“Aşk, evrendeki tek gerçek”

“Aşk, evrendeki tek gerçek”

Aşk Seni Bulur kitabıyla adından söz ettiren Demet Cengiz, bu kez Aşk Olsun ile okurların karşısına çıkıyor ve içsel yolculuğunu aşkla buluşturuyor. “Ne aşık olmak zorundayız, ne arif ne de alim. Hatta pervane olmak zorunda bile değiliz” diyor ve ekliyor: “Hayat denen bu oyunun kazananı yok, biliyorsun değil mi? Sonunda herkes ölüyor.”

Fotoğraf: Berkay Gülüm

Aşk Olsun, Aşk Seni Bulur kitabınızın devamı olarak görülebilir mi? Ne anlatıyor Aşk Olsun?
Aşk Olsun da otobiyografik anlatı türünde bir eser ve evet, Aşk Seni Bulur kitabımın devamı. Ancak illa önceki kitabı okumak gerekmiyor. Bir kad��n bir kuşa aşık olmuş; bu kitap onu anlatıyor. Aşk Olsun’da yaşamımdan bir yılı anlatıyorum. Bir yıl bir insan hayatında nedir ki? Ancak bu bir yıl benim için en büyük okul oldu. Bu kitapta içimdeki şairin, dervişin filozofun çıkmasına izin verdim. Kimi zaman bir derviş konuşuyor, kimi zaman bir şair ama romantik fırlama konuşma dilimi sürdürdüm yine. Pek çok sıra dışı deneyim, olay, mucize yer alıyor bu kitapta.

İçsel yolculuğunuzu aşkla nasıl buluşturuyorsunuz?
Aşk sizi içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Aşk, evrendeki tek gerçek. Aşk, öyle bir gizem ki diğer bütün gizemlerin kapısını aralıyor, sırları ortaya çıkarıyor. En ortalama insandan bir şair, bir filozof yaratabiliyor. Aşk bedenimizde bir kimyasal heyecana sebep olarak bizden ‘süper insan’ yaratır. Direncimiz artar, hastalanmayız, günlerce uykusuz ve yemek yemeden yaşayabiliriz. Aşk doping gibi bir şey. Ruhsal tarafta da fizik dünyada beş duyumuzla açıklayamayacağımız tecrübeler, yetenekler getirir aşk. Kalp bilir. Aşk onun anahtarıdır. Evrene de kapıyı o açar.

Hayat ya da yaşanmışlıklar aşkı algılayışımızı olumlu mu etkiliyor olumsuz mu?
Deneyiminiz olumluysa olumlu, olumsuzsa olumsuz etkiliyor. Ancak deneyimlerin pozitif mi negatif mi olduğu ancak üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra anlaşılır. Bazı travmalar hariç, aslında her deneyim önünde sonunda olumludur. Ancak günümüzün hızlı, ruhsuz, duygusuz, sahtekar ilişkileriyle konuştuğumuz olumlu katkı yapması mümkün değil.

Aşk engel tanır mı? Aşktan daha güçlü duygular var mı?
Aşk engel tanımaz ama insan kendine bahaneler bulabilir. Aşk korkakları, hesapçıları sevmez. Bu kitapta biraz da aşktan daha güçlü duygular olduğunu anlatıyorum. Korku, bağımlılık aşktan daha güçlü olabiliyor kimi zaman. Gurur da öyle.


“Aşk sizi cennete de götürebilir cehenneme de. Bazı aşklar ise ikisine de…” diyorsunuz. Peki, siz aşkı nasıl yaşıyorsunuz?
Aşkı oturup planlamak mümkün değil. Ben de geldiği gibi yaşıyorum. Fazla gururlu olduğumu düşünüyorum ama bu da benim doğam. Aşk, gelirken sormuyor. Giderken de öyle! Aşk evet, bu evrendeki en yüce duygu ama ben kitapta da söylüyorum bunu: Çok aşıksın ama huzurun yok, huzuru seç! Gelmeyeni bekleme! Sevmeyeni sevme! Kalbini kırana güvenme! Hayat sufi veya Budist hikayelerindeki gibi akmıyor. Bazı insanlar bizim çile odalarımızdır. Kesinlikle öğretisi büyük, dersi çok ama hayatını bir derviş olarak mı geçirmek istiyorsun, ona karar vereceksin.

Aşk kendi kurgusunu yaratan bir şey, öyle pat diye karşınıza çıkmıyor. Peki çıkınca oturup hesap kitap yapmalı mı üzerinde, mesela aşkı yaşamanın kuralları var mı?
“Aşkın kendini gerçekleştirmekten başka arzusu yoktur”, gibi bir sözü var Halil Cibran’ın. Aşk kendi kurgusuyla geliyor, bize de teslim olmak düşüyor. Aşk size Bay Doğru veya Bayan Doğru vadetmez. Sizi en doğru insana götürme iddiası yoktur. Aşkın değil ama ilişki yaşamanın kuralları var. Karşılıklı sevgi, saygı, sadakat, ilgi, iyi niyet… Örneğin önemsenmediğinizi hissettiğiniz bir ilişkide durmayın. Saygı görmüyorsanız durmayın.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.