Göz kuruluğu kışın neden artıyor? Uzmandan evde ve iş yerinde uygulanabilecek pratik adımlar

Kış aylarında dışarıdaki dondurucu soğuklar ile içerideki nemsiz ve sıcak havanın birleşmesi, gözlerimizin en büyük savunma mekanizması olan gözyaşı tabakasını adeta buharlaştırıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şennur Haberal, n evde ve iş yerinde uygulanabilecek pratik adımları bizlerle paylaştı.

Göz kuruluğu kışın neden artıyor? Uzmandan evde ve iş yerinde uygulanabilecek pratik adımlar
Aybüke Sengir

Aybüke Sengir


Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şennur Haberal, fark edilmeden görme kalitenizi düşüren göz kuruluğuna karşı alınabilecek önlemleri anlattı.

Gözlerimiz, ışığı işleyip görsel sinyalleri beyne ileten kompleks bir yapıya sahiptir. Net ve konforlu bir görme için göz yüzeyinin sağlıklı olması ve gözyaşı film tabakasının bozulmadan görevini yapması gerekir. Bu tabaka dengesi bozulduğunda göz yeterince nemlenemez ve göz kuruluğu şikayetleri ortaya çıkar.

GÖZYAŞI FİLMİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Sağlıklı bir gözyaşı filmi üç katmandan oluşur: Gözyaşının göz yüzeyine tutunmasına yardımcı olan mukus tabakası, gözü nemlendiren sulu (aköz) tabaka ve buharlaşmayı yavaşlatan dış lipid (yağ) tabakası. Bu hassas denge meibomian ve lakrimal bezler tarafından korunur. Denge bozulduğunda gözyaşı yetersiz hale gelir ve oküler yüzey kuru göz sendromu dediğimiz tabloya ilerleyebilir.

GÖZLERİN KURUYKEN SULANMASI MÜMKÜN MÜ?

Göz kuruluğunun şaşırtıcı bulgularından biri aşırı sulanmadır. Gözyaşı filmi bozulmaya başladığında vücut bunu telafi etmeye çalışır ve daha fazla gözyaşı üretebilir. Ancak film tabakasında yağ ve mukus bileşenleri yeterli değilse, gözyaşı hızla buharlaşır; gözde yaş olsa bile kuruluk hissi devam eder. Bu nedenle hem yanma-batma hem de sulanma aynı anda görülebilir.

GÖZ KURULUĞUNU ARTIRAN NEDENLER NELER?

Mevsimsel nem değişiklikleri, soğuğa maruz kalma, çevresel koşullar ve uzun süre kullanımı şikayetleri belirginleştirebilir. Bunun yanında gözyaşı filminin stabilitesini bozan otoimmün hastalıklar ve oküler rozasea gibi altta yatan tıbbi durumlar da göz kuruluğuna zemin hazırlayabilir. Bu yüzden kalıcı şikayetlerde temel nedenin değerlendirilmesi önem taşır.

GÖZ KURULUĞUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Göz kuruluğu; günlük yaşamı ve görme kalitesini etkileyebilen belirtilerle kendini gösterebilir. En sık görülen yakınmalar sürekli kaşıntı veya yanma hissi, kızarıklık, aşırı sulanma, bulanık görme, ipliksi mukus varlığı ve göz yorgunluğu ya da zorlanma hissidir.

KIŞ AYLARINDA GÖZ KURULUĞU NEDEN DAHA SIK OLUR?

 Kışın nem oranı düşer ve hava daha “emici” hale gelir; bu durum gözyaşı filminin daha hızlı buharlaşmasına yol açar. Dışarıdaki soğuk ve rüzgar, göz yüzeyindeki doğal nemi azaltarak batma ve kızarıklığı artırabilir. İç mekanlarda ise ısıtma sistemleri havayı kurutur, gözlerden ve ciltten nem kaybını hızlandırır. Kışın daha fazla iç mekanda kalınması, ekran başında geçirilen sürenin artmasıyla birleştiğinde göz kırpma sayısı azalır; gözyaşı filmi daha az yenilenir ve şikayetler belirginleşir.

KIŞ AYLARINDA GÖZ KURULUĞU NASIL ÖNLENEBİLİR?

Kışın göz kuruluğunu azaltmak için evde ve iş yerinde uygulanabilecek pratik adımlar vardır. Nemlendirici cihaz kullanmak, ortam nemini artırarak gözyaşı buharlaşmasını azaltmaya yardımcı olur. Kışın güneş daha az hissedilse bile güneş gözlüğü, rüzgara karşı bariyer oluşturarak göz yüzeyini korur.

Meibomian bezleri gözyaşının yağ tabakasını üretir; bu bezlerin tıkanması buharlaşmayı hızlandırabilir. Ilık kompres, bezlerin daha sağlıklı çalışmasına destek olabilir. Temiz bir bez ılık (sıcak olmayan) suyla ıslatılıp kapalı gözlerin üzerine yaklaşık 10 dakika yerleştirilebilir.

Ekran karşısında göz kırpma sayısı doğal olarak azalır. Bu nedenle bilinçli göz kırpma alışkanlığı ve 20-20-20 kuralı destekleyici olabilir: Her 20 dakikada bir, yaklaşık 6 metre uzağa 20 saniye bakmak gözlerin dinlenmesine ve göz kırpmanın artmasına katkı sağlar.

Şikayetler devam ediyorsa nemlendirici (yapay gözyaşı) damlalar gün içinde gerektiğinde kullanılabilir; bu damlalar gözyaşı filmini destekleyerek tahrişi azaltabilir.

NE ZAMAN GÖZ DOKTORUNA BAŞVURMAK GEREKİR?

Tüm önlemlere rağmen kuruluk hissi sürüyor veya giderek artıyorsa göz muayenesi gerekir. Böyle durumlarda altta yatan nedenin belirlenmesi ve ileri seçeneklerin değerlendirilmesi önem taşır. Şiddetli ağrı, ışığa karşı belirgin hassasiyet ya da ani görme değişiklikleri ise daha ciddi göz hastalıklarının belirtisi olabileceğinden acil değerlendirme gerektirir.