı en sağlam ve sağlıklı şekilde karşılamak için hala zamanınız var. İşe ilk olarak bedeninizdeki zararlı maddelerden kurtularak başlayın. İhtiyacınız olan şey sağlığınızı tehdit etmeyecek bir detoks programı… Bu tür programlara başlamadan önce yeterli bilgiye sahip olmanız şart. Peki ne yapmalısınız, nelerden uzak durmalısınız? En çok hangi besinleri tüketmeli, bütünsel arınmayı nasıl gerçekleştirmelisiniz? Hepsinin cevabını Beslenme Uzmanı Ayşe Serra Yücel’den aldık.

Bedeni tam olarak arındırmaktan kastımız ne olmalı?
Günümüzde birçok arınma ve detoks sistemi var. Aslında bunların doğru tek bir anlamı var. O da arınma… Arınma, zararlı olan her şeyi atılabilecek oranda vücuttan atmak, çıkartmak demek. Zararlı birçok madde vücudumuzda karaciğer ve kolonda toplanıyor. Yani maddeler bu organları hedef alıyor. Detoks yapmak ise organlarımızdan bu kiri temizlemek ve kendimizi daha iyi hissetmek adına bize yardımcı oluyor. Arınma denildiğinde, sadece meyve ve sebze sularından oluştuğunu düşünüyoruz ancak detoks demek sadece gün boyu bu içecekleri tüketmek anlamına gelmiyor. Özellikle bütün bir hafta içeceklerle detoks yapmak yanlış bir algıya neden oluyor. Su, kaslarımızda glikojen ile depolanıyor. Düşük kalorili bir uygulama yaptığınızda; bu glikojen depolarını kullanmış, su ağırlığını da onunla kaybetmiş oluyorsunuz. Normal beslenmenize döndüğünüzde ise o su ağırlığını geri alıyorsunuz. Sadece sıvı alımı söz konusu olduğunda; yağ, lif ve protein gibi diğer tüm önemli besinleri de kaçırıyorsunuz. Bu nedenle arınma programına girildiğinde sadece içeceklere değil, lifli gıdalara da yer vermek gerekiyor. Gerçekten besleyici olan sıvı içecek ve sonrasında minimum en az iki hafta beslenmeye dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca yapılan detoks programını destekleyen, gıda kalitesi yüksek, kaliteli besinleri tüketmeli ve sağlıklı beslenmeyi hayat tarzı haline getirmiş olarak devam etmek önem taşıyor. Böylece gerçek bir arınma programından bahsedilebiliyor.

Hangi besinler ve içecekler arınmaya yardımcı oluyor? Etkileri neler?
Bazı besinler var ki beslenme programı onlarla oluşturulduğunda, o besinleri tüketmeye düzenli olarak devam edilirse gerçek arınmanın kapılarını aralanmış oluyor. Çünkü beslenme hayatımızı etkileyen bir kavram. Hayattan zevk aldığımız şeyleri yaparak, sağlığımızı da koruyoruz. Bu besinleri şöyle sıralayabiliriz:

Turunçgiller: Çoğu insan soğuk algınlığı gibi bir rahatsızlığa yakalandıktan sonra C vitamini kullanmaya başlıyor. Halbuki önlemi önceden almak gerekiyor. C vitamininin bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri oldukça kuvvetli. Beyaz kan hücrelerini arttıran C vitamini, enfeksiyonlarla da savaşıyor. Bu nedenle turunçgillerin tüketimini hafife almadan, düzenli olarak beslenme listesinde yer vermek gerekiyor. Greyfurt, portakal, mandalina, limon ve kumkumat gibi besinler C vitamini alımına yardımcı oluyor.

Biber çeşitleri: Özellikle kırmızı biber, herhangi bir sebze veya meyveden iki kat fazla C vitamini içeriyor. Aynı zamanda zengin bir beta karoten kaynağı. Bağışıklık sistemini güçlendirmesinin yanı sıra, C vitaminini sağlıklı cildin korunmasında da oldukça etkili oluyor. Beta karoten ise gözleri ve cildi sağlıklı tutmaya yardımcı oluyor.

Brokoli: Vitaminler ve mineraller açısından oldukça zengin. A, C ve E vitaminlerinin yanı sıra diğer birçok antioksidan ile lif kaynağı olan brokoli, masanıza koyabileceğiniz en sağlıklı sebzelerden. Mümkün olduğunca az pişirerek etkisini koruyabilirsiniz. Hatta salatalarda çiğ olarak da tüketebilirsiniz.

Zencefil: Hepimizin bildiği üzere zencefil sihirli bir gıda. Boğaz ağrısından iltihap kırmaya kadar birçok özelliği var. Ayrıca mide bulantısını azaltmada da etkili. Kronik ağrıların azalmasına da yardımcı olmakla beraber, son yapılan araştırmalarda kolesterol düşürücü özelliği de gösteriyor.

Ispanak: C vitamini açısından oldukça zengin. Ayrıca bağışıklık sisteminde enfeksiyonlara karşı savaşma kabiliyetini arttırabilen çok sayıda antioksidan ve beta karoten içeriyor. Brokoli gibi ıspanak da az piştiğinde daha yararlı hale geliyor. Hafif pişirme ise A vitaminini arttırıyor ve oksalik asitten salınmasına izin veriyor.

