Yıllardır selülüt sandığınız aslında lipödem olabilir
Bacaklarda ve kalçalarda görülen portakal kabuğu görünümü çoğu zaman selülit olarak değerlendirilse de her düzensiz görünüm aynı anlama gelmez. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, özellikle ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve kilo kaybına rağmen devam eden bölgesel kalınlaşmaların lipödem açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Elele Online
Son yıllarda kadınlar arasında farkındalığı artan lipödem, çoğu zaman selülit ya da kilo problemi ile karıştırılan bir hastalık olarak dikkat çeker. Bacaklarda ve kalçalarda meydana gelen şekil değişiklikleri nedeniyle uzun yıllar gözden kaçabilen bu durum, yalnızca estetik bir görünüm farklılığı olarak değerlendirilmemelidir.
Lipödem ve selülit neden sık karıştırılır?
Her iki durumda da kalça, basen ve bacak bölgesinde düzensiz bir görünüm ortaya çıkabilir. Cilt yüzeyindeki portakal kabuğu görünümü nedeniyle birçok kişi bu değişiklikleri selülit olarak yorumlayabilir. Ancak lipödem, yağ dokusunun anormal dağılımıyla ilişkili kronik bir hastalık olarak kabul edilir ve yalnızca cilt görünümünü etkilemekle sınırlı kalmaz.
Selülit ile lipödem arasındaki temel fark nedir?
Selülit daha çok kozmetik bir görünüm değişikliği olarak kabul edilirken, lipödemde fiziksel şikâyetler ön plana çıkar. Bacaklarda ağrı, dokunmakla hassasiyet, kolay morarma ve gün içerisinde artan ağırlık hissi lipödemin en dikkat çekici özellikleri arasında yer alır. Ayrıca üst vücut normal ölçülerde kalırken alt vücutta belirgin kalınlaşma oluşabilir.
Kilo vermek neden her zaman yeterli değildir?
Lipödemli kişilerde en sık dikkat çeken durumlardan biri, kilo kaybına rağmen bacak ve kalça bölgesindeki hacim artışının devam etmesidir. Lipödemli yağ dokusu biyolojik olarak normal yağ dokusundan farklıdır. Bu yüzden geleneksel diyet ve egzersiz sonrasında vücudun diğer bölgelerinde incelme görülmesine rağmen alt ekstremitelerde belirgin bir değişiklik oluşmayabilir. Bu durum, lipödemin klasik kilo probleminden ayrılan önemli özelliklerinden biri olarak kabul edilir.
Kimler daha fazla risk altındadır?
Lipödem büyük oranda kadınlarda görülür. Hastalık özellikle ergenlik dönemi, gebelik ve menopoz gibi hormonal değişim süreçlerinde belirgin hale gelebilir. Aile öyküsünün bulunması da risk faktörleri arasında yer alır.
Lipödem yalnızca estetik bir problem midir?
Toplumda çoğu zaman görüntü problemi olarak değerlendirilen lipödem, ilerleyen dönemlerde yaşam kalitesini etkileyebilen sonuçlara neden olabilir. Ağrı, hareket kısıtlılığı, fiziksel aktivitede azalma ve günlük yaşam konforunda düşüş bu sonuçlar arasında bulunur. Bu nedenle uzun süredir devam eden şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerekir.
Hangi belirtiler dikkate alınmalıdır?
Bacaklarda simetrik kalınlaşma, kolay morarma, hassasiyet, ağrı ve kilo kaybına rağmen değişmeyen hacim artışı lipödem açısından önemli işaretler arasında yer alır. Erken dönemde yapılan değerlendirme, doğru tanının konulması ve uygun yaklaşımın belirlenmesi açısından büyük önem taşır.