Yeni nesil beden okuma: Yapay zekâ destekli vücut analizi dönemi
Yapay zeka teknolojisi, Günümüzde sadece kilo ölçmekle kalmayıp, beden analizi yaparak, postürden kas dengesine, çevresel ölçülerden yaşam tarzı ipuçlarına kadar onlarca veriyi saniyeler içinde okuyabiliyor. Bu teknolojiler, beslenme uzmanları ve antrenörleri aynı dilde buluştururken, kullanıcıların kendi biyolojik süreçlerini anlamasını da hiç olmadığı kadar kolaylaştırıyor. Peki bu “yeni nesil beden okuma” gerçekten bir devrim mi? Uzman diyetisyen Nil Yurtbay sorularımızı cevapladı.
Yapay zekâ destekli tartı teknolojisi tam olarak nasıl çalışıyor? Klasik tartılardan ayıran temel fark nedir?
Bu tartıların çalışma prensibi uzun zamandır aynı, minik bir elektrik akımının vücudunuzdan geçmesiyle oluyor. Burada gönderilen ve geri dönen enerji arasındaki fark yorumlanıyor. Yeni nesil tartılarda, eskisine göre ölçülen ve değerlendirilen veriler arttı. Artık bir oturumda danışanımız hakkında daha fazla bilgiye sahip olabiliyoruz, bu yüzden önerilerimiz de değişti ve gelişti. Temel majör bir fark belirtmek gerekirse postür ve çevresel ölçümlerden bahsedebiliriz. Postür ölçümü sayesinde danışanımızın diz, bel, sırt, boyun bölgelerine ne kadar yüklendiğini görüp gerekli önlenmeleri almasına teşvik edebiliyoruz. İskelet sisteminin korunması, yaş almadan kilo almaya kadar birçok süreci etkiliyor. Yanı sıra akıllı kamera sistemi ile bel, karın, kalça gibi kilonuzu takip ederken kullandığımız çevresel mezura ölçümlerini çok kısa sürede, minimum sapma miktarı ile öğrenebiliyoruz. Bu çevresel ölçümler yağ, kas, su miktarımız kadar önemli takip etmemiz gereken veriler, hatta belki de en önemlileri.
Bu teknolojide kullanılan algoritmalar hangi verileri analiz ediyor ve kullanıcıya nasıl kişiselleştirilmiş geri bildirim sağlıyor?
Çok fazla veriyi analiz ediyor. Yağ ve kas kütlesi, bunların yüzdeleri, vücuttaki su miktarı, bölgesel olarak yağ ve kas miktarları gibi. Tüm bu verileri alarak, ideal olmanız gereken kilo, yağ ve kas miktarınız hesaplanıyor. Bu sonucu elde etmeniz için egzersiz hedefleriniz planlanıyor. Aerobik, anaerobik antrenman türleri gibi. Daha önce belirttiğim postür analizi ile kişinin beline, dizlerine, boynuna yönelik verilerle kişisel antrenörünüz tarafından belirlenen antrenmanlarınız oluşturulabiliyor. Diyetisyenler olarak yıllardır egzersiz yapan kişilere ulaşmakta zorluk çektik. Diyet programları ve egzersiz uyumlu olmayınca kişi ne yağ yakabiliyor ne kas kazanabiliyor. Bu ölçümler kişisel antrenörler ve diyetisyenlerin aynı dili konuşabilmelerini sağlıyor. Koruyucu sağlık ve uzun yaşam ekollerince büyük bir devrim.

Biyoempedans gibi vücut analiz yöntemleriyle yapay zekânın birleşmesi ölçümlerin doğruluğunu nasıl etkiliyor?
