Bizim Hazal

Bizim Hazal

Açık, direkt ve net! Hazal Kaya’nın, tatlı kız görünümünün altında ayakları yere basan, olgun ve bir o kadar da eğlenceli bir kadın yatıyor. Şu anda aşk, hayatının en güzel yerinde duruyor! İçinde bulunduğu zamanı ise, “Keyfim çok yerinde, şahane bir dönem benim için” diyerek tanımlıyor!

Röportaj: Filiz Şeref
Fotoğraf: Serhat Hayri
Styling: Rutkay Öziş
Saç: Akın Ünal
Makyaj: Ali Rıza Özdemir
Styling Asistanı: Uğur Erilgi


Kendini bilen tavır ve net olmak! İyidir. Çünkü, size neyseniz o olma lüksünü verir; kendinizi kandırmaz, eğilip bükülmez, hırslarınıza yenilmez, farklı biri olma çabasına girmez, politik olmaz, ne olduğunuzu iyi bilir, eleştirilerle küçülmez, övgülerle büyümez, kendi yalanlarınıza kendiniz inanmazsınız... Eğer siz, bu insanlardan yana oyunuzu kullanıyorsanız, onu seveceksiniz demektir! Bu ‘duruş’un kendisinde var olduğunu fark ettiğiniz an, onun yerini de gözünüzde belirlediğiniz an oluveriyor aslında. Bu hali, onun genel çehresini de oluşturuyor. Ve kapınızı açmak isterseniz, size, ekranda ama sanki hep yanınızdaymışçasına candan ve samimi bir arkadaş hediye ediyor...

Setlere adım atması 16 yaşına tekabül ediyor. Gençlik ateşini sokaklarda değil setlerde söndürmeye çalışmak kolay değil elbette. ‘Hiçbir zaman yaşımın insanı olamadım maalesef’ diyerek, kendini başarılı ve iyi olmak adına baskı altında hissettiği günlere gönderme yapıyor. Sadece 28 yaşındaki herhangi bir kadının başarıyı göreceli hırsı manasız bulması da bu olgunluktan kaynaklanıyor belki de...

Kısacası, bizim onu sadece güzel gözlü, güzel bakışlı, sempatik ‘bir tatlı kız’ formatından çıkararak her role bürünebilen, akıllı, adımlarını yere sağlam basan bir kadın formatına dönüştürdüğümüz zamanlar artık... Peki ya onun için nasıl zamanlar? Hazal Kaya, Aşk’ı Memnu’daki Nihal’den Bizim Hikaye’nin Filiz’ine vardığı yolu ve hayata bakışını anlattı doğanın, doğallığın başrolde olduğu bir çekimin fon olduğu bir zamanda...



‘Ben oyunculuk ile iyiyim ve buraya aitim’ dediğiniz zaman ne zaman olmuştu? Ya da sizin hikayede böyle bir bölüm var mı?
Sanırım setteki ilk günüm bunu söylediğim zamandı. 16 yaşındaydım. 10 yıl sonra profesyonel olarak mutfağa girdiğimde de aynı şeyi söyledim. Dönemsel meseleler bunlar bence. Tam olarak bir aidiyet hissettiğimi söyleyemem herhangi bir mesleğe karşı. Bu işi yapmak bana mutluluk veriyor ve bu devam ettiği sürece de bu mesleği yapmaya devam edeceğim, o kadar.

Hazal Kaya’nın bir duruşu var. Kendini bilen bir tavrı var diyelim daha doğrusu. Siz bu duruşu yaşanmışlıklarla mı, kendini geliştirmeye vakit harcayarak mı, doğuştan mı, ailenizin size kazandırdıklarıyla mı, ne ile oluşturdunuz?
E hepsi sanıyorum ve teşekkür ediyorum.

Oyunculuğun bunca yılda sizi taşıdığı nokta hayalinizdeki nihai hedefe ne kadar yakın? Şöyle ki; kariyerinizde yolun neresinde olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Sevdiğim işleri sevdiğim insanlarla yapmak istiyorum. Tabii ki çalışmak istediğim yönetmenler, oyuncular var, oynamak istediğim roller var. Ama bu bir yol ve ben belirlediğim üzere şurasındayım diyemem.

Her iş, her dönem insanı farklı etkiler. Bizim Hikaye ile birlikte hayatınızda farklı sayfalar açıldı mı? Set hayatına, iş arkadaşlığına, oyunculuğa, belki de hayata dair yeni farkındalıklar kazandınız mı mesela? Ya da neler kazandınız?
Projeden bağımsız olarak zor, her anlamda yoğun ve iyi-kötü çok fazla deneyimi bir anda yaşadığım bir dönem oldu Bizim Hikaye dönemi benim için. Çevremdeki herkes kendimi çok şanslı hissettirdi bana böyle bir dönemde, çok şahane dostlarım varmış, çok iyi insanlarla karşılaşmışım. Şimdi her anımın her deneyimin tadını çıkardığım, kendimi çok iyi hissettiğim bir dönemdeyim.

