"Kadınlara korku salıyorum"

Aldatan Pınar Altuğ dedikoduları, aşık Pınar'ı hep gölgede bıraktı...
Şimdilerde doyasıya yaşadığı aşkı, bakımlı hali, çalışkanlığı yani mükemmelliği ile etrafındaki bazı kadınlar için tehlike oluşturduğuna inanan, kendinden emin bir kadın var karşımızda.

Show Tv'de yayınlanan Davetsiz Misafir'de hayatınızda ilk defa bir kadın yönetmenle çalışıyorsunuz. Nasıl farklılıklar yaşıyorsunuz?
Gerçekten de bunun keyfini sürüyorum. Her insan güzellikten, estetikten hoşlanır ama kadınlar daha fazla... İnsanın yönetmeni kadın olunca da "Bu seni şişman göstermiş, şunu takalım daha havalı durur" gibi paylaşımlar oluyor. Tabii ki bütün yönetmenler karakteri nasıl canlandırdığınızı kollar, ama işte kadın olunca,  "Aa, bak ben bu kıyafeti kendime alayım" gibilerden muhabbetler de yapabiliyoruz. Bu da bana keyif veriyor.

Kadın kadının kurdudur diye bir laf vardır. Siz bu gerçekle karşılaşmadınız mı hiç?
Özel hayatta bazen oluyor, ama iş hayatımda kadınlarla bugüne kadar hep çok keyifli çalıştım. Çocuklar Duymasın dizisinde Zeyno'yla (Güvenç), Omuz Omuza dizisinde de birbirinden güzel kadınlarla çalıştım. Hep birbirimizi düzelttik, birbirimize karşı bir o kadar da iyi şeyler hissettik.

Sebep?
Ben kendine güveni tam bir kadınım. Sanıyorum bu hayata bakışınızla alakalı bir durum. Aptalca endişeler taşımadığım için insanlara da böyle şeyler yansıtmıyorum. İnsanın kendisiyle ilgili bir endişesi olmayınca, hasetlik de ortadan kalkıyor.

Ama özel hayatta böyle şeylerle karşılaştığınızı söylediniz.
Evet, özel hayatta böyle sorunlar çıkabiliyor. Ben hiper yaşayan bir kadınım. Manikürüm pedikürüm hep yerindedir, solaryuma, hamama, kuaföre, saç ve cilt bakımına aksatmadan giderim. Bunun yanında hayatımdaki adama saygı gösterip onu sosyal hayattan mahrum etmem. Ona eşlik ederim, yorgunum deyip evde kalalım demem. Arkadaşlarım hayatımdaki en değerli şeydir, ailem de. Çalışıyorum diye evimin düzenini de aksatmam. Bu durum bazen etrafımdaki kadınlara korku salar. Kuaföre gidememişlerse, bunu çok yoğun çalışıyor olmalarıyla açıklamaya çalışırlar. Bu sefer yanlarındaki adamlar "Ama Pınar gidiyor" diye cevap verdiklerinde, ben onlar için bir tehlike oluşturabiliyorum. Böyle şeyler çok yaşadım, ama umursamıyorum, nasıl olsa benim can dostlarım var.

Kim onlar?
Sıra arkadaşım Esra, on senelik. Şimdi yurtdışında yaşayan bir arkadaşım daha var, eski eşimin arkadaşıydı ama benim oldu. Tesadüfler sonucu aynı dönemlerde aynı şeyleri paylaştığım bir arkadaşım daha var. Aramızdaki bağ o kadar kuvvetlendi ki, bir daha hiç kopmadık. Sonra benim işim duygusal bir iş, matematikle yapılacak gibi değil. Bu konuda en büyük desteğim de menajerim İlkay Tuna'dır. Ben onun büyük kızıyım. Zor zamanlarımda benden öndeydi, tampon bölgeydi. Bana gelecek darbeleri önce kendi aldı, yumuşattı ve bana öyle ulaştırdı.

O zor dönem size neler öğretti?
Çok fazla şey öğrendim, çok akıllandım, ama ilk öğrendiğim şey, asla oynadığım karakterle kendimi bağdaştırmamak oldu. Ben o zamanlar o karakterle aynı hayatı sürdürmekten rahatsız olmadığım için özdeşleştirilmekten de hiç rahatsızlık duymamıştım. Sonradan yaşananlar sayesinde öğrendim ki, bu çok yanlış bir şeymiş. Ama o bir toylukmuş. Beni Meltem karakteriyle karşılaştırdıklarında karşı çıkmam için bir sebep yoktu ki, niye karşı çıkayım. Ben de evliyim, son derece düzgün bir hayatım var, düzenliyim, uçlarda bir hayatım yok. Dolayısıyla hiç rahatsız etmedi, ama ne zaman ki ben o karaktere karşı çıkacak bir şey yaptım, o zaman insanlar tepki gösterdi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.