Fark edilmeden başlıyor: ALS’de ilk belirtiler neden gözden kaçıyor?
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Necioğlu Örken, ALS’nin erken dönemde fark edilmesinin zor olabileceğini, ancak ilerleyici güç kaybının mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Ünlü yapımcı Erol Köse'nin vefatı sonrası ALS hastalığıyla mücadele ettiği ortaya çıktı. Basit bir düğmeyi ilikleyememek ya da yürürken ayağın takılması… Günlük hayatta çoğu zaman önemsenmeyen bu küçük değişiklikler, aslında ALS’nin ilk işaretleri olabilir. Sinsi başlangıcıyla dikkat çeken bu hastalık, zaman içinde kasları kontrol eden sinirleri etkileyerek ilerleyici bir tabloya yol açabiliyor.
ALS nedir ve kimlerde daha sık görülür?
Amiyotrofik lateral skleroz (ALS) bir diğer adıyla motor nöron hastalığı kasları kontrol eden sinirlerde hasar oluşturan bir hastalıktır. Kaslarda güçsüzlük gelişir, yavaş yavaş çalışamaz hale gelir ve kişide felç gelişir. Ancak his kaybı genellikle olmaz.
ALS’ye en sık yakalanma yaşı genellikle 40-70 yaş arasındadır. Erkeklerde kadınlardan %20 daha sık görülür. ALS, vakaların %90’ında aile öyküsü olmadan ortaya çıkar ki buna sporadik ALS denir. Geri kalan %10 ise mutasyona uğramış bir genin aktarılması ile ortaya çıkan ailevi ALS’dir.
İlk belirtiler neden gözden kaçabilir?
ALS’nin başlangıcı belli belirsiz olabilir ve belirtiler başlangıçta gözden kaçabilir. Kollarda ve bacaklarda güçsüzlük genelde tek bir uzuvda başlar ve sonra diğerlerine yayılır (düğme ilikleme ya da fermuar çekme, kavanoz açma, küçük eşyaları yakalama ve yazmada problem, yürürken ayak burnunu yere sürtme gibi).
Hareketlerde yavaşlık, sertlik ile kaslarda seyirme ve kas spazmları görülür. Konuşma ve yutma güçlüğü eklenebilir. Bu belirtiler her zaman ALS anlamına gelmez. Ancak ilerleyici bir güç kaybı varsa mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.
ALS tanısı nasıl konur?
Tanı hastanın öyküsü ve muayenesine ek olarak elektromiyografi dediğimiz kasların ve sinirlerin nasıl çalıştığını test eden bir tetkik ile konur.