Gebelik döneminde beslenmeye dikkat: Kabızlık proktolojik sorunları artırabilir

Gebelikte değişen hormonlar, büyüyen rahmin bağırsaklar üzerindeki baskısı ve günlük hareketin azalması, kabızlık şikayetini artırabilir. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Atak, gebelik öncesinden doğum sonrasına uzanan süreçte kabızlık ve proktolojik hastalıklar hakkında merak edilenleri anlattı.

Gebelik döneminde beslenmeye dikkat: Kabızlık proktolojik sorunları artırabilir
Elele Online

Elele Online


Gebelik denildiğinde beslenme çoğu zaman yalnızca bebeğin gelişimi üzerinden konuşuluyor. Oysa anne adayının bağırsak düzeni de bu dönemde yakından takip edilmesi gereken başlıklardan biri. “Nasıl olsa gebelikte normal” denilerek ertelenen kabızlık; tuvalette uzun süre kalma, ıkınma ve sert dışkılama nedeniyle hemoroid ve anal fissür gibi proktolojik sorunların ortaya çıkmasına ya da mevcut yakınmaların belirginleşmesine zemin hazırlayabilir.

Gebelikte kabızlık neden daha sık görülür?

Gebelikte hormonal değişiklikler bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir. İlerleyen aylarda büyüyen rahmin bağırsaklara ve pelvis bölgesine yaptığı baskı, hareket düzeyinin azalması ve bazı demir preparatları da kabızlık şikayetine eşlik edebilir. Liften yetersiz beslenme, az sıvı tüketme ve tuvalet ihtiyacını erteleme de tabloyu ağırlaştırabilir.Gebelik döneminde beslenmeye dikkat: Kabızlık proktolojik sorunları artırabilir - Resim : 1

Kabızlık yalnızca “tuvalete çıkamamak” değildir. Karında şişkinlik, sert ve parça parça dışkılama, dışkılama sırasında zorlanma, tam boşalamama hissi ve tuvalette uzun süre kalma da kabızlığın işaretleri arasında yer alabilir.

Hemoroid ve anal fissür kapıyı çalabilir

Sert dışkılama ve yoğun ıkınma, anal bölge çevresindeki damarların basıncını artırarak hemoroid yakınmalarını belirginleştirebilir. Kaşıntı, şişlik, ağrı ve dışkılama sırasında görülen parlak kırmızı kanama hemoroidle ilişkili olabilir. Sert dışkının anal kanalda oluşturduğu küçük yırtıklar ise anal fissüre, yani makat çatlağına yol açabilir. Fissürde dışkılama sırasında keskin ağrı ve sonrasında devam eden yanma hissi daha ön plandadır.

Ancak gebelikte görülen her anal bölge kanamasını hemoroide bağlamak doğru değildir. Kanama, şiddetli ağrı, ele gelen hassas şişlik ya da uzun süren bağırsak alışkanlığı değişikliği varsa hekim değerlendirmesi gerekir.

Gebelik öncesindeki sorunlar önemsenmeli

Gebelik planlayan ve daha önce hemoroid, anal fissür, kronik kabızlık ya da pelvik taban problemi yaşamış kadınların süreci önceden değerlendirmesi önemlidir. Çünkü gebelikle birlikte karın içi basıncın artması ve doğum sırasında ıkınma, mevcut şikayetleri artırabilir. Gebelik öncesinde bağırsak düzeninin sağlanması, tuvalet alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve gerekli muayenenin yapılması, sürecin daha kontrollü ilerlemesine yardımcı olabilir.

Doğumdan sonra şikayetler hemen bitmeyebilir

Doğum sonrası ilk günlerde hareketsizlik, sıvı kaybı, ağrı nedeniyle tuvaleti erteleme ve bazı ilaçlar kabızlığa neden olabilir. Vajinal doğum sırasında oluşan basınç, perine bölgesindeki hassasiyet ve hemoroidler dışkılama korkusunu artırabilir. Bu nedenle doğum sonrası dönemde de lifli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve mümkün olan en erken zamanda kısa yürüyüşlere başlamak önem taşır.

Beslenme ve tuvalet alışkanlığı birlikte düzenlenmeli

Sebze, meyve, kuru baklagiller ve tam tahıllar günlük beslenmede dengeli biçimde yer almalıdır. Lif tüketimi birden değil, kademeli olarak artırılmalı; sıvı alımı kişinin gebelik takibini yapan hekimin önerisine göre planlanmalıdır. Tuvalet ihtiyacı ertelenmemeli, uzun süre klozette oturulmamalı ve aşırı ıkınmadan kaçınılmalıdır. Gebelikte kabızlık ilacı, fitil veya anal bölgeye uygulanacak ürünler hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

Yakınmalar devam ediyorsa öncelikle muayene ile sorunun kaynağı belirlenmelidir. Beslenme ve dışkılama alışkanlıklarının düzenlenmesine ek olarak, gebelik dönemine uygun medikal destekler ilgili hekimlerle birlikte değerlendirilebilir. Doğum sonrasında gerilemeyen hemoroid, fissür veya diğer proktolojik hastalıklarda ise kişinin durumuna göre ilaç tedavileri, ofis tipi girişimler ya da cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. İşlem kararı; muayene bulguları, yakınmaların düzeyi ve doğum sonrası iyileşme süreci dikkate alınarak verilmelidir.