Huzur egzersizde mi?

Huzur egzersizde mi?

Çağımızın en önemli sorunlarından biri olan depresyonla mücadelede egzersizin rolü birçok alanda tartışma yaratıyor. Antidepresanların egzersizden daha etkili olduğu görüşünü savunanlar olduğu gibi aksi görüşteki kişiler de var. Peki gerçekten de egzersiz yapmak, ruh sağlığına iyi geliyor mu?

Yazı: Ayşegül Uyanı Örnekal

Dünya Sağlık Örgütü, depresyonu dünya çapındaki hastalık nedenlerinin başlıca nedeni olarak belirtiyor. Öte yandan Majör Depresyon Bozukluğu (MDD) teşhisi alan kişi sayısı ise son yıllarda büyük bir artış gösteriyor. Bu rahatsızlığa yönelik en yaygın kullanılan tedavi yöntemi ise antidepresanlar oluyor. Sağlık Hizmeti Araştırma ve Kalite Kurulu’nun (AHRQ) verilerine göre, tüm ilaçlar içerisinde en fazla reçete edilenler de yine bu ilaçlar. “Yaygınlığı su götürmez bir gerçek olsa da pek çok hasta, antidepresan tedavisine beklenen cevabı vermeyebiliyor” diyen b-fit Kurucu Ortağı, Psikolog Bedriye Hülya, ��öyle devam ediyor: “Üstelik bu ilaçların yan etki faktörü de büyük bir problem olarak önemini korumaya devam ediyor. Farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın telkine dayalı etki ortaya çıkarması yani plasebo etkisi ise tıp dünyasının elini bağlamışa benziyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, depresyon rahatsızlıklarında plasebo ile önemli sonuçlar alınabildiğini gösteriyor. Bu durumda yeni üretilen ilaçların gerçek etkisini kanıtlama konusu da zora düşüyor. Tüm bu nedenlerle, araştırmacılar ve hastalar depresyon tedavisinde farmakolojik olmayan seçenekler aramaya başlıyor. Bu yöntemlerden en etkili olduğu kanıtlananlardan biri ise fiziksel egzersiz!”

Araştırmalar, etkisini gösteriyor
Egzersizin depresyon üzerindeki etkisi hakkında çok geniş ve kapsamlı bir literatür bulunuyor. Tıp dünyasında en popüler yöntemlerden biri olan Randomize Kontrollü Deney (RCT) yöntemini kullanan sayısız araştırma da bunu destekler nitelikte, egzersiz ve antidepresanların eşit derecede etkili olduğunu gösteriyor. Araştırma sonuçlarına rağmen egzersizin tıbbi bir tedavi olarak görülüp görülmemesi gerektiği konusunda tartışmaların ise devam ettiğine dikkat çeken Psk. Hülya, “Akademisyenler, sağlık profesyonelleri ve ilaç firmaları, ilaç tedavisinin aksine yaşam tarzında yaratılan bir değişikliğin biyolojik mekanizmaları da değiştirebileceğini kabul etme konusunda isteksiz. Bu durumun değişmesi için klinik ortamda daha uzun soluklu araştırmaların yapılması gerekiyor. Egzersiz ile depresyon arasındaki doz-yanıt ilişkisini araştıran çalışmalara ihtiyaç var” diyor.

Serotonini yükseltiyor
Yapılan egzersizin etkinliğini inceleyen iki analiz, majör depresyon tedavisi için egzersizin tek başına ya da antidepresan tedavisine ek olarak önerilebileceği sonucuna ulaştığını yani egzersizin, depresyon yönetimi için kanıta dayalı bir tedavi olarak düşünülebileceğini vurgulayan Psk. Hülya, “Peki egzersiz neyi değiştiriyor da depresyona iyi geliyor?” sorusunu şöyle yanıtlıyor: “Son dönemde yapılan araştırmalar en çok ‘beyin kaynaklı nörotrofik faktör’ (BDNF) hipotezine odaklanıyor. Bu hipoteze göre, nerotrofin düzeylerindeki değişiklikler depresyonun altında yatan nerokimyasal değişiklikleri üretiyor. Hem farmakolojik hem de alternatif tedavi yöntemleri, bu nerotrofin düzeyindeki değişikliğe müdahale ediyor. Sadece antidepresan kullanan kişilerde iki hafta kadar bir sürede yükselen BDNF düzeyi, egzersizle desteklendiğinde aynı seviyeye sadece iki günde ulaşabiliyor. Depresyonu etkileyen bir başka etmen ise serotonin. Günümüzde mevcut olan tüm antidepresan ilaçlar serotoninin salınımını ve geri alımını hedefliyor. Egzersiz yapmak ise serotonin sentezi için gerekli olan ‘tryptophan hydroxylase’ maddesini yükseltiyor.”

Önemli olan egzersize başlamak
Kimi bulgular, antidepresan kullanmayan hastaların egzersize başladıktan sonra dört hafta gibi kısa bir sürede rahatlama yaşayabileceğini gösteriyor. Antidepresan kadar etkili bir sonuç almak isteyenlerin ise en az 10-12 hafta kesintisiz egzersiz yapması gerektiği vurgulanıyor. Egzersizin olumsuz ruh hallerine iyi geldiği gerçeğinin bir sürpriz olmadığını ancak ne kadar etkili olduğuna dair bilgileri öğrenmenin önemli olduğunu söyleyen Psk. Bedriye Hülya, “Depresyona giren birinin evinden çıkıp egzersiz salonuna gitmesi zor görünüyor olabilir. Fakat bu konuda da önemli rakamlar var ve aksini kanıtlıyor. Bu dönemde psikoterapi sürecini ve ilaçlarını bırakan hastalarla kıyaslandığında, egzersizi bırakma oranı oldukça düşük, sadece yüzde 15. Önemli olan kişinin kendini zorlayarak bile olsa egzersize başlayabilmesi...” diyor.

*Formsante dergisinden alınmıştır.