Emre Aydın

Acaba aşık olmaya mı çalışıyoruz hep ve onu kendimiz mi yaratıyoruz?

Sizin için çağdaş ozan diyorlar, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim. Çok onur verici… Albümün adı neden, ‘Kağıt Evler’ oldu?
Yapımı zor, yıkılması kolay bir metafor aradım. Albümün liriksel konsepti, ‘unutmak’ çünkü. Unutmak bana hep öyle gelmiştir; binbir emekle yaptığınız bir şeyi unutursunuz, unuttuğunuzu sanırsınız aslında; sonra bir şey olur, herhangi bir şey; unuttuğunuzu sandığınız ne varsa, teker teker hortlar yeniden. Kağıt eviniz yıkılır yani…

Peki, size en çok dokunan parçanız hangisi albümde?

Stüdyo aşamasında şarkılarla fazla haşır neşir olduğunuz için bir süre sonra o şarkılar size dokunmuyor, ama ‘ayrı ayrı’ benim için diğerlerinden biraz farklıdır. Aslında değişiyor sık sık; bir hafta önce de ‘Hoşçakal’cıydım. Bugün mesela provada, ‘Kağıt Evler’i söylerken en çok o dokunuyormuş gibi geldi. Bilemiyorum.

Aşk sizin için ne ifade ediyor?

Dünyanın en saçma ve en güzel şeyi.

Aşık olacağınız kadın nasıl biri olmalı? Peki, dış görünüşü?

Belirli kriterlerim yok. Şöyle bir düşününce hep birbirlerine benzemeyen kadınlara aşık olmuşum. Ya da aşık oldum sanmışım. Zaten o durumu da anlayabilmiş değilim. Acaba aşık olmaya mı çalışıyoruz hep ve onu kendimiz mi yaratıyoruz? Ya da yok mu aslında aşk diye bir şey? Bunu da bilemiyorum.

Güzel bir aşk insanı besler, siz şimdilerde bunun özlemini duyuyor musunuz?
Duymuyorum gerçekten. İşimle fazla haşır neşirim. İnsanı besleyenin aşk mı, ayrılık mı olduğu konusunda şüpheliyim.

Siz aşık olunacak bir adam mısınız? Nasıl bir partnersiniz?
Pek iyi bir partner değilim herhalde ya… Bunu ben bilemem ki zaten. Elimden gelenin fazlasını yaptığım zamanlar da oldu, kendi içime çekildiğim ilişkiler de yaşadım. En azından istikrarlı bir Be partner değilim sanırım.

Çapkın mısınız?
Hayır, değilim.