Oyunculuk aşkı diye klasik bir tabir var. Sizde bu aşk nasıl tezahür ediyor?
Neticede bu bir meslek. Sevmeden yapılacak iş değil. Malzememiz insan ve çok enteresan bir malzeme bu. Anlamaya çalışmak lazım, zaman zaman çözebilmek mümkün değil. İnsanın her hali bende merak uyandırdığı için seviyorum işimi yapmayı.



Canlandırdığınız karakterlerle dolu bir odada olsanız ilk olarak hangisinin yanına gidip sohbet etmek isterdiniz? Hangisini özlüyorsunuz, hangi karaktere kendinizi daha yakın hissediyordunuz?
Hepsi haliyle hayatımın dönemlerini temsil ediyorlar benim için, hepsini özlüyorum. En yakın hissettiğim Filiz ama.

Hırs sizin hayatınızda başarıya giden yolda nerede duruyor?
Ne hırs ne de başarı sevdiğim kelimeler değil. Hırsı manasız başarıyı göreceli buluyorum.

Başarının tanımını nasıl yapıyorsunuz peki?
Kendine yeten, mutlu olmaya çalışan ve mutluluk saçan, sevgi dolu bütün insanlar inanılmaz başarılı benim için. Bunları gerçekleştirmesi çok zor bir dönemde yaşıyoruz.

Genç yaşta ünlü olmak pek çok açıdan kolay olmamalı. Yaşınızın insanı olabildiğinizi düşünüyor musunuz? Gençliğin o klasik kodlanmış hallerini yaşayabildiniz mi?
Hiçbir zaman yaşımın insanı olamadım maalesef. Başarılı olmak, mükemmel görünmek, hata yapmamak için çok baskı altında hissediyordum kendimi. O kodlanmış halleri içimden geldiği gibi yaşayamadım, hayır.

Muzip çocuk ifadenizin altında ekranda göremediğimiz ne gibi haylazlıklar yatıyor? Haylazlık kelimesi sizle örtüşüyor mu yoksa yanılıyor muyuz?
Ekranda oynadığım karakterleri görüyorsunuz tabii. Haylazlık kelimesi benimle örtüşüyor mu bilmiyorum ama eğlenmeyi, eğlendirmeyi severim. Gülmeden zaman mı geçer diye düşünüyorum.

Kendinizde değiştirmeyi çok isteyip de bir türlü başaramadığınız bir huyunuz var mı?
Ne hissetsem belli oluyor yüzümden, poker face olabilsem sevinirdim.

Aşk hayatınızın neresinde duruyor şu anda?
En güzel yerinde.



Size karşıdan bakan ve çok şanslı kız diyenlere ne diyebilirsiniz?
Hepimiz insanız, hayat zor, emin olun kendi şansımı kendim yarattım diyebilirim.

Şu sıralar başınızı yastığa koyduğunuzda aklınızdan neler geçiyor? Sizin açınızdan nasıl bir dönem?
Keyfim çok yerinde, şahane bir dönem benim için.

Hayalleriniz arasında bir dönem aşçılık olduğunu da okumuştuk. Eğitim de almıştınız sanıyorum bu konuda. Aşçılıkta hangi aşamadasınız?
Aşçılık bir zanaat, mutfakta kilometre yapmak gerekiyor bir aşama kaydedebilmek için. Şu an yalnızca aşçılık mezunuyum.

Anneniz ve babanızın avukat olduğunu biliyoruz. İki avukatın yetiştirdiği çocuk da avukata yakın kişilik özellikleri geliştiriyor mu?
Kişilik özellikleri demek yanlış olabilir ama başka türlü bir hayat disipliniyle yetiştirildim evet.

Hayatta sorunlarla başa çıkma şekliniz nedir?
Açık, direkt ve net olmak. Konu neyse ve kiminle yaşıyorsam bu sorunu direkt konuşmak, yüzleşmek gerektiğini öğrendim. Yüzleşebileceğim biri yoksa karşımda, terapistime anlatıyorum.

Annenizin rahatsızlığını sosyal medya ve basından öğrendik. Annenizden öğrendiğiniz en büyük hayat dersi nedir?
Her ne yapıyorsan en iyi şekilde yapmaya çalış, dik dur, nazik ol.

Moda, stil, tarz gibi kelimeler size ne ifade ediyor?
İşimin zorunlulukları.