10 dakikada bağımlılıklara "DUR" deyin!

Bir parça çikolata yemek ya da sigaranın ucunda dertleri kül etmek ne kadar da kolay değil mi? Emin olun bu çözümler belki o an sizi rahatlatıyor ama geleceğinizi tehdit ediyor.


Yazı: Ayşegül Uyanık Örnekal

Ve iyi haber: Şeker ve sigara bağımlılığından kurtulmak tahmin ettiğinizden daha kolay.

Günümüz şehir hayatında birçoğumuz hep bir yerlere koşturuyoruz, hep bir şeylerin yükünü omuzlarımızda taşıyoruz. Sonuçta sağlıksız, mutsuz, asabi insanlar haline geliyoruz. Abrahamson Metodu da tam bu noktada devreye giriyor. Auranızı temizleyerek, insan sağlığına zararlı şeker, glüten, sigara gibi tüm bağımlılıklardan kurtulmanıza yardımcı olmaya çalışıyor. Nereden mi biliyorum? Çünkü bu sayede bir ayı aşkın süredir şeker ve glüteni hayatımdan tamamen çıkardım. Bunun bana sağladıklarını bugün belki sadece tartıda görüyorum ama ileride rafine şekerden ve glütenden uzak kalmanın sağlığıma olan katkılarını daha iyi fark edeceğim. Bağımlılıklara veda etmeye yardımcı olan bu metoda ilişkin merak edilenleri Ehud Abrahamson’dan öğrendik.

Sorunun kaynağı, enerji merkezleri!
Güney Afrikalı bilim insanı Ehud Abrahamson’un yaklaşık 35 yıl önce oluşturduğu bu metot; eski Çin tedavi yöntemleri ile Batı’nın vücut ve ruh üzerine çalışmalar yapan holistik yaklaşımını birleştiriyor. Abrahamson, bu metodun alternatif tıp dünyasının tekniklerini kullanarak, biyoenerji yardımıyla vücudun enerji sisteminin, meridyenler ile çakralar üzerinden temizlenmesini ve dengelenmesini sağladığını belirterek, “İnsan vücudunun biyokimyasal yapısına, kişilerin bağımlılığının neyle ilgili olduğunun bir önemi olmadan psikolojik görüş biçimini de ekleyerek yeni elementler ilave edip, akupunktur ve akubaskı alanlarını da terapi yöntemine dahil ediyoruz. Tüm bu elementler dünyadaki en iyi teknik olarak, bağımlılıkları bitirme anlamında yüksek başarı oranına sahip. Ve hatta bağımlılıklarından arınmış olan insanların, bunlara geri dönmemelerini de sağlıyor” diyor. Hayatımız boyunca edindiğimiz alışkanlıklardan, enerji merkezleri sorumlu. Terapi sırasında vücuttaki karaciğer, böbrek gibi enerji merkezleri temizlenme sürecinden geçiyor. Bazı çevreler yapılanın biyoenerji olduğunu ve birkaç gün sürdüğünü düşünüyor. Ancak Abrahamson bunun yanlış bir fikir olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu metot sadece biyoenerji içermiyor. Evet, biyoenerji vücuda fazladan birkaç günlük enerji veriyor fakat beyindeki reseptörlerde durum böyle değil. Biz bu noktalara akupresür aura yoluyla uygulama yapıyoruz.”

Auramız, yaşamımızı etkiliyor
Vücut çevresindeki enerji alanları aurayı oluşturuyor. Aynı bir dükkanın vitrin camına benziyor. Nasıl ki vitrin camı yağmur ve tozdan etkileniyorsa, aura da kirlenebiliyor. Auranın çoğu zaman kişinin kendi
ya da çevredekilerin onunla ilgili düşüncelerinden etkilenebildiğini belirten Ehud Abrahamson, “Uzun yıllar boyu inandığınız şeyler, yaşadıklarınız, bazı şeylerin zorlaşması durumunda ne yapacağınız gibi düşünceler, ‘Her zaman böyle şişman mı olacağım?’ gibi fikirler ve stresler nedeniyle de kirlenebiliyor. Bu tür eski düşünce kalıplarının ortadan kalkmasıyla aura temizleniyor. Çünkü eğer vitrin kirliyse ne siz dışarıyı ne de dışarıdakiler sizin içinizde neler olduğunu göremiyor” diyor.