İlk ölçüm metotlarından biri Biyoempedans, ancak uygulaması yeni nesil cihazlara göre zor ve zaman alan bir yöntem. Doğruluk olarak uzun zamandır biyomedikal tartılarda gerçeğe yakın sonuçlar alıyoruz ancak bir danışanın kendi analizini daha renkli ve anlaşılabilir formatta vermesi kişinin kendi sürecine daha hakim olmasını sağlıyor. Yine de bir uzman olarak önemle hatırlatmam gereken bir konu var, hiçbir tartının verisini başka bir tartının verisiyle kıyaslamam. Tartılarda bir nevi fotoğraf makinası gibidir. Her teknoloji gerçeği en yakın sonuçlarla vermeye çalışır ancak kıyas yapacaksak üstelik bu biyolojik bir araştırma sayılıyorsa (ki bu ölçümlere öyle bakıyorum, biyolojik bir gözlem) aynı tartıyla mümkünse aynı saat aralığında, benzer kıyafetlerle ve bir gün önce yediklerimize, içtiklerimize dikkat ederek, yoğun bir egzersiz yapmadan ölçüm almalıyız.
Vücut kompozisyonu ölçümlerinde yapay zekâ hangi verileri daha anlamlı hâle getiriyor? Yağ-kas-su dengesini okuma konusunda gerçekten bir “devrim” var mı?
10 yıldır insanları çeşitli tartılarla takip ettim, artık makinaların dilini okumada uzmanlaşıyor insan. Benim gördüğüm sonuçları etkileyen bir şey yok. Ama bunu biyomedikal cihazlarla uzun zamandır çalıştığım için söylüyorum. Yani zaten yüksek standartlarda bilimsel veri sunuyorduk. Uzun yıllardır hastanelerde hangi bölümde tek bir seansta 10 dakika içinde veri alınabiliyordu, ancak bizde… Yine de alanımda yeni gelişmeleri her zaman en yakından takip etmek ve yaygınlaşmasını sağlamak en büyük tutkularımdan oldu. Bu yapay zeka tartıyı kullanıcı dostu verileri nedeniyle yine de devrim niteliğinde değerlendiriyorum. Postür ve çevresel ölçümleri sayesinde ise alanına gerçekten yeni bir yol açtı, bu yolun daha da açılacağını ön görmek zor değil.
Glütensiz beslenen, süt ürünleri tüketmeyen veya özel diyet uygulayan kişiler için bu sistemler kişiselleştirilmiş bir avantaj sağlıyor mu?
Diyet şekliniz ancak diyetisyeninizle yaptığınız seanslar esnasında yorumlanabilen ve değerlendirilebilen bir süreç. Böyle yoğun bir süreci veriye dökebilmek şuan için mümkün değil ama teknoloji çok hızlı ilerliyor, kim bilir belki bu tartıların yeni sürümü bize bir telefon uygulaması sunar. Hatta belki bir gün içine kan, genetik, mikrobiyom testlerimizi yükleriz, bize bir program bile çıkarabilir. Yapay zeka ameliyat yapmaya başladı bile, tabi diyet yazdırmayı deneyenler de oluyor aramızda. Bu zamana kadar çok fazla diyet yazıldı. Bunun bir kuralı olsaydı o süreci çoktan tamamlamış olurduk. Beslenme programlaması hiç bitmeyecek çünkü en iyisi mevcut halinize ve yaşam tarzınıza göre kolayca şekillenebilen, esnek ve ihtiyaçlarınızı karşılayabilen bir sistem. Bu süreci her insan öğrenmeli ve kıyafetlerini seçer gibi yiyeceklerini seçip akıllıca kullanabilmeli.
İnsanlar tartıyla biraz “duygusal” bir ilişki kuruyor. Yapay zekâ bu ilişkiyi nasıl daha sağlıklı bir hâle getirebilir?
Duygusala bağlamak günümüz insanının önemli imtihanlarından. Bu konuyu psikologlarımızın çözeceğine eminim. Benim danışanlarıma önerim şöyle: Buna biyolojik bir veri, bir fotoğraf gibi bak. Yaptığın bu programın vücudundaki etkilerini, biyolojik beden yanıtını görmeye çalış. Oradaki sonuca göre bir sonraki çalışmamızı planlayalım. Kan tahlilinize üzülüyor musunuz? Yoksa gidip eksik vitaminlerinizi yerine koymaya mı çalışıyorsunuz? Yapay zeka, tartı özelinde düşünecek olursak verilerin kullanıcı dostu ve hızlı anlaşılabilir olması tüm bu sürecin daha anlamlı olmasına kesinlikle katkı sağladı.