Yoğurt: Ambalajlarında “canlı ve aktif kültürler” yazan yoğurtlara bakın. Dünyanın neresinde olursanız olun, yoğurt alırken bu açıklamaya dikkat edin. Çünkü bu kültürler hastalıklara karşı savaşmak için bağışıklık sisteminizi harekete geçiriyor. Şekerlendirilmiş ve şekerle yüklü olanlardan ziyade sade yoğurt almayı deneyin. Sade yoğurdun yerine sağlıklı meyvelerin tadını çıkarabilirsiniz.Yoğurdunuzu probiyotik ekleyerek kendiniz de yapabilirsiniz. Ekleyeceğiniz meyveler ile tatlandırabilirsiniz. Yoğurt, D vitamini açısından zengin bir kaynak. Bu vitamin, bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcı oluyor ve vücudumuzun hastalıklara karşı doğal savunmasını arttırıyor.

Badem: Soğuk algınlığını önlemek ve savaşmak söz konusu olduğunda, E ve C vitaminleri devreye giriyor. Özellikle E vitamini sağlıklı bir bağışıklık sisteminin anahtarı niteliğinde. Yağda çözünen E vitamini, badem gibi fındıkta da bulunuyor.



İçeceklerle detoks programı uygularken nasıl bir beslenme düzenine sahip olmak gerekiyor?
İçecekler ile detoks programı uygulanırken, alışık olunan beslenme düzeninin biraz dışına çıkılıyor. Burada önemli olan nokta, her şeyi kararında ve doğru uygulamak. Sıvı detoksları iki, bünye çok alışık ise maksimum üç gün yapılmalı. Sonrasında sıvı detokslarına destekleyici bir beslenme programı ile minimum bir hafta devam edilmeli. Akabinde bir miktar daha besin eklenerek, artıra artıra normal beslenme programına geri dönmek gerekiyor. Böylece metabolizmaya zarar vermeden arınma programı uygulanmış oluyor.

Programını başarıyla uygulayıp tamamlayan bir kişinin bedeninde ne gibi farklılıklar, iyileşmeler ortaya çıkıyor?
Öncelikle toksinler atılıyor yani ödem gidiyor. İki günlük detoks uygulaması toksinlere yönelik oluyor. Sonrasında bir hafta ile başlayarak beslenme programı düzenleniyor ve arınmaya devam ediliyor. Dolayısı ile detoks etkisi de devam etmiş oluyor. Beslenme programına düzenli olarak uyulduğunda, yağ yakımıyla birlikte metabolizma hızlanmaya başlıyor. Bağışıklık sistemi de destekleniyor. Günlük egzersiz programı ile tamamlandığında ise yağ yakımı hızlanırken, kaslar da güçleniyor. Bu programlara dört dörtlük uyulduğunda ise bedenen ve ruhen iyileşme başlıyor. İstenilen şekillere girmeye başlandıkça, sağlıklı ve mutlu olunuyor.

Detoks konusunda en çok hangi hatalara düşülüyor, neler yanlış biliniyor?
Asla herkese aynı detoks programı uygulanmamalı. Her insanın metabolizması ve yaşayış tarzı farklı. Herkese aynı listeyi veya uygulamayı vermek ise en büyük yanlış. Bu nedenle birebir programlar tercih edilmeli.

“En iyi arınma ve detoks yollarından biri de su...” diyebilir miyiz?
İçme suyu, hızlı kilo kaybı ve daha sağlıklı bir yaşam için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri. Üstelik kalorisi de yok ve karnınızı dolduruyor. Böylece açlık hissi olmuyor. Su ve kilo kaybı ile ilgili çalışmalar, sadece içme suyunun metabolizmanızı arttırdığını gösteriyor. Su, herhangi bir diyet ve egzersiz programının yanı sıra hayal edebileceğiniz her vücut fonksiyonunun önemli bir parçası olma özelliğini taşıyor. Kaslar, enerji üretimi için çok önemli. Her zaman elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olmak istiyorsanız, bolca su içmenizi tavsiye ederim.

Detoks etkili diyet süresince hayati önem taşıyan kurallar neler?
Siyah çay, kahve ve alkolden kaçınmalı. Bunun yerine böbrekleri destekleyen ısırgan otu gibi bitki çaylarını tercih etmeli. Günde en az 2 litre su içmeli. Taze meyve suları tüketilmeli. Örneğin, hem besleyici hem temizleyici olan havuç, pancar, elma ve salatalık suyu... İşlenmiş gıdalardan kaçınmalı. Tüm hazır yemekler, tuzlu atıştırmalıklar ve bisküvilerden uzaklaşmalı. Yemekler; buğulama, hafif kaynatma veya haşlama ile pişirmeli. Organik yiyecekler seçilmeli, hayvansal ürünler azaltılmalı. Süt ürünlerinden kaçınmalı ve sütü soya sütleriyle değiştirmeli. Mercimek, fasulye, kinoa, tohum ve kuruyemişin ise iyi birer protein alternatifi olduğu unutulmamalı.

Kimler detoks yaparken daha dikkatli olmalı?
Ciddi sağlık problemi ve tiroit bozukluğu olanlar, tansiyon ve ileri derece diyabet gibi herhangi bir hastalığa sahip kişilerin danışman eşliğinde uygulamaları daha doğru olur.

Bütünsel bir detoks etkisi yaratmada hangi aktiviteler bu beslenme düzenine yardımcı olabilir?
Yapacağınız her türlü fiziksel aktivite, arınma programının en büyük destekçisidir. Özellikle kardiyo egzersizleri her gün yapılmalı. İster açık havada, ister spor salonunda, ister dans ederek ama mutlaka yapın! Hazırlayacağınız eğlenceli ve etkili bir antrenman programı ile hayat daha keyifli bir hale gelecek.

5 günlük örnek beslenme planı tıklayın

*Formsante dergisinden alınmıştır.