Kristallerden yardım alınıyor
Abrahamson Metodu’nun uygulanışında terapistler birtakım kristallerden faydalanıyor. Örneğin ametist. Bu kristal, insanların sigarayı bırakmalarını sağlamasa da daha sakin olmasına yardımcı oluyor. Çünkü günlük hayatın koşturması içinde çırpınan ama bir yandan da terapi sonucu sigarayı bırakmak isteyen kişi, yöntemin işe yarayıp yaramayacağını düşünerek huzursuzluğa kapılabiliyor. Oysa terapi sırasında terapiyi uygulayanın da alanın da sakin olması gerekiyor. Bazı terapilerde ise jasper isimli bir kristal kullanılıyor. Bu da binlerce yıldır kanı temizleme özelliğiyle biliniyor.

Yaşamı yeniden şekillendirmek şart!
Toplam iki saatlik terapinin sonunda artık sigara
ya da şeker-glütenden arınmış kişiler hayatlarından bu bağımlılıkları çıkarmış olarak, yeni bir hayata adım atıyor. Ama yaşamın da buna göre düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü çevrede kişiyi yeniden aynı döngüye sokabilecek birçok uyaran bulunduğunu hatırlatan Abrahamson, “Eğer kişi sigara için gelmişse, yaşadığı odaların tamamını temizlemeli. Evini, ofisini, arabasını iyice havalandırmalı. Tüm sigara paketlerini atmalı ve bir daha geri dönmemeye kararlı olmalı. Ayrıca pasif içicilikten de sakınmalı. İlk
bir ay sigara içilen yerlere gitmekten kaçınmak da önem taşıyor. Aileden birilerinin evde sigara içmemesi ve egzersiz yapmak da bu sürece yardımcı oluyor. Ayrıca bol su içmek de gerekiyor. Eğer şeker-glüten arınması için gelindiyse, şekerli ve glütenli yiyeceklere veda edilmeli. Terapiye gelmeden önce bu maddelerin bulunduğu tüm yiyeceklerin ortadan kaldırılması, sağlıklı besinlerden oluşan bir alışveriş yapılması gerekiyor” diyor.
Tüm bu şartları yerine getirse de şeytana uyup sigaradan bir nefes almak ya da bir parça çikolata yemek her şeyin sonu mu? Tabii ki hayır! Yapılan terapide Abrahamson terapistleri beynin o bağımlılıkla ilgili reseptörünü kapatıyor. Ama kişinin yeniden sigara
ya da şeker tüketmesi halinde bu açılıyor. Yaptığı hatadan dönmek isteyenler ise ilk terapiyi takip eden bir yıl boyunca yeniden terapi alabiliyor.

Şekerden de arındırıyor, kumardan da
Abrahamson arınma terapileri; sigara, şeker
ve glütenin yanı sıra alkol, tırnak yeme, saç yolma (trikotilomanya), deri yolma (dermatilomani-CSP) ve kumar gibi daha ağır, karmaşık bağımlılıklarda da kullanılıyor.

Üç aşamalı terapi
Abrahamson metodunun uygulanışı üç bölümden oluşuyor. İlkinde terapist arınma yapılacak bağımlılığa ilişkin açıklama yapıyor, ikincide terapiyi alacak kişinin soruları cevaplanıyor, üçüncü ve son bölümde ise terapi uygulanıyor. Tüm bu süreç en fazla iki saat sürüyor. Ancak her insan birbirinden farklı olduğu için bazen değişebiliyor.

Nasıl bağımlı olunuyor?

Adı üstünde bağımlılık! Çoğumuzun ‘Bir kereden hiçbir şey olmaz’ düşüncesiyle başladığı birçok şey yaşamın vazgeçilmezi haline geliyor. Örneğin nikotin bağımlılığı,
bir çocuğun veya yetişkinin ilk sigarasıyla başlıyor. Beyin, nikotinle bağlantılı kimyasalları öğreniyor ve gittikçe daha fazla arzuluyor. Bağımlılık gitgide artıyor, çünkü emilen nikotin miktarı yıllar içinde artıyor. Nargile, puro, pipo veya sigara ayrımı olmaksızın her tür tütün ürününde sonuç aynı oluyor.

Ehud Abrahamson kimdir?
1961’de Güney Afrika’da dünyaya gelen Ehud Abrahamson’un babası ünlü bir profesör ve tıp doktoruydu. Psikoloji, biyoloji ve alternatif tıp eğitimi alan Abrahamson, çocukluğundan beri sağlık ve biyolojiyle çok ilgili oldu. Evli ve iki çocuk babası olan Abrahamson, dünya çapında kendi geliştirdiği metodu uygulayarak, insanların bağımlılıklarından arınmasına yardımcı oluyor.