Sabah tartıya çıkınca görülen artışı bir “felaket” gibi algılayanlara ne söylersiniz?
Lütfen her gün ölçülmeyin. Eğer artış görüyorsanız ve felaket gibi algılıyorsanız muhtemelen bir gün önce yedikleriniz, içtikleriniz, bağırsak yükünüz, maruz kaldığınız hava veya egzersizinizle ilgilidir. Ölçümlerinizi aç karna, aynı kıyafetlerle (mümkünse kıyafetsiz), bir gün önce aşırı beslenme davranışlarına kaçmadan, alkol almadan ve yüksek şiddetli antrenman yapmadan almanızı öneririm. Tartının durduğu zemin yapısı ve eğimi de önemli tabi.
Kadınların regl dönemindeki dalgalanmaları yapay zekâ sistemleri nasıl okuyabiliyor?
Hiçbir tartı bize bu konuda net bilgiler vermiyor maalesef. Danışanlarımın regl dönemi ölçümlerine baktığımda da anlamlı veriler gözlemlemiyorum. Kiminde su artıyor, kiminde yağ (belki de bir tatlı krizi geçirdi) O yüzden regl döneminde ölçüm almıyorum.
Gün içinde 200–300 gram oynayan kilonun aslında neden bu kadar büyütülmemesi gerektiğini basit bir şekilde anlatabilir misiniz?
Gün içinde tartılmak kadar komik ve anlamsız çok az şey var. Yedikleriniz, içtikleriniz, bağırsak faaliyetleriniz, hormonal dengeniz, egzersiz durumunuz hatta hava koşulları bile gün içindeki kilonuzu 1-2 kg oynatabilir. Bu verileri hiç ciddiye almıyorum. Değerlendirilmesi gereken ölçümler sadece yukarıda belirttiğim şartlara uyulduğunda alınan veriler. Lütfen siz de zaten çok kompleks bir ölçümü bir de gün içinde alarak daha fazla karmaşa yaratmayın ve kendinizi de boş yere üzmeyin.
Günümüzde farklı diyet seçenekleri arasında karar veremezken, şimdi de zayıflama iğneleri farklı alternatifleriyle kafa karıştırıyor. İğnelerle ilgili görüşleriniz ve tavsiyeleriniz neler?
Biz diyetisyenler her zaman koruyucu sağlık hekimliğinin bir alt kolu olarak kişilere doğal, sağlıklı tekniklerle ideal kilo seviyeleri için rehberlik ettik. Doğal yöntemlerle bu iş oluyor. Ancak insanlar verdikleri kiloyu koruyamıyorlar. Buna literatürde yo-yo efekt deniyor. Verilen kilonun tekrar tekrar geri alınması ve tabi süreç her seferinde daha fazla zorlaşıyor ve uzuyor. Hal böyle olunca yeni çıkan her teknoloji doğru kişiler özenle seçilerek, belli bir süre boyunca uygulanabilir. Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta; hangi yöntemle kilo verirseniz verin, eğer sonrasında kilonuzu olduğu yerde tutacak beceri ve alışkanlıkları geliştirmediyseniz yöntem işe yaramamış sayılacaktır. İğneler, ilaçlar ve hatta ameliyatlar hepsi için Sağlık Bakanlığı’nca belirlenmesi gereken ciddi prosedürler olmalı. Tedavi uygulanacak kişi özenle test edilmeli ve tedaviye eşlik eden sürede yaşam tarzı değişikleri geliştirebileceği bir kişisel beslenme eğitimini mutlaka almalıdır.
Lütfen her gün tartılmayın. Artış görüyor ve bunu felaket gibi algılıyorsanız, bu muhtemelen bir önceki günden kaynaklanan ödemdir, kilo değil.