Sıcak havalarda beyin kanaması riskine karşı tansiyon kontrolü önemli
Beyin kanamasından korunmada en güçlü adımın, tansiyonu yalnızca yükseldiğinde değil, her gün düzenli biçimde kontrol altında tutmak olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Necioğlu Örken, sıcak günlerde tansiyon takibinin, ilaçların düzenli kullanımının ve sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Havalar sıcak seyrederken gündelik düzen değişse de tansiyon takibi, ilaçların düzenli kullanılması ve sağlık kontrolleri ihmal edilmemelidir. Çünkü beyin kanamasının önlenebilir nedenleri arasında ilk sırada yüksek tansiyon yer alır.
Beyin kanaması, kanın doğrudan beyin dokusu içine sızmasıyla oluşan ve yaşamı tehdit edebilen bir inme türüdür. Tüm inmeler içindeki oranı daha düşük olsa da ölüm ve kalıcı engellilik açısından ağır sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle tedavi kadar, ilk kanamanın ortaya çıkmasını önlemek de büyük önem taşır.
En önemli risk: Kontrolsüz tansiyon
Uzun süre yüksek seyreden tansiyon, beynin küçük damarlarında yapısal hasara yol açar. Damar duvarı zamanla zayıflar ve kanamaya daha yatkın hale gelir.
Üstelik risk, yalnızca muayene sırasında ölçülen tek bir yüksek değerden ibaret değildir. Beyin damarlarını koruyan asıl unsur, kan basıncının günler, aylar ve yıllar boyunca düzenli biçimde kontrol altında tutulmasıdır.
Güncel kılavuzlarda kan basıncının genel olarak 130/80 mmHg’nin altında tutulması önerilir. Ancak hedef değer kişiye göre değişebilir.
Bu nedenle tansiyon ilacını yalnızca tansiyon yükseldiğinde almak ya da değerler düzeldiğinde bırakmak doğru değildir. Tedavi, hekimin önerdiği doz ve düzende sürdürülmelidir.
Risk yalnızca tansiyondan ibaret değil
İleri yaş, özellikle 70 yaş ve üzerinde olmak, değiştirilemeyen riskler arasındadır. Yaşla birlikte beyin damarlarını kırılganlaştırabilen serebral amiloid anjiyopati ve kan sulandırıcı kullanımını gerektirebilen atriyal fibrilasyon daha sık görülür.
Ancak yaşın ilerlemesi, yapılabilecek hiçbir şey olmadığı anlamına gelmez. Tam tersine; tansiyon, sigara, kilo, beslenme ve kan şekeri gibi değiştirilebilir risklerin kontrolü daha da önemli hale gelir.
Sigara kullanımı, fazla alkol, aşırı tuz tüketimi, obezite, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik beyin damarlarının yükünü artırır. Diyabet ve kronik böbrek hastalığı da küçük damar hasarını ağırlaştırabilir.
Tuzun azaltılması, sigaranın bırakılması, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü bu nedenle yalnızca kalbi değil, beyni de korur.
MR’daki mikrokanamalar ne söyler?
Beyin MR’ında görülen mikrokanamalar, küçük damarlarda daha önce oluşmuş çok küçük kanamaların izleridir ve gelecekteki kanama riskinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Fakat bu bulguların varlığı, aspirin ya da kan sulandırıcı ilaçların otomatik olarak kesilmesi gerektiği anlamına gelmez. İlacın damar tıkanıklığını önlemedeki yararı ile kanama riski birlikte değerlendirilmelidir.
Bu ilaçlara hekime danışılmadan başlanmamalı, ilaçlar bırakılmamalı veya dozları değiştirilmemelidir.
Beyninizi korumak için bugünden başlayın
Evde tansiyonunuzu düzenli ölçün ve değerlerinizi kaydedin. İlaçlarınızı her gün önerilen saatte kullanın.
Tuz tüketimini azaltın. Sigara içiyorsanız bırakmak için destek alın. Düzenli hareket edin, sağlıklı kilonuzu koruyun ve diyabet ile böbrek hastalığı kontrollerinizi aksatmayın.
Beyin kanaması ağır sonuçlar doğurabilir. Ancak riskin önemli bir bölümü değiştirilebilir.
Özellikle sıcakların etkisini gösterdiği bu günler, tansiyon takibini ve tedavi düzenini yeniden gözden geçirmek için iyi bir hatırlatıcıdır. Beyin damarlarını korumak, tek günlük bir önlem değil, her gün sürdürülen bir alışkanlıktır.