Ceyda'yı anlamak

Ceyda'yı anlamak

Yaşadığı hayatla, seçimleriyle, duruşuyla, ışığıyla, güzelliğiyle ve sevgisiyle herkese örnek olanlar vardır. Ender rastlanır, nadir bulunurlar ama aramızdadırlar. Tıpkı bir meleğin enerjisi gibi... İşte, Ceyda Düvenci bu anlattıklarımın en somut, en sıcak ve en gerçek hali.


Kızınız Melisa ile ilgili güzel haberleri, olumlu gelişmeleri duyuyoruz. Sizce ülkemizde tedavi olanaklarının aynı düzeye ulaşması için ne kadar bir süre gerekiyor?
Serebral palsi çok geniş bir konu. Kişiye özel bir rahatsızlık çünkü beynin hangi noktası deforme olduysa çocukta o etkiyi bırakan bir rahatsızlık. Beyin zaten çözülebilmiş bir organımız değil, sonuçta beynin gördüğü deformasyon derecesi, noktası, gördüğü anki yaşı, deneyimlediği şeyler, beyinde kodlanmış olanlar ya da hiç kodlanmamış olanlar o kadar değişiyor ki... Ben Melisa’yla yaşadığım yolculuktan şunu söyleyebilirim, ebeveynin çok okuyup çok araştırması gerekiyor. Sadece bir terapiyle yol almaması gerekiyor çünkü beyin, yaşı olmayan ve almaya her daim açık bir organ. İlk başımıza geldiği zaman doktorlar diyorlardı ki; ‘Altı yaşına kadar ne yaptın yaptın, yapamadın öyle kalacak’. Halbuki ben, elime geçen tüm dokümanları, profesörlerin yazdığı bitirme tezlerini, var olan kitapları okudukça gördüm ki sen 90 yaşındaki bir beyne bile yeni bir şey öğretebiliyorsun. Her hastalık için geçerli bu. Okumak, her tür terapi tekniğine açık olmak ve inanmak, ben böyle bir anneyim. Dolayısıyla spiritüel anlamda da çok destek alıyorum. Ayrıca homeopatik olarak da destek alıyorum. Homeopati; bitki bilimi demek. Benzeri benzer ile tedavi etmek ilkesinden çıkıyor bu tamamlayıcı tıp yöntemi. Bitkisel desteklere inandığım için Melisa’nın vitaminleri de bitkisel. Kimyasal hiçbir şeyi tüketmeme konusunda özenliyim. Bunun dışında okuduğum kitaplardan un ve unlu ürünlerin beyin gelişimine iyi gelmediğini öğrendiğim için üç beyazdan uzak besleniyor. Fizyoterapi de görüyor; Bobath tekniğinin yanı sıra Anat Baniel metodunu tercih ediyorum çünkü doğal bir terapi olduğunu düşünüyorum. Dayatmıyor, zorlamıyor, olduğu kadarını kabul ediyor, sakinleştiriyor ve bu çocukta çok büyük bir özgüven sağlıyor. Hep yurt dışındaki gelişmelere bakıyorum. Osteopatımız, optometristimiz yurt dışında. Burada da var tabii ki işini iyi yapan insanlar ama bir yetersizlik söz konusu. Yani osteopat ya da homeopatiyle tedavi dediğinde iki tane adam bulabiliyorsun ama Amerika’da herhangi bir bölgeye git, 50 tane uzman var. Öyle olunca ben de küçük düşünmek istemiyorum. Elbette para çok mühim bir şey oluyor bu süreçte ama bu ülkede de günün sonunda, bir doktora ya da bir merkeze gittiğinde aynı parayı harcıyorsun. Yurt dışına gittiğindeyse daha farklı bir yer görmüş oluyorsun, çocuğunun vizyonu değişiyor, seyahate gitme duygusu iyi geliyor, yabancı dil öğreniyor; bunun gibi olumlu etkileri ve yanları da oluyor.

Melisa’yı da düşünerek tamamen Amerika’ya yerleşmeyi düşünüyor musunuz?
Hayat biz plan yaparken başımıza gelenler değil midir? Tabii ki uzun vadede olabilir. En azından yılın yarısını orada diğer yarısını burada geçirdiğimiz bir hayat planlıyoruz çünkü Melisa orada çok özgür, mutlu, ötekileşmiyor ve orada zaman geçirmeyi çok seviyor. Çocuklar için sonsuz imkan var. Melisa için de sonsuz bir imkan var. Bu yüzden tabii ki onun için hayat planını o tarafa doğru kuruyorum.

GÜZEL PROJELER GELİYOR
“Melimelek markası artık büyüyor. Çok heyecanlıyım. Bu sene üretimin çeşitliliği de var ve ilk kez serebral palsi’li bir çocuğun hayatına da dokunma amacım var. Elde ettiğim gelirin bir kısmı ile ihtiyaç sahibi bir aileye tedavi yolculuklarında destek olacağım. Umarım her sene elimi uzattığım aile ve çocuk sayısı çoğalır. Ajandanın tasarımı, içi, bütün ayrıntıları için tek tek uğraştım, artık bana yardımcı olan harika bir ekibim var. Çalışan kadınlar için bir masaüstü ajandamız hazır. Melimelek defterlerimiz olacak. Ayrıca yine benim yazdığım olumlamaların ve mottoların üzerinde olduğu çok güzel kumaş çantalar yaptım. Melimelek Ajanda, yakın zamanda cep telefonunda aplikasyon olarak da yer alacak. İçeriği biraz geniş çünkü benim kafamda bazı projeler var. Youtube kanalında çok güzel bir anne-çocuk programına başlıyoruz. İsmi ‘Anneee’ oldu. Ayşe Öner, ben ve Ceyda Kantarcı. Onun dışında Şermin Çarkacı, Pınar Mermer’le birlikte, ‘mutlu anne mutlu çocuk’ seminerlerine başlıyoruz. Türkiye çapında olacak, yolculuğumuza ilk olarak İstanbul’da başlayacağız. Amaç mutlu annelerin sayısını çoğaltmak. Bu iki proje de benim aplikasyonumun alt başlığı olacak. Çok kıymet verdiğim arkadaşım Yaprak Yapsan organizasyonumuzu üstleniyor. Hayalim olan bu mutluluk projesinin kapsamlı yolculuğuna da başlamış bulunduk.